Kültür Terimleri Sözlüğü – u-ü

Kültür terimleri sözlüğü ve diğer terim sözlükleri için aşağıdaki harf bağlantılarını kullanarak ulaşabilirsiniz.

abcçdefghiıjklmnoöpqrsştuvwyzx

uçkur

1 Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ “O sabah evvela pijamanın uçkuru kördüğüm oldu.” -B. Felek.

ulama

1 Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi, bağlama 2 Divan Şiiri’nde, aruz ölçüsünün gereği olarak, bir sözcüğün sonundaki ünsüzün kendisinden sonra gelen sözcüğün başındaki ünlüyle birleştirilerek okunması “Ayırt etmek, tertip etmek, art arda gibi…”

ulema

“ar. 1 Bilginler 2 Sarıklı din bilginleri ” “Bursa uleması bütün memleketçe tanınır ve sevilirdi.” -T. Buğra.

ulucami

Anadolu-Türk mimarlığında bir kentin en önemli camisi “Anadolu’daki en eski ulucami Sivas’ta 12.yy içinde yapılmış olan Ulucami’ dir.”

usta

1 Lonca sisteminde bir sanatı en yetkin biçimde yapabildiğini kanıtlayarak mesleki çalışma yeterliliğini kazanmış, işyeri açma hakkına sahip kişi 2 Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse 3 Zanaat öğreticisi 4 Zanaatçılar için unvan 5 Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir 6 Osmanlı Devleti’nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi “Nöbetçi, ustanın anasına ters ters baktı.” -N. Hikmet. “Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi.” -R. H. Karay. “Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi.” -T. Buğra “Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan?” -R. H. Karay.

usul

Klasik Türk müziğinde tempo; genellikle ağır, hafif ve yürük adı verilen üç türde olur “Kendilerine nota, usul filan öğretilecek olursa bunlardan çok şey beklenebilir.” -O. C. Kaygılı.

uyak

Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye “Şiirimizde yalın, zengin, yarım, iç, açık , kapalı, sarma, çift, çok, çapraz uyak diye uyak türleri vardır.”

ünlü

Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkabilen ses, vokal, sesli, sesli harf: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Ünlü sesler ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu seslerdir: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

ünsüz

Ağız kanalında ve diğer ses organlarında bir engelleme, daralma veya kapanmayla ve bir ünlü yardımıyla çıkarılan ses: p, b, m; t, d; k, g; ç, c; f, v; y; h; s, z; ş, j; ğ, l, r. Ünsüzler ses yolundaki boğumlanma noktalarına göre dudak, diş-dişeti, damak ve gırtlak ünsüzleri; boğumlanma sırasında ses yolunun kapanma veya daralma durumuna göre patlayıcı, sızıcı ünsüzler; ses tellerinin ton verip vermemesine göre de tonlu ve tonsuz ünsüzler olarak sınıflandırılır. Boğumlanma sırasında geniz yolunun da devreye girdiği ünsüzler geniz ünsüzleridir. Diğerlerine oranla daha bol ses veren ünsüzler, akıcı ünsüzler adını alır. Ünsüzler ses yolundaki boğumlanma noktalarına göre dudak, diş-dişeti, damak ve gırtlak ünsüzleri; boğumlanma sırasında ses yolunun kapanma veya daralma durumuna göre patlayıcı, sızıcı ünsüzler; ses tellerinin ton verip vermemesine göre de tonlu ve tonsuz ünsüzler olarak sınıflandırılır.

üslup

“ar.1 Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz 2 Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil 3 Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil ” “Akşam içinde en büyük üstatların eserleri kadar mükemmel ve muhteşem olan tabiat bize bir eda ve üslup dersi verir.” -A. Ş. Hisar. “Bu üslup ruhumun yazıma akseden hâletini gösteriyor.” -R. H. Karay. “Dili, üslubu, istiareleri, hayalleri herkesinkinden ayrı olan bu eserin mevzusunu bile başkalarınkine benzetmedi.” -A. H. Çelebi.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir