Polis Eğitimi-Eğitim, İş, Akıl
Emniyet Genel Müdürlüğü ne kadar hızlı değişebilir veya değişime ne kadar hızlı ayak uydurabilir? Emniyetin bu değişimi, Jandarma, Gümrük Muhafaza, Orman Muhafaza, Belediye Zabıtaları, Özel Güvenlik Şirketleri ve kurulması gündemde olan Sınır Polisi gibi kuruluşları etkiler mi? Etkilemeli mi? Aralarında bir uyum, eğitim ve öğretim birliği veya en azından temel konularda aynı dersi alan kuruluş mensupları daha mı faydalı olur? Her kurum görev ve yetkilerini düzenleyen mevzuatlarına uygun bir eğitim modeli ile mi eğitiliyorlar? Bu soruları sayfalarca sıralayabiliriz. Bu bizim kafa karışıklığımızı artıracak çıkmaz bir girdap içerisinde kurumlar birbirlerinin alanlarına çakışacaklar ama, birlikteliği yakalamaları istisnalarla sınırlanacaktır.
Ortak akıl, ortak çözüm, ortak iş, ortak eğitim.
ORTAK TEMEL EĞİTİM
Üniversitelerde güvenlik fakülteleri kurulmalıdır. İki yıllık ve dört yıllık süreler içerisinde mezunlar verilmeli,
è Emniyet Teşkilatı,
è Jandarma,
è Orman, Gümrük ve Sahil Muhafaza,
è Belediye Zabıtaları,
è Özel Güvenlik ve Dedektiflik hizmetleri,
è Sınır Polisi,
Gibi kurum ve kuruluşlar bu okullardan mezun olanlar arasından görevlilerini standartlarına göre seçmelidir.
Bu temel üzerinden hareketle Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Okullarını kapatmalı, üniversitelere devretmelidir.
Sadece Polis Koleji, Polis Enstitüsü ve Polis Akademisi teşkilat ihtiyaçlarına göre alan belirlemeli, eğitim ve öğretim yapmalıdır.
Emniyet Örgütünün Kurmay Sınıfını oluşturulacak bu eğitim yapılanması sadece yöneticiler teknik, teknolojik ve diğer branşlaşmalar üzerinde bir eğitim sistemi oluşturmalıdır.
Polis Teşkilatı iki başlık altında hizmet ve yönetici sınıflamasına gitmelidir.
Yönetici; Polis Koleji, Polis Akademisini bitirenlerden yurt dışı eğitimleri dahil yükselebilen doktora eğitimlerini branşlaşarak hazırlanan yöneticiler Emniyet Amirliği rütbesinden göreve başlamalıdırlar.
Hizmet sınıfı personelin kaynağını üniversite mezunları oluşturmalıdır. Kendi alanlarında bir rütbe sistemi oluşturulmalı, Emniyet Amirliğine kadar yükselmelidirler. Ancak Polis Kolejinden mezun olan öğrencilerin %10’u kadar her yıl Polis Enstitüsü veya Polis Akademisine hizmet sınıfından öğrenci alımı yapılmalıdır. Bunlarda aynı haklarla mezun olmalıdırlar.
Hizmet sınıfı personelin görev yaptığı ilde doğum yeri vb. sınıflama getirilmemeli, zorunlu olmadıkça görev yeri değiştirilmemeli, sürelerle sınırlandırılmamalıdır.
Yönetici personel ise branşına göre ilk kuradan sonra muhtemel görev seyri görülebilir olmalıdır. Terfilerinde ilk on yıldan sonra süre değil kariyer veya ihtiyaç ön planda tutulmalıdır.
Kademe, gösterge, hizmet ve yöneticilerde ayrı ayrı düzenlenmeli, yönetici personelin ihtiyaç duyulduğunda diğer kurumlara yatay geçişlere açık olmalıdır.
Personelin eğitim, atama, terfi ve özlük hakları yeniden düzenlenmelidir.
Polis Memurlarına terfi, yükselme şansı verilmelidir. Personelin kendini geliştirmesi, sorumluluk alması, disiplin kurallarına riayeti çok önemlidir. Mevcut durumda personel performansı çok düşmekte, ceza alan bir memur bunu alışkanlık haline getirmekte sorunlu personel oranı çok yükselmektedir.
İçişleri Bakanlığı belediyelere örnek projeler çıkararak (İmar Planlamasında) hazırlanan Model Karakol ve Emniyet Müdürlüğü binalarına uygun arazi planlaması zorunlu olmalıdır.
Değişen dünyada görülüyor ki statü kazanan bölgelerde yaşayan insanlar adi suçları işlemekte, nitelikli suçlara yönelmektedir. İltica, göç, insan kaçakçılığı veya insan ticareti yeni toplumsal problemleri bütün sahirlere yaymakta, gelişen Ülkemizin Jeo Stratejik durumu bize yeni misyonlar yüklemektedir. Mevcut güvenlik politikası veya yapısı gelecekteki oluşumlara cevap vermede yetersiz kalabilir.
kaynak :isref.com
