İran’da Türk Nüfusu

İran’da Azerbaycan Türkleri’nin büyük çoğunluğunun yaşadığı 107.000 km² ‘lik bir bölge Güney Azerbaycan olarak adlanır. Aslında İran’da Azeri kelimesi yoktur, Türk ifadesi kullanılır, bizim Türkiyeliler ve kendini Türk değilde Azerbaycanlı diye tanımlayanlar anlasın diye mecburen 1937′de Ruslar tarafından uydurulmuş Azerbaycan Türkü kavramından yararlanmak zorunda kalıyoruz. Tebriz, Erdebil, Hoy, Urmiye, Selmas-makü, Meraga, Astara, Culfa, Merend, Halhal, Soğukbulak gibi şehir ve kasabalar Türklerin yaşadığı yerlerdir. Bugünkü bağımsız kuzey Azerbaycan 1920′de Ruslar tarafından işgal edilince Güney Azerbaycan tanımı doğdu. I. ve II. Dünya Savaşı yıllarında Güney Azerbaycan Türkleri iki defa bağımsızlıklarını ilan ederek milli ordu kurma, toprak reformu, kültür işlerinin Türkleştirilmesi yolunda büyük çabalar harcamışlar, ancak İngiliz, Rus ve İran etkileri sebebiyle sonuç alamamışlardır. 1978-1979′da yaşanan rejim değişikliği de Azerbaycan Türkleri’nin çaba ve mücadeleleri ile gerçekleşmiş, fakat devrim öncesinde Türklere vaat edilenler daha sonra büyük ölçüde unutulmuştur. 1979 Anayasası’nın açıklanmasıyla birlikte Türklere fazla bir hak verilmediği ortaya çıkmış, bunun üzerine Türk nüfusunun %80′i anayasa oylamasına katılmamış, ardından Tebriz’de resmi daireler işgal edilmiştir. İran yetkilileri isyanı Türk önderlerinin telkin ve desteği ile ancak bastırabilmiş, duruma hakim olunca da Mehdi Bazargan ve Ayetul1ah Şeriat Medari gibi Türk asıllı devlet adamlarını devre dışı bırakmışlardır. Şahlık döneminde Türkçe yayın ve eğitim yasaklanmıştı. Bu dönemde Güney Azerbaycan’da iki defa Türkçe’nin eğitim dili olması için teşebbüse geçilmiştir: Birincisinde Aralık 1920′de Şeyh Muhammed Hayabani’nin Güney Azerbaycan’da kurduğu Azadistan Cumhuriyeti’nde resmi dilin Türkçe olduğu ilan edilmiş ve Türkçe eğitime başlanmıştır. Ancak 1 Eylül 1921′de, daha bir yıl dolmadan Güney Azerbaycan’daki Türk cumhuriyetine son verilmiştir. İkincisinde 1945 yılında yine Güney Azerbaycan’da Pişevari tarafından bir hükümet kurulmuş, ancak bu milli hükümette 1946′da kanla bastırılarak Türkçe eğitim ve yayına son verilmiştir. Son olarak Şahlığın ilga edildiği 1978 ihtilalinde eğitim dili yine Farsça olarak devam etmekle beraber Türkçe yayın yasağı kaldırılmıştır. Yasağın kalkmasının ardından Türkçe yayınların sayısı birden artmıştır. Son dönemde Güney Azerbaycan’da en fazla tanınan dergilerden biri olan “Varlık” 7 yıldır yeniden yayınlanmaktadır. Türkçe yayının kıtlığı yanında, İran Türkleri’nin Arap harfleri kullanmaları da Türkiye ve BDT ülkelerinde yaşayan Türklerle kuvvetli kültür bağları kuramamalarına sebep olmuştur. İran’ın çağdaş tarihinde Fars Milliyetçiliğinin gelişim sürecine baktığımızda temel olarak üç devreden söz edebiliriz. İlk aşamada Modern Fars Milliyetçiliği ve Geleneksel Fars Milliyetçiliği şeklinde ortaya çıkan Fars Milliyetçiliği, 1997 yılında Hatemi’nin cumhurbaşkanlığa seçilmesi sonucunda yapısında değişikliklere uğrayarak üçüncü aşama olan İranlılık safhasına geçmiştir.

Urumiye Haber’den Umud Urmulu, aşağıda bir konuşmasını okuyacağınız Alman Türkolog Gerhard Doerferr için şu yorumu yaptı: Bizim için Gerhard önemli bir insan, ancak İran’da bulunan Türk tanımında bilimsel olarak yanlışlıklara yol açtı. İran’da Güney Azerbaycan Türkleri, Afşar Türkleri (Horasanda), Kaşkay Türkleri ve Halec Türkleri bulunmaktadır. Güney Azerbaycan Türkleri, Afşarlar ve Kaşkay Türkleri bilimsel olarak dil ve kimlik bakımından Azerbaycan Türklerinin alt grubu sayılıyor. Esasen Halec Türkleri kendilerine özgü bağımsız bir Türk grubudur. İran’da bulunan tüm Türklerin kimlik bakımından yüzdee 70 civarı Afşar Türküdür ve görüldüğü gibi tarihsel olaylardan dolayı İran’ın tüm bölgelerinne yayılmışlardır. Bugün Irak ve Suriye’de bulunan Türkler yanlış olarak Türkmen kimliğiyle tanınıyor, ancak bilimsel olarak Türkmen dediğimiz halk ve dile uzakdan yakından ilgileri bulunmamaktadır. Onlar bize göre de Türkmendirler, tarihte kaç kere Türkiye ve İran sınırılarında bulunan Türkler için Türkmen ifadesi kullanılmıştır ki. Bugün Kerkük’de konuşulan dille Güney Azerbaycanda konuşulan dilin ne kader bilimsel olarak yakın ve aynı kökden olduğunu bilim insanları biliyor. Yani farklı Türk dilleridir. Bu tesbitlerim dışında bu tür bilgilendirmeler pek iyidir, çok teşekkür ediyorum.

Maalesef Güney Azerbaycan’ın kimlik, dil ve sorunu dışında bugün bize karşı Kerkük ve Suriye Türklerinin başına bela edilenler gibi bir Radikal Kürt örgütlerinin baskısı bulunuyor. Militanlaştırılmış aşırı Kürt milliyetçileri, Güney Azerbaycan’ın büyük kısmını dünyada Kürdistan diye lanse ediyorlar. İran devleti (iç ve dışdaki Fars miliyyetçileri) bize karşı olarak bu kartı kullanıyorlar. PKK’nın kardeşi olan PJAK, Batı Azerbaycan’da oluşturuldu, onun dışında bir kaç tane daha radikal Kürt örgütü dün ve bugün bölgede çalışıyor. Onlar Batıdan destek aldıkları için sayısız TV kanalı, site vs açarak bize karşı propaganda yapıyorlar. Bu çirkin oyun, Kerkük’de ve Suriye’de de aynen tekrar olunuyor, maalesef ya Türkiye durumun farkında değildir veya sessiz kalıyorlar.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir