Kültür Terimleri Sözlüğü – B
Kültür Terimleri Sözlüğü
[a] [b] [c] [ç][d] [e] [f] [g] [h] [i] [ı] [j] [k] [l] [m] [n] [o] [ö] [p] [q] [r] [s] [ş] [t] [u] [v] [w] [y] [z] [x]
babıali
1 Osmanlı Devleti’nde İstanbul’da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı 2 İstanbul’da bu çevredeki basın “Bütün Babıali yazı işçilerinin yazgısından Naci Sadullah da kurtulamadı.” -H. Taner.
bade
Şarap, içki “Fincanı taştan oyarlar / İçine bade koyarlar” -Halk türküsü.
bağa
Anlatışın konuya uygunluğu, uygunluk, tutarlılık, insicam “Caminin iç güzelliğinin hususiyeti bu çinilerdeki nefaset ve insicamdan (bağdaşımdan) ileri gelmektedir.” -S. M. Alus.
bağlam
Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst “Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir.” -A. Cemal.
bağlama
Anadolu’da kullanılan üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz “Ülkemizde bir çok büyük kentimizde bağlama ve halk müziği kursları düzenlenmektedir.”
bahariye
far. Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside “Bahariye birini övmek için yazılan ve bahardan bahsederek başlıyan kasîdedir.”
bahir
1 Mevlidin bölümlerinden her biri 2 Aruzda belli kalıplarla örülmüş ana dize ölçülerinden her biri “Aruz tartısının esas çeşitleri ki onlar da vezinlere ayrılır. Bu bahirlerin adları şunlardır : Kâmil, hezec, recez, remel, münserih, muzari, müctes, hafif, seri, mütekarip.”
balad
fr. 1 Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri 2 (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı 3 (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. 4 Bir çeşit nazımlı masal “Halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad.”
balbal
1 Türklerde ölen kahramanların mezarlarının baş tarafına dikilen mezar taşı 2 Türklerde ölen kahramanların öldürdükleri insan sayısını temsil eden taş “Balballar şamanist Türklerde yaygındı.”
bando
it. Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genellikle geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka “Tepebaşı bahçesindeki bando da Tuna Dalgası’nı çalıyordu.” -O. C. Kaygılı
bar
Anadolu’nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu “Bahçesi var, bağı var, ayvası var, narı var / Atamızdan yâdigâr bizde ata barı var” -Halk türküsü
barok
fr. 1 MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu 2 Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı “Barok; dağınık, yüklü, şişkin biçimlerin aşırı ölçüde kullanılmasıyla kendini gösterir.”
bas
1 En kalın erkek sesi 2 Sesi böyle olan sanatçı 3 En kalın sesli orkestra çalgısı “Önce klarnetle ezgisini çalar, arkasından gür bas bariton sesiyle bir dörtlük söylerdi.” -C. Külebi
basma
Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş “O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma almamış idim.” -M. Ş. Esendal
başmak
ayakkabı “Başmak’ın burnu küt, yuvarlak, arka kısmı da sert idi.”
başyapıt
Bir sanatçının becerisini ya da bir üslubun özelliklerini en yetkin biçimde örnekleyen, çok başarılı sanat yapıtı, şaheser de denilir “Sinan şimdi sağ olsaydı, ne başyapıtlar yaratırdı acaba?” -A. Boysan.
bateri
“fr. Orkestrada vurmalı çalgı takımı, davul, gong, timbal, trampet, vs… gibi ” “Bateride davulların dışında ziller de kullanılır.”
batınilik
Kuran-ı Kerim’de yer alan kelime ve hükümlerin açık manalarından başka mecazi bir takım manalarının olduğunu ileri sürenlerin görüşü “Batınilik tarih boyunca sünni ve şii alimler tarafından islam dışı sayılmış ve benimsenmemiştir.”
bazilika
ing. 1 İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise 2 Kral sarayı 3 Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi. “Gotik döneminde bazilikal plan tipli yapılar sıkca inşa edilmiştir.”
bazubend
İçinde muska veya kimlik nişanı, ya da altın ve mücevher bulunan bir muhafaza olup kolun bazu denen kısmına bağlanıp taşınır. “Bazubendlere Hitit kabartmaları, Mısır freskleri ve Buda mabedlerinde rastlamaktayız.”
bedesten
Eş büyüklükte kubbelerle örtülü Osmanlı çarşı yapısı, 14. yy’da ortaya çıkmıştır. Değerli eşya satışında ve tüccarın değerli evrak ve mallarının depolanmasında uzmanlaşmış bir mekandır. “Bedestende kötü şeyler arasına karışmış antika mallar gibi bunları seçmek de herkesin işi değil.” -N. Hikmet.
belagat
ar. 1 İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği 2 Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik 3 Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı 4. mec. Bir şeyde gizli olan derin anlam, Sükûtun belagati “Gülünç olduğu kadar hazin bir belagati varmış.” -H. F. Ozansoy.
belirteç
Zarf “Dil bilgisinden zarfları (belirteçleri) anlatırken öğretmen birden bağırmaya başladı.” -M. İzgü.
bengi
Ege yöresinde, kalabalık topluluklar halinde oynanan bir açık hava oyunu. Yüzlerce efenin katıldığı, savaşa, yürüyüşe ve türlü güçlüklere dayanıklılığı artırmak amacıyla düzenlenen, eğitim ve oyun karışımı bir gösteri “Bengi Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biridir.”
bent
far. 1 Şiirde dörtlük ya da anlam bütünlüğü olan bölümlerden her biri 2 Osmanlı su mimarisinde küçük baraj “Bentler, hakikaten Osmanlı medeniyeti eserlerinden örnek verecek heybetli tesislerden imiş.” -A. Rasim.
betim
Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı, tasvir “Bugün bu saadet tasvirlerinin (betimlerinin) üstlerine birer siyah tül çekildi.” -A. H. Müftüoğlu.
beyit
ar. Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası “Bazen bir beyit üzerinde günlerce uğraştığı olurdu.” -A. Kabaklı.
bezeme
Mimarlık ürünü üzerinde ve her türden kullanım eşyası üzerinde süslemeye yönelik olarak yapılan çalışmaların tümü “İlkel bezemeleri tarih öncesi çanak çömlek türü kapların üzerinde buluyoruz.”
biat
“ar. 1 Bir kimsenin egemenliğini tanıma 2 Osmanlı Devleti’nde padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması ” “Biat tahta geçen padişaha bağlılık yemini etmektir.”
biçem
Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği ya da bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, stil, tarz, üslup “Bu küçük köy evini, nasıl bana benzeyen bir biçemde döşedim!” -N. Meriç.
bindallı
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü “Eskiden bindallılardan entari yapılırdı.”
bis
fr. 1 yine, tekrar, ikinci kez. Konser, resital gibi sanatsal gösterilerde, izleyicilerin seslendirilen yapıtın yinelenmesini istemek için kullandıkları sözcük 2 Nota yazısında, o bölümün bir kere daha çalınacağını belirtir “Seyirci öyle coşmuştu ki iki defa bis yapmak zorunda kaldı.”
biyografi
fr. Öz geçmiş “Biyografisini bir solukta anlatıverdi.” -H. Taner.
bordür
Kenar, genellikle süslemeli kenar şeriti “Kitabın bordürleri çok güzel tasarlanmıştı.”
bozlak
1 Orta ve Güney Anadolu’nun birçok bölgesinde bir türkü ezgisi 2 Bu ezgiyle söylenen, konusu acıklı türkü . “Afşar bozlağı.”
börk
Genellikle hayvan postundan yapılan başlık “Alnına bir şaplak atıp börkünü geri itmişti.” -M. N. Sepetçioğlu.
bulgarı
Orta Anadolu’da kullanılan, bağlama ailesinden küçük bir çalgı. Karadeniz’i dolaşarak, Kars’tan Türkiye’ye gelen müslüman Bulgarların getirdiği sanılır. “Duvarında her zaman babasından kalma bulgarı asılıydı.”
burjuva
“fr. 1 Şehirde yaşayıp özel imtiyazlardan yararlanan 2 Orta sınıftan olan, kent soylu. ” “Burjuva bir aileden doğmuş, bir fabrikatörle evlenmiş.” -H. C. Yalçın.
büst
fr. 1 Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü 2 Heykeltıraşlıkta başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü “Türkiye’ye ayak basan Batılı yabancıların daha ikinci günde heykelleri, büstleri ve resimleriyle tanıdığı Atatürk.” -Buket Uzuner
Yenı Bir sözcük önermek için tıklayın
