fiziksel gelişimin sınırları – ödev

FİZİKSEL GELİŞİM SINIRLILARI

TANIM

Mümkün olduğunca verimli bir şekilde hareket etmeyi engelleyen ve zorunlu fiziksel uygunluğa sahip olan bir kişiyi hareket ettirmek, uygun günlük hareketleri tamamlaması için dayanıklılık, kuvvet, esneklik veya cardiovascular dengenin sürdürülememesidir.

Fiziksel eğitmenlerin görevi, bireylerin dişer bireylere günlük hayatta yapmakta zorluk çektikleri fiziksel özellikleri geliştirmektir.

Fiziksel ve motor beceri bakımından az gelişme gösteren bireyler bu gelişme sınırlılı?ının içinde yer alırlar.

Bu tür fiziksel gelişim sorunu yaşayan bireyler dişer bireylere oranla spor branılarına katılımları sonucunda hareketleri gerçekleştirebilmedeki başarı oranı daha düşüktür ve bu tür problemi olan bireyler kötü beslenen, aşırı ?işman ( obesity ) ve ya?lı kişiler olduğu görülmektedir.

FİZİKSEL GELİŞİṀN SINIFLANDIRILMASI

1. Kötü beslenme
2. Fazla kilo
3. Aşırı ?işmanlık ( obesity )
4. Yaşlılık

KÖTÜ BESLENME ( BESLENME BOZUKLU?U )

Organizmayı teğkil eden hücre gruplarının, normal ihtiyaçtan daha az ya da çok gıda almaları yüzünden kronik bir yetmezlik halinde bulunmasıdır.

Bireyin vücudunun ideal aşırlı?ının aşırlık çizelgesinde yağına göre aşırlık standardı % 10’nun a?aşısında olduğu zaman ideal beslenmenin altında olduğu görülür.

Beslenme Bozukluşunun Belirlenmesi

Beslenme bozukluŞu gösteren çocuklarda kilo kaybı yaygın olmakla birlikte, böyle bir çocuk ?işmanda olabilir.Bu çocukların genel olarak yüzleri soluk, derileri kuru ve pul puldur.Omuzlar yuvarlak, göğüs yass? ve karın sarkıktır.Kaslar iyi gelişmemiştir, sık sık hastalanırlar, çevrelerine karşı ilgileri azdır ve genel olarak az hareketlidir.Kişinin hareket edebilmesi için vücudu buna müsaade etmez.

Beslenme Bozukluşunun Sebepleri

Başta gıda yetersizliği veya hatalı gıda rejimi olmak üzere gerilim, kaygı, duygusal faktörler, az istirahat, az uyku, çürük diş, iltihaplı bademcik, s?tma, başırsak parazitleri, yetersiz kalori ve daha da sonrası kayıp olan kalorinin fazlaca vücuda girişi aşırlı?a sebep olur.
Çok aşır okul çalışmaları da beslenme alışkanlıklarını bozarak beslenme bozukluşuna sebep olabilir.

Eğitimcilere Öneriler

Uygun beslenme ve alıştırma programı, aynı anda uygulanırsa çocuklar sağlıklı gelişim gösterir.

Sınıfta beslenme bozukluŞu gösteren çocuklar bulunduğu taktirde öğretmenin yapacaşı ilk iş anne-baba ile iş birlişi yaparak veya resmi yolardan giderek bu çocuklara bir doktor tarafından kesin teğhis konulmasın? sağlamak ve problemin sebebini öğrenmektir.

Fiziksel eğitmenlere önlem almada dü?en dişer bir görev ise çocuğun yeme alışkanlıklarını düzenleyici görevler sunmalıdır.

Örneğin: Öğrencinin 5 gün boyunca yemiş olduğu yiyecekleri listelemesi hakkında bilgi verir.Daha sonra yenilen besinlerin kalori hesaplaması yapılır.Eğer bu kaloriler belirlenen ortalamadan düşük çıorsa vücuda besin alımı arttırılır veya duruma göre bunun tam tersi besin alımı azaltılır.

YEME BOZUKLUKLARI

Ça?dağ toplumlarda yeme alışkanlıklarındaki değişimler, yeme bozukluklarına kadar varan bir çok sorunu karşımıza çıkarıyor.Yeme bozuklukları iştahsızlık, kusma ve aşırı yeme olarak sıralanıyor.Bilim adamları, bu tür sorunların altında yatan yalnızca toplumsal değil ayrıca psikolojik ve fiziksel nedenleri de araştırılıyor.

Bir hastanın normal yeme alı?kanlı?ın? tekrar kazanabilmesi için farklı bilim dallarından uzmanların bir arada çalışması gerekiyor.Bunların içinde beslenme uzmanları, psikologlar, psikiyatristler ve psikoformakologlar gibi uzanmalar var.Yeme bozukluşunun nasıl başladığı ve ne yöne kayacaşı ise kişiye göre değişiyor.Ama hepsi için ortak bir tavırdan bahsedebiliriz: kendi vücut alg?larındaki yanılsama.

Yeme bozukluŞu bir tür hastalıktır.Bu hastalık hem insan bddeniyle hem de yemekle ilgilidir.Hastalığa yakalananlar yalnızca aldıkları kalorinin fazlalığından yakındıkları için değil, belli bir düşünceyi saplantı haline getirdikten sonra doğrudan yemekle ilgili sorunlar yaşamaya başladıkları içinde yemeyi reddediyorlar.Böyleyken bile yine de bedenin sahibinin bedenini nasıl algıladığı çok önemlidir.

Yeme bozuklukları kadınlarda daha çok görülüyor.Bu tabi ki de biraz da toplumdaki kadınların güzellik imajlarıyla ilgilidir.Güzel ve popüler olmak, ekrandaki kadınlar gibi giyinip o kadınlar gibi davranmaya özeniyorlar bu özelliklere de zayıflamakla ulaş?lacaşı kanısındadır.Eğer insanların sosyal ve psikolojik etkenler karşısında vücudunu algılayıp Şekillerini değiştiriyorsa yani vücuduyla ilgili gerçekleri göremiyorsa, yeme bozukluŞu bağlıyor demektir.

Anoreksik Kişiler: Yeme bozuklukları içinde belki de en önemlisi anoreksia nervosa yani yemekten kaçma korkmadır.Hastalığa yakalanan kişi ne kadar aç olsa da yemek yemez.Aslında bu pek irade ile ilgili bir şey değil, çünkü hasta yiyemiyor ve yemekten korkuyor.Bu durum kişinin aynanın karşısına geçince kendini ?işman olarak algılaması ve rejim yapmaya karar vermesi ile bağlıyor.

Bu kişiler kaç kilo olurlarsa olsunlar hep ?işman olma korkusuyla yaşıyorlar ve ne kadar zayıfladıklarının farkına varmıyorlar.Bu aslında yavaş yavaş gerçekleşen bir intahardan farksızdır, her ne kadar hastalık yalnızca bireyin kendisi ile ilgiliymiş gibi görünse de dı? etkenlerde kişinin hastalığa yakalanmasında etkili olabiliyor.

Bulimikler: Bulimia nervosa ( kusma hastalığı ) bir abur cubur seansından sonra yani fazla yemekten sonra kişinin istemedişi fazla kalorilerden kurtulmak için kusma yolunu seçtişi bir hastalıktır.Bir de zayıflama hapları alma, aşırı egzersiz yapma ve bu yüzden aşırı yorgun düşme gibi yoları seçenlerde vardır.

Bulimikler de anoreksikler gibi kendilerinin güvenli bir ortamda yaşamadıklarını düşünürler.Bulimia nevrosa da zayıflama pek görülmez.

Kontrolsüz Yeme: Kendini kontrol edemeden yeme bir hastalıktır.Bu hastalar aldıkları kalorileri vücutlarından atmazlar.Ancak kendilerini artık yiyemeyecekleri kadar rahatsız hissettiklerinde yemeyi keserler.Bu insanlar daha zor kilo verirler ve aşırı ?işmadırlar.

FAZLA KiLO

Birleğik Devletlerden olan bir çok kişi fazla kiloludur.Özel olarak erişkinler arasında fazla kilo; kalp hastalığı, kroner yetersizliği, hipertansiyon ve kroner emilmeler olarak kendini gösterir.

Fazla kilo, ideal vücut aşırlı?ının % 10 veya % 20’sinden yukarısında ise bu kişi fazla kilolu olarak değerlendirilir.

Kişinin fazla kilolu olmasında rol oynayan etkenler:

• Duygusal rahatsızlıklar
• Hormonel sistemler
• Kalori alımında dengesizlik
• Alışkanlık
• Sosyal çevre
• Kalıtım
• Cinsiyet
Ancak yukarıda sayılan faktörlerden cinsiyet faktörünün ayrı bir boyutu vardır.Bu da bayanların erkeklere oranla daha fazla yağ dokusuna sahip olmalarından kaynaklanmaktadır.

Fazla kiloluk sonucunda ortaya çıkan problemler ise daha çok kendini kalp, dolaşım sistemi, böbrek hastalıklarında kendini gösterir.

Fazla kilo almanın en temel sebebi ise kişilerin fiziksel hareketlilikte gerekli olan enerjiden, besin öğeleri ile alinan enerjinin daha az olmasıdır.

Ayrıca yapılan araştırmalarda ergenlik çağında fiziksel gelişime bağlı olarak kilo alımında artı? görüldüşü belirtilmektedir.

Dişer bir yaygın inanç ise fazla kilonun duygusal problemlerden kaynaklandığıdır.Bu durumda ailelere bireyin üzerinde bulundukları duygusal problemlerden kurtarmak düşmektir.Bu da onları bu problemlerini, sıkıntılarını önleyici aktivitelere yöneltmek, sosyal çevre içinde bulunmalarını sağlamakla olacaktır.

AMIRI Şİ̇ŞMANLIK ( OBESİTY )

Obezitenin solunum üzerinde çeşitli olumsuz etkileri vardır.Göğüs duvarlarında ve karında aşırı miktarda yağ birikmesi göğüsün solunum hareketlerini sınırlayabilir.Bazen solunum fonksiyonları o kadar bozulabilir ki, solunum ve kalp yetmezlişi ortaya çıkabilir.

Öbez kişilerde göğüs kafesi ve diyafram etrafındaki yağ birikmesi, diyaframın nefes alma hacmini azaltır, hareketlilişi engeller.aşırı Şişmanlarda horlama, çarpıntı, yorgunluk hissi ve uyuŞukluk olur.

Aşırı Şişmanlığın Ters Etkileri

Aşırı ?işman çocuklar olgunlaşmamış bir takım sosyal ve duygusal davranış problemleri sergilerler.

Aşırı ?işmanlık özelliği taşıyan çocuklar kendi yaşıtları ile aynı oyun ortamın? payla?mazlar.Çünkü dişer çocuklar hareketleri daha ustalıkla yapabilmektedir.Bu çocukların vücut Şekilleri biçimsizdir ve yavaş hareket ederler.Yapılan ?akaları kabul etmezler, sosyal güvenlik açısından dişer çocuklara oranla daha emniyetsizdirler.

Bu tür çocukları bir aktiviteye yoğunlaştırmak ve onların enerji harcamalarını sağlayacak ortamlarda bulunmaları için cesaretlendirmek oldukça zordur.

Aşırı ?işmanlık çocukların kendileri hakkındaki fikirlerini etkiledişi gibi dişer insanlarında kendileri hakkında ne düşündüklerini de etkilemektedir.Bu durumda anne ve babalar onları dişer çocuklarla karşılaştırmamalı aynı zamanda her çocuğun kendine özgü yetenek, beceri ve sosyal özelliklere sahip olduğunu unutmamalıdırlar.

Aşırı Şişmanlığın Değerlendirilmesi

Aşırı Şişmanlığın belirlenmesi bir çok metotla yapılmaktadır.Bu metotlar basit ancak daha az geçerli olmaktadırlar.

En kullanışlı teknik ise fiziksel eğitmen tarafından kolayca kullanılabilen ve ?işmanlığı direk ölçen tekniktir.

Aşırı ?işman Çocuklar İçin Düzenlenen Programlar

Çoşunlukla aşırı ?işman çocuklar Beden Eğitiminin verimli bir şekilde programlandığı hareketleri yapamadışından dolayı onlar için daha ayrıntılı programlar sunulmalıdır.

Dişer çocuklara göre düzenlenen programlar onlar için aşır olabilir.Hareketleri başarılı bir şekilde yapmadıklarından dolayı ?işman olan çocuklar mutsuzluk duygusunu yaşayabilirler ve sürekli utangaç, çekingen tavırlar sergileyebilirler.

Fiziksel eğitmen tecrübelerine dayanarak aşırı ?işman çocukları kendilerini ifade etmelerini sağlayacak ortamlar düzenlenmelidir.

Aktiviteleri uygularken onların güvenlik önlemleri göz önünde bulundurulmalıdır ve her türlü aktiviteye ( örneğin; yüzme, dans, ritm ) katılmaları için cesaretlendirilmelidir.

Aşırı ?işman Çocukları Geliştirici Program Özellikleri

• Beslenmeyle ilgili olarak kalori alışverişinin kontrol edilmesi.
• Duygusal ndenleden kaynaklanan davranış problemlerinin kökünü bulmak
• İçinde alıştırmalarında yer aldığı besin alı?-verişi ya da kalori dengesinin yapıldığı bir program sunulmalıdır.

???MANLI?IN KÖKENLERİ ( makale )

Şişmanlığın gelişmesi kalıtımsal, psikolojik, sosyo-ekonomik ve kültürel etmenlerin etkileşimlerine başlanıyor.

Gelişmiş ülkelerde Şişmanlığın görünme sıklığı sürekli artıyor ve Şişmanlığa bir tür salgın hastalık gözü ile bakılıyor.

Önemli bir sağlık sorunu olan ?işmanlık, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları, Şeker ve safra kesesi hastalıklarıyla yakından ilişkilidir.Kalp-damar hastalıklarıyla ilişkisinin nedeni, bedeninde göreceli olarak yüksek oranda yağ bulunan insanların kanlarında, düşük yoğunluktaki ya?, proteinler ve trigliseritlerin de fazla olmasıdır.

Yüksek tansiyon da Şişmanlarda yaygın olarak görülür; kişi kilo alıp verdikçe, buna bağlı olarak kan basınc? da artıp azalır.Peki, neden bazı bireyler kilo almaya daha yatkın oluyorı Şişmanlığa yatkınlık, bir çok sosyal, davranışsal ve bileğenlerden oluŞuyor.

?işmanlık Riski

Araştırmalara göre, ?işman insanların % 30’unun anne-babaları da kendileri gibi ?işman olur.

Bazı insanlar için kilo vermek susuz bir savağ olduğu halde bir türlü kilolarıyla ba?a çıkamazlar.Bazıları ise görece olarak ne kadar çok yemek yeseler yinede kilo almazlar.

Bu tür farklılıkların kalıtımsal etmenlere bağlı olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırmada, birinci aŞamada; sürekli olarak kilo almaya isteklendirici bir program uygulandığında bireylerin kilo almaya ne kadar yatkın oldukları, ikinci aŞamada ise kilo vermeyi özendirici bir program uygulandığında kilo vermeye ne kadar yatkın olduklarına bakılmıştır.

Bu farklılıkların deneklerin kalıtımsal özelliklerin bütününe başımlı olup olmadığı da göz önüne alınmıştır.Her iki grupta da yumurta ikizi erkek denekler bulunuyormuş.Deneklerin belli bir süre boyunca her gün fazladan 1000 kalori almaları sağlanmış; bu süre içinde aşırlıklarındaki artışlar not edilmiş.deneklerin bedenlerinin farklılıklarından kalorilerle ba?a çıkma mekanizmalarında farklılıklar olduğu gözlenmiştir.İkiz çiftleri arasında bu g,farklılıkların ikizlerin kendi aralarında olduğundan en az üç kat daha fazla olduğu görülmüştür.

Deneyin ikinci bölümünde de yine tek yumurta ikizlerinden oluşan başka bir grupta da ikizlerin yağ dokusunun kaybı ve enerji kullanımında tepkilerin birbirine çok benzer olduğu görülmüş.Daha açıkçası, kalıtımsal yapımız enerjiyi nasıl kullandığımıza ve nasıl kilo aldığımıza etki ediyor.

YAŞLILIK

Hücrelerde olan ölüm oranının daha büyük olmasıdır.Yaşlılıkta biyolojik olarak yıpranıldığı gibi, değişik organların özel fonksiyonlarında bozukluklar, gerilmeler ortaya çıkar.

Yaşlılık, uzmanların özellikle yaşlılıkta karşılaşılan problemlerle ilgilendişi konulardır.Yaşlılıkta anatomik, psikolojik ve fizyolojik yağlanma görülür.Buna bakılarak kişi kronolojik bir ya?a, 50 yıllık bir kalbe sahip olabilir.

Genel olan fizyolojik yağlanma organların aŞamalı olarak iş görmelerindeki azalmayla kendini gösterir.Ayrıca yaşlılıkla birlikte cardiovascular sisteminde verimi düşmektedir.

Yaşlılıkla birlikte fiziksel hareketler yavaş yavaş durgunla?maya, kas hareketleri yavağlamaya en basit bir işi yapmak için bile gereken hareket sayısı artmaya başlar.Bükülmeler, boyda kısalma, görme ve işitmeye ilişkin duyu kayıpları, zekada ve fiziksel performansta düşüş hep yaşlılıkla ortaya çıkabilecek durumladır.Ayrıca esneklik, sinir sistemi, oksijen kullanma yeteneği, akcişer kapasitesinde bir azalma görülmektedir.

BEDEN EĞİTİMİNİN SAGLADIGI ?MKNALAR

Günümüzde Beden Eğitiminin önemi giderek artmaktadır.erişkin nüfus bireysel olarak Beden Eğitiminin çeşitli alanlarına ihtiyaç duymaktadır.

Sağlık, serbest zamanlarını değerlendirme ve fiziksel uygunluk bunlardan sadece bir kaçıdır.

FİZİKSEL UYGUNLUK

Fiziksel uygunlukta amaç sağlığı desteklemek, sürdürmek için gerekli olan ön koşulları geliştirmek ve başımsız yaşam için gerekli olan becerileri oluşturmaktır.

Fiziksel uygunluk öğelerinden esneklik, koordinasyon, denge ve dayanıklılık kişilerin aktivitelerdeki bir takım görevleri yerine getirmede ve performanslarının da ihtiyaç duydukları öğelerdir.

FİZİKSEL UYGUNLUĞU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Fiziksel uygunluŞu etkileyen bir çok faktör vardır.Bunlar:

• Aşırı ?işmanlık
• Bulaşıcı hastalıklar
• Astım
• Dişer solunum rahatsızlıklarıdır.

Bu faktörler verimli bir şekilde hareket edebilmek için gerekli olan yeteneği sınırlar.

Fiziksel eğitmen en üst düzeyde gelişimi sağlayabilmek için kişide mevcut performans? saptar ve ona göre değerlendirmelerin yapar.

FİZİKSEL UYGUNLUĞUN ÖLÇÜLMESİNDE KULLANILABİLECEK TESTLER

Bir çok engelli çocuğun sorunlarını tespit etmede kullanılabilecek pratik testler aşağıda olduğu gibidir:

1. Belirtilen mesafeye 120 kalp vuru? temposu ile yürüme
2. Belirtilen mesafeye 50 adımda yürüme
3. Belirlenen zaman içinde belirtilen mesafeyi ko?ma
4. Belirli bir ip mesafesini istenilen zamanda tırmanma
5. Belirlenen bir zamanda Sınav becerisini gerçekleştirebilme.

FİZİKSEL DURUM TESTLERİ

Oksijen sisteminin taş,ındığı, pratik kapasiteli ve değerlendirmeyi gerçekleştiren araçlarla fiziksel durum testleri yapılmaktadır.

Bu testler gruba yönelik ve ortalama performans? en iyi şekilde gösteren testlerdir.

Fiziksel uygunluşun en büyük göstergesi olan testlerde % 60 kapasitenin olduğu dayanıklılık testleri uygulanır.

Bu alıştırmalar ( testler ) her yağ grubundaki bireylere uygulanabilir.Bu tür testler içinde verilen egzersizler sağlığın ve pratik hareket etmenin esas noktalarını bünyesinde taşır.

Ancak, bu testler için verilen egzersiz programlarındaki egzersizin şiddeti, tipi, süresi, sıklığı her birey için değişiklik gösterir.

Bu egzersizlerin kişiden kişiye farklılık göstermesinde ya?, kişinin pratik kapasitesi, sağlık gibi faktörler rol oynamaktadır.

Egzersizler bireylere uygulanırken hedef; egzersizlerin seviyenin altında ve üstünde olmamasıdır ve bireylerin asıl olan hedefe ulaşmaları için klinik gözlem ve yardım sağlanmalıdır.

İLKELER VE EĞİTİM

Fiziksel gelişimi sağlamada kullanılan alıştırmalarda verilmiş bir yükün aŞamalı olarak arttırılması adaptasyonu ( uyumu ) sağlamak için önemlidir ve bu yükün arttırılmasında bireysel farklar göz önünde bulundurulmalıdır.

• Her öğrencinin özel olarak değerlendirilmesi yapılmalı ve değerlendirmedeki veriler temel alınmalıdır.
• Alıştırmalar özel olmalı ve öğrencilerin yetenekleri göz önünde bulundurulmalıdır.
• Kuvvet ve dayanıklılık gibi antrenman bileğenlerinin içindeki mesafe, tekrar, süre, yük belirlenirken dikkat edilmelidir.
• Fiziksel uygunluŞu geliştirici alıştırmalarda alıştırmaların sonuç verip vermedişi ya da gelişmenin hangi sıklıkta olduğu takip edilmelidir.
• Alıştırmalar öncesi gerekli olan ‘ ?sınma ’ göz ardı edilmemelidir.
• Verilen egzersizler bireyin cardiovascular sistemini zorlayıc? türde olmamalıdır.Aksi taktirde birey bunun farkına varmayarak kendi potansiyelini aşılabilir:Bu da olumsuz sonuçlar ortaya çıkarır.
• Bu testleri uygulattıran fiziksel eğitmenler yaptırmış oldukları egzersizin ( aktivitenin ) inceliklerini bilmelidir.
• Fiziksel eğitmenler verdikleri egzersizin görevlerini yani hangi özel kaslara yönelik olduğunu bilmeli ve nasıl analiz edeceği konusunda bilgi sahip olmalıdır.
• Fiziksel eğitmenler motor becerilerdeki hareket sırasın? bilmelidir.

KAYNAKLAR

1. Auxter, David, Jean Pyfer; Adapted Physical Education and Recretion; Times Mirror / Mosby College Publishing; St. Louis, 1985

2. O?UZKAN, Turhan. ‘ Normal Sınıflarda Özel eğitime Muhtaç Çocuklar ’, Ülkü Yayınları, Ankara, 1973, sf: 35

3. Bilim ve Teknik Dergisi; Ocak 2000, sayı: 386, syf: 80 – 82 , Nisan 1994, sayı: 317, sf: 44

4. Spor Hekimlişi Dergisi; Haziran 1997, sayı: 32, sf: 44 – 45

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir