Kültür Terimleri Sözlüğü – F

Kültür Terimleri Sözlüğü

[a] [b] [c] [ç][d] [e] [f] [g] [h] [i] [ı] [j] [k] [l] [m] [n] [o] [ö] [p] [q] [r] [s] [ş] [t] [u] [v] [w] [y] [z] [x]

fabl
fr. Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye, öykünce “Daha çok Moliére’in komedileriyle, Racine’in trajedileri ve La Fontaine’in fablleri, ortak çizgiler buluyoruz.” -Cemil Meriç
falsetto
it. Kadınsı erkek sesi. Erkek şarkıcıların zorlanarak çıkarttıkları en ince ses “Falsetto terimi 17. yy’da İtalya’da kullanılıyordu.”
falso
it. Bir parça çalınır ya da söylenirken yapılan nota yanlışlığı “Ahenge falso, kalın erkek sesleri de karıştı.” -H. R. Gürpınar
fantastik
fr. Gerçek-dışı ve düşsel nitelikteki olgu ve oluşumları niteleyen sözcük “Bütün hayatı boyunca, ruhu ve bedeniyle birlikte her yere beraber taşıdığı, biraz fantastik bir hikâye, biraz da ayrıcalıklı bir aile hazinesi gibi koruduğu o gizem sonunda çözülmüş müydü yani?” -Buket Uzuner,
fantezi
fr. Biçim ve anlam bakımından bağımsız yapıtlar, Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. “Bilim-kurgu en çok ilgi gösterilen fantezi biçimidir.”
fasıl
ar. 1 Bölüm, kısım, devre 2 Dönem, devre 3 Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi 4 Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna 5 Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü “Kitabı kapadı, biraz durdu, sonra tekrar açarak o faslı sonuna kadar bir hamlede okudu.” -P. Safa. “Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç / Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç” -Y. K. Beyatlı “Radyo ince sazdan sultaniyegâh faslına başlamış.” -A. İlhan.
federatif
Birden fazla devletin kendi yasalarına ve görece bağımsızlığa sahip olarak tek bir devlet yapısı altında birleşmeyi kabul etme durumu “Bu da İtalya, İsviçre, Hollanda ve üç Almanya gibi, benim federatif hükûmetlerim yani Fransa İmparatorluğu olacak.” -Ruşen Eşref Ünaydın,
feodalite
Derebeylik, toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kişinin malı sayan orta çağ devlet sistemi “Eski Roma pretorienlerine rahmet okutan sınıfı, geçmiş feodalitenin yerine ikame ediyor.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün
ferman
“far. 1 Buyruk, emir 2 Osmanlı Devleti’nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık ” “Bizde Tanzimat fermanı henüz okunmamıştır.” -N. Cumalı.
festival
fr. 1 Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi 2 Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik Antalya film festivali 3 Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik: Kiraz festivali. “Bayılıyorum ülkeme. Bu ülkeye!Her gün festival!Her gün çok eğlenceli geçiyor.” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi,
fetiş
fr. İlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, put “Putlar (fetişler): “Kutlu cisimler” demektir.” -Ziya Gökalp
fıkra
ar. 1 Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik 2 Köşe yazısı “Nasrettin Hocanın hemen bütün fıkraları insanla vicdan arasındaki münasebete ilişkindir.” -B. Felek. “Dişimi sıkıp da altı yedi fıkra birden çıkartırsam gazetenin yazıları aksamayacaktı.” -Ç. Altan.
figür
1 Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi 2 Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri, bale figürü, dans figürü 3 Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu “Yukarıdan aşağı tekmil öyle kıymettar, öyle narin, öyle zarif çiniler ve figürlerle süslüydü ki…” -Ruşen Eşref Ünaydın
fiksiyon
fr. Bir sanat eserinde uydurularak bulunmuş şey, günümüzde, roman, kısa hikaye gibi nesir halindeki edebi eserler kastedilir, romanla eş anlamlı kullanıldığı da görülür “Zira, şu dakikada, bu şehir, onun için artık realite değildir. Babil gibi, Ofir gibi, “Semiramis” in asma bahçeleri gibi bir masal, bir fiksiyon’dur.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu.
folklor
fr. Halk bilimi “Hep, folklor, sanatın, ilmin, kültürün kendisidir, ortaya attık.” -F. R. Atay.
forum
Antik Roma kentlerinde, kent merkezinde yer alan, içindeki ve çevresindeki yapılarla Yunan kentlerindeki agora ile aynı işlevi taşıyan alan “Forum meydanını büyük sükutlar kaplamaya başladı.” -Peyami Safa,
fragman
fr. 1 Parça, bir müzik yapıtının bir bölümü 2 tanıtım filmi “Filmlerden önce fragmanları izlemeye bayılırdı.”
fresk
fr. 1 Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boyalarla resim yapma yöntemi 2 Bu yöntemle yapılmış duvar resmi “Ülkemizde bazı tarih eserlerdeki fresklerin onarım görmesi gerekmektedir.”
futa
Bir iş işlerken, veya hamamda bele bağlanan ipek peştemal “Çırağın beline bir futa kuşatıldığı zaman esnaf loncasına kabul edilirdi.”

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir