eğitsel oyunun sosyal gelişim üzerine etkisi – ödev

G?R??

Sosyalleğme  (sosyalizasyon) kişinin toplumsal kültürle bütünleğmesi ve içinde yaşadığı toplumla uyum sağlamasın? mümkün kalan bir mekanizmadır. Yeni doğan bir çocuk toplumsallaşma süreci ile sosyal davranışları  öğrenip toplumsal bir sistemin üyesi haline gelir. Toplumsallaşma, kişinin toplum değerini ve ideallerini benimsemesi, sosyal hayatta oynayacaşı rolleri öğrenmesi anlamını taşır.

Bir çocuğun  sosyalleğmesini sağlayan araç, ailesi, komŞuları, oyun arkadağları, okul arkadağları, öğretmenleri ve kitle iletiğim araçlarıdır. Sosyalizasyon toplum açısından bir kontrol süreci ve  gurubun yaşamında düzenlilik sağlama yoludur.

Çocukluk dönemi meydana gelen sosyalizasyon, kişinin ilerideki yaşamında onu etkileyecek ve kişinin hayata bıkIşın? olum ya da olumsuz yönde değiştirecektir. Çocukluk dönemi, insanın Doğumdan itibaren cinsel olgunluğa ulaşıncaya kadar yaşadığı dönemi kapsar. Bu süreç genel olarak kızlarda 10 ya?, erkeklerde 11 yağ sonuna kadar devam eder ve 7-11 yağ arası toplumsallaşma dönemi olarak devam eder.

Çocuk  bu  dönemde yeni guruplara katılır ve  yeni etkileşimlerde bulunur. Bu dönem içinde oyunun bir eğitim aracı olarak çocuğun her yönden gelişmesinde büyük rol oynadığı bilinmektedir.

OYUN VE ÇOCUK ?L??K?S?

Oyun, çocukların hareket ihtiyacın? karşıladığı bir metodudur. Çocuk, oynarken iki şeyin etkisindedir: Birincisi; içinde bulunduğu aile doğal ve kültürel çevre; ikincisi, genetik olarak taşıdığı zeka, algılama, yorumlama, yaratma ve sosyal sosyal  reaksiyon özellikleridir. Oyun çocuŞu tanımada ve tahlil etmede en iyi yoldur. Freud ve Piaget oyunu, çocuğun aklına açılan bir pencere  olarak değerlendirirlerdi. Yani çocuğun içinde bulunduğu ruhsal durum dinamikleri, zeka yapısı, sosyal olayları değerlendirmedeki tutarlı durumu oyuna yansır ve oyun içersinde  bunları gözlemek ve  incelemek mümkündür. Çocuşun gelişmesini ve şekillenmesini etkileyen  şeylerin başında oyun gelir. Çocuk; kavramları cisimleri, toplumsal kuralları, haklarını ve mücadele etmeyi önce  algılar, sonra anlar, daha sonra da  öğrenir  ve  geliştirir.  Oyun, türlerine  göre  farklı  etkilerde önem taşımakla birlikte genel etkileri; fiziksel gelişim ve sağlık, sosyal gelişim, Psikolojik ve duygusal gelişim ve zeka gelişimi üzerine  olumlu etkiler  gösterir.

ÇOCUKLARIN  SOSYAL?ZASYONUNDA OYUN FAKTÖRÜ

Yaklaşık olarak dokuz  yüz  yıl önce yaşamış Türk bilgini İbni Sina, oyunu çok seven bir insanmış.  Çocukluşunda bir gün oynarken ya?lı bir adam,   “sen çok akıllısın ileride bilim adamı olacaksın sana oyun yaraşır mış Derslerine çalış” dedişinde henüz çocuk olan İbni Sina Şu cevabı veriri: “her yakın bir hali vardır. Çocukluşun yakığı?? da oyundur. Her yakın hakk? verilmelidir.”

Yine buna benzer  olarak yıllar   önce Çek  eğitimcisi Yan Amos Komestiki’ye göre, her şeyden çocuğun dünyası oyundur.  Çocuk oyunlara  sıfır  ya?ındsan itibaren başlayıp değişik yağ guruplarında değişik amaçlı ve karekterli oyunlar oynar.  Oyun çocuğun her alanda serpilmesine ve  kişilik kazanamısna olanak sağlayan bir etkinliktir.  Buna ilaveten; oyunun çocuklar arasında  bir anlaşma yolu olduğu bilinmektedir. Oyun, bir yandan çocuğun fiziksel ve zihinsel yapısın? geliştirirken, dişer yandan da  onun nesneler dünyasıyla ilişki kurmasın?, özgürlük ve bireysellik kazanmasın? sağlayan,  daha sonrada  toplumsalla?masına  büyük ölçüde yardımc? olan çok önemli bir etkinliktir.  Oyun içerisinde çocuk  kendi bedenini tanır, yeteneklerinin farkına varır.  BaŞarabıileceği ve başaramayacaşı hareketleri, emniyetli bir ortamda  öğrenerek gereksiz  tehlikelerden uzak duracak deneyimler edinir.  Kendi yanında çocuklarla bir arada paylaşma ve  yardımla?ma?y öğrenir.  Sorumluluk alma ve düzenli çalışma alışkanlığı edinir.

Oynanan oyunlara bir ekip üyesi olarak katılma; çocukta yardımlaşma, beraber çalışma  ve dişer ekip elemanlarına ve oyun düzenine saygılı olma gibi duyguları geliştirir. Ayrıca  organize edilmiş oyunlar yoluyla çocukların hem kendi akranları ile bir  arada olması sağlanır hem de  kurallara ve kararlara uyma, yenme ve yenilmeyi hazmetme gibi deneyimler kazanmalarını sağlamak mümkündür. Ancak bu organizasyonlarda çocuğun insani yönü üzerinde durulmalı yarışmacı ve rekabete davalı yönü ön planda tutulmamalıdır.  Böylece  çocuk kendi vücudunu tanıma, fiziksel özelliklerinin  farkına varma  fırsatını elde eder. Kendinden iyi ve kötü kişiler olduğunu fark eder. Daha iyi olanları küçük görmemeyi, daha  çok iyi olanları taktir etmeyi öğrenir. Bu deneyimler hayatı boyunca  farklı konularda ve farklı koşullarda karşılaşacaşı benzer durumlara  uyumunu kolaylaştırır. Mutlu ve başarılı olmak için çalışırken kendine ve başkalarına zarar vermeden rekabet edebilir.

Çocuk oyun oynarken kendi çevresindeki araçları kullanır. Oyuncakların, araç ve  gereçlerin kullanımı  sırasında çocuk vücut organlarını ve kaslarının kontrollü kullanmayı öğrenir. Yağ ilerledikçe  çocuklar daha  çok başkaları ile birlikte  oynamak ve sosyal etkileşim kurmak isterler.  Sosyalleğmenin artmasıyla birlikte  oynana oyunlarda karmaşıklaşır ve buna bağlı olarak sosyal gelişim arttıkça oyun kurma ve oynama da zorlaşır.  Oyunlar yolu ile  çocuklar kendileri ve başkaları hakkında bilgi sahibi olurlar, kendi kapasite  ve sınırlarını büyüklerle  olan farklılıklarını öğrenirler.  En önemlisi çocuk oyunlar yolu ile  yaşamın? organize etme ve  denetleme alı?kanlı?ın? geliştirebilir.

Oyun yoluyla kazanılan psikolojik ve sosyal alandaki davranış değişiklikleri bireyin  genel yaşantısına transfer olur mu konusunda yapılan araştırmalar, bedensel aktiviteler  yoluyla fiziksel ve psiko-sosyal alanlarda kazanılan davranışların günlük yaşantıda  gerekli ve ilgi benzer  durumlara transfer olduğunu göstermiştir. Çocuşun bu sosyal davranışları kazanabilmesi oynadığı oyun  çeşidine, nitelişine, oyun arkadağlarının ve çevresinin durumuna bağlıdır. Oyun alanları çocukların sosyalleğmesi için en iyi ortamlardır. Çünkü çocuk için ciddi ve amaçlı bir uğraşıdır. Çocuklar ilkokula kadar çeşitli aŞamalardan geçerler. Bazı dönemlerdce  tek bağına, dişer  zamanlarda  başka  çocuklarla oynayabilirler. Oyun ortamları düzenlenirken  bütün bu  ayrıntılar göz önünde  bulundurularak, çocuğun hem neğe  içinde ?eğlenmesi, rekabet ederek mücadeleden korkmaması, önemli olanın kazanmak değil elinden geleni yapmak olduğu  öğrenmesi sağlanmalıdır. Oyun gurubu içinde  çocuğun her zaman her  şeyin istendişi gibi olmayacağını kavraması, bencillikten uzaklaşması, ben yerine biz demeyi öğrenmesi oyunun toplumsal açıdan en önemli katgk?larından biridir.

Kasları ilkin oyunda, daha sonra da  sistemli ve az çok kurallı spor etkinlişi içinde geliştirilmeye  yönlendirilen çocuk, güçlü bir fiziksel yapıya s ahip olacaktır. Bu durum az bir süre sonra, özellikle yeniyetmelişin ilk evresinde çocuğun akranlarının yanında a?aşılık duygusuna kapılmasına ve az çok doğal olan özseverlişine zarar gelmesine engel olcaktır.

Oyun çocukluşun yakığı?? olduğu kadar gereğidir de. Çocuk, hayatı oyun içerisinde tanır. Aileden getirmiş olduğu özellikleri oyunda  test eder, şekillendirir. Almış olduğu eğitimi oyuna yansıtır. Aile ortamında  her istedişi yapılan bir dedişi iki edilmeyen çocuk başlangıçta oyun oynamakta zorlanır. Bencil davranır, paylaşmaya yanaşmaz, çabuk küser mIz?kç?lık eder, zora gelince büyüklere Şikayete gider.  Başlangİçta belli bir seviyeye kadar bu davranışlar normaldir. Ama, bazı çocuklarda çok belirgindir. Özellikle de ev dışında az çocuklarda sıklıkla görülür.  Böyle çocuklar uzun süre başkalarının oyunlarını izlerler, oyuna katılmazlar. Sürekli oyun dışında kalan ya da hep yalnız oynayan çocuk, grup oyunlarında  ciddi bir uyumsuzluk içinde kalır.  Oyun içerisinde bencil ve saldırgan davranışlarda bulunan çocuk, ya ana babasının tutumunu   oyuna yans?tıyordur ya da sindirilen, kısıtlanan bir çocuktur. Oyunda hep silik kalan  başkalarını izleyen çocuk da  başımlı yetiştirilmesini yans?tıyordur.  Sonuç olarak   kazanılan olumlu- olumsuz nitelikler oyun içerisinde sinanır. Oyun, kazanılan olumlu niteliklerin pekiştirildişi,  olumsuz niteliklerin de değişime uğradığı bir  denem  alanıdır.

Oyun, bir grup çalışmasıdır ve kendine özgü kuralları vardır. Bu kurallara uymayanlar oyun  dışında kalırlar. Bütün çocuklar  kurallara  uymayanlarla oyun oynamak istemezler  ve onları  oyun dığı bırakırlar;  böylelikle  cezalandırmış olurlar. Hiçbir çocuk bu duruma düşmek istemez.  Oyunun bu nitelişi çocuklara kurallara uymayı  öğretir. Birey  büyüdüşünde de  toplumun kurallarına uyar ve toplumla uyumlu hale gelir. Çocuklar oyun içerisinde başkalarının (karşı oyuncuların )  haklarına saygı göstermek, mağlubiyeti kabullenmek zorundadırlar, aksi halde yine oyun dığı kalırlar. Böylelikle isyan etmemeyi, başkalarına saygıyı ve kabullenmeyi öğrenirler, bu da  toplum hayatında  oldukça önemlidir ve oyun  içerisinde  öğrenilir.

Oyun içerisinde çocuk, farklı kültürlerden ve farklı ortamlardan gelen dişer oyunculara karşı ho? görülü olmak, onlarla  iyi ilişkiler kurmak zorundadır. Çünkü, birlikte  oyun oynamanın süreklilişi buna bağlıdır. Çocuk, oyunda  uyumlu olmayı öğrenmenin  yanında, bireylerin  oluşturduğu  ve  kendisinin de içinde bulunduğu, toplumu da tanır. Toplumun koymuş olduğu  iyi ve kötü, doğru ve yanlış kavramlarını  öğrenir.  Örnek olarak hırsız polis oyununda, hırsızlığın ve ya başka bir   oyunda yalan söylemenin kötü olduğunu öğrenir. Oyunda çocuk sosyal  rolleri ve meslekleri de tanır. Örneğin evcilik oyununda anne- baba rollerini, doktorculuk oyununda  bu mesleği tanır ve öğrenir.

Gurup oyunlarında çocuk, mensup olduğu (taraf olduğu)  gurubun çıkarlarını kendi çıkarlarından  önde tutmak zorundadır. Böylelikle çocukta  mensubiyet  (bir  millete ait olma) ve fedakarlık (mensup olduğu gurup için) duyguları gelişir ve pekişir. Oyun içerisinde  kazanılan, kendi haklarını koruma, başkalarına saygı, işbirlişi ve paylaşma, kurallara uyma, iyi-kötü, doğru- yanlış ayrımın? yaparak iyiyi- doğruyu  kabullenme  ve bunlara  uyma, mensubu olduğu gurubun çıkarlarını koruma ve  kollama, toplum kültürünü öğretmek gibi nitelikler, aslında toplumsal hayatın gerektirdişi şeylerdir ve  çocukların ilerideki hayatlarında topluma  uyumlu olarak yaşamlarını sağlayan, öğreten sosyal değerlerdir. Bu sebeple oyun belki de eğitimden  önce bireyleri sosyalleğtiren en önemli olaydır, gelecek hayata hazırlık egzersizleridir.

Sonuç olarak; oyun çocuk gelişiminde  son derece  önemlidir  ve  bireyleri insan olmanın tüm gereklilikleri  açısından direk olarak etkiler. Çocukların geleceğin üretken bireyleri ve iyi vatandağları olabilmesi için, aile ve eğitim kurumlarının işbirlişi içinde çocuklara iyi organize edilmiş oyun ortamları yaratması gerekir. Tüm eğitmenler çocukların uygun gelişimini sağlamak için çocukların rahat davranabilecekleri oyun ortamlarını oluşturmak için ellerinden geleni yapmalılardır ve çocukların bir ülke için yegane hazine olduğunu eğitimin hangi kademesinde olurlarla olsunlar unutmamalıdırlar.

BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR AÇISINDAN OYUN KAVRAMI

Beden eğitiminde oyunun amacı, zevk uygun bir yarışma duyusundan yararlanılarak, oyuna katılanların fiziksel ve zihinsel yeteneklerini geliştirmek ve sağlıklı bir yapıya  kavuşturmaktır. Küçük yaştaki çocuklar için, beden eğitimi derslerinin kurallara dayalı yapılması çocuklar açısından sıkıcıdır.  Oyunla eğitim çalışmaları yapıldışında hem zevkli hem de  daha uzun  süreli, çalışmak ve katılımı arttırmak mümkündür. Oyunun havasına giren çocuk, ne beden eğitimi dersi yaptığının farkına varır ne de  fiziksel yorgunluşunun farkına varır. Böylece  çocukların oyuna aktif olarak katılımı sağlanır ve  daha fazla etkileşimde bulunan çocukların sosyalizasyonuna katkıda bulunulur.

Aynı zamanda  beden eğitimi ve spor; sosyal ve duygusal gelişimi güçlendirmek ve programa katılanların hayatlarını renklendirmek için yegane fırsatlar sağlar. Özenle hazırlanmış programlar katılımcılara ortak amaçlarını gerçekleştirebilmek için nasıl birlikte  işbirlişi yapılaca?ın?  ve  birlikte  çalışabileceğini öğrenmelerine imkan tanıyan düzenlemeler dahilinde kişiliklerini ve sosyal kabul gören davranışları geliştirmelerine yardım eder.

KAYNAKÇA

? ARICI H. “Okullarda Beden Eğitimi”   3. Bask?

Başırgan Yayımevi KIZILAY / ANKARA 2000

? ÖZTÜRK F. “Toplumsal Boyutlarıyla Spor”

Başırgan Yayımevi  KIZILAY / ANKARA 1998

? WUEST & BUCHER “Foundations of Physical Education and Sport”  Twelfth   Edition  Mostby-Year  Book, Inc. 11830 Westline Industrial Drive

St. Louis, Missouri  63146        1995

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir