Datong Sur Kalesi: Kuzey Sınırının Garnizon Şehri

Bazı şehirler vardır ki, adlarını bilmeseniz bile, onların izini kendi tarihinizde bulursunuz. Datong da bizim için böyle bir şehir. Orhun Yazıtları’nda Çinliler için kullanılan “Tabgaç” adını hatırlıyor musunuz? Bu adın, bir zamanlar Datong’u başkent yapan Tuoba hanedanından geldiği düşünülüyor. Yani Kuzey Çin’in bu sert ve rüzgârlı şehri, Göktürklerin Çin’e verdiği adın da kaynağı olabilir.

Datong, Çin’in kuzeyinde, Shanxi eyaletinin en kuzey ucunda, Moğol bozkırlarının hemen güneyinde yer alıyor. Yüzyıllar boyunca, Çin ile bozkır dünyası arasındaki sınırda duran bir garnizon şehri oldu. Bugün, yeniden inşa edilmiş görkemli surları, Ming döneminden kalma Dokuz Ejderha Paravanı ve şehrin hemen dışındaki muhteşem Yungang Mağaraları ile, Kuzey Çin’in en ilgi çekici şehirlerinden biri. Çin kaleleri serimizin on altıncı durağında, bu sınır şehrini birlikte, sohbet havasında geziyoruz. Her zamanki gibi, kesin bilinenlerle tahminleri ayırmaya özen gösterdik.

Datong sur kalesi
Datong sur kalesi

Datong Nerede?

Datong, Çin’in kuzeyindeki Shanxi eyaletinin kuzey ucunda, Pekin’in yaklaşık 300 kilometre batısında yer alıyor. Şehir, Lös Platosu’nun kuzey kenarında, İç Moğolistan sınırına yakın bir ovada kurulmuş. Bu konum, Datong’u yüzyıllar boyunca Çin ile kuzeydeki bozkır halkları arasındaki bir geçiş noktası yaptı.

Koordinatlar: yaklaşık 40°05′ K, 113°18′ D. Google Haritalar’da konumu açın.

Datong’un iklimi, sert ve karasal. Kışlar uzun, soğuk ve rüzgârlı; yazlar ise kısa ve ılıman. Bölge, Çin’in en önemli kömür üretim merkezlerinden biri ve bu nedenle 20. yüzyılda bir sanayi şehri olarak gelişti. Ama son yıllarda, Datong tarihî mirasını ön plana çıkararak turizme yönelmiş durumda.

Tabgaç: Bir Adın Yolculuğu

Orhun Yazıtları’nda, Göktürkler Çin’i ve Çinlileri “Tabgaç” adıyla anar. Bu ad, yazıtlarda sık sık geçer ve Çin’e karşı yapılan uyarıların merkezinde yer alır. Peki bu ad nereden geliyor?

Araştırmacıların önemli bir kısmına göre, Tabgaç adı, 4. ve 6. yüzyıllar arasında Kuzey Çin’i yöneten Kuzey Wei hanedanını kuran Tuoba boyunun adından geliyor. Tuobalar, Xianbei adlı bozkır halkının bir koluydu. Xianbeilerin dili ve kökeni tartışmalı; bazı araştırmacılar onları Moğol dilli, bazıları ise Türk dilli ya da karma bir topluluk olarak değerlendiriyor. Tuobalar, Kuzey Çin’i ele geçirdikten sonra yaklaşık bir buçuk asır boyunca hüküm sürdü ve Orta Asya’daki halklar arasında Çin’in adı olarak tanındı. Kuzey Wei’nin ilk büyük başkenti ise, bugünkü Datong’du.

Bu ad, Orta Asya’da o kadar yaygınlaştı ki, Göktürk döneminden yüzyıllar sonra bile, Karahanlılar ve diğer Türk toplulukları Çin için “Tabgaç” adını kullanmaya devam etti. Karahanlı hükümdarlarının unvanlarında bile “Tabgaç Han” ifadesi geçiyor. Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügati’t-Türk’ünde de bu ad yer alıyor. Yani Datong, Türk tarihinde Çin’e verilen adın doğduğu şehir olabilir.

Datong surları
Datong surları

Kuzey Wei’nin Başkenti Pingcheng

4. yüzyılın sonlarında, Tuoba boyunun lideri Tuoba Gui, Kuzey Wei hanedanını kurdu ve 398 yılında, bugünkü Datong’un bulunduğu yerde, Pingcheng adlı bir başkent inşa etti. Pingcheng, yaklaşık bir asır boyunca, 494 yılına kadar Kuzey Wei’nin başkenti olarak kaldı. Bu dönemde şehir, Kuzey Çin’in siyasi, askerî ve kültürel merkezi hâline geldi.

Kuzey Wei döneminde Pingcheng, bozkır kültürü ile Çin kültürünün buluştuğu bir şehirdi. Tuobalar, bir yandan bozkır geleneklerini sürdürürken, öbür yandan Çin’in yönetim sistemini, yazısını ve kültürünü benimsedi. Bu dönemde Budizm de Kuzey Wei’de büyük bir yükseliş yaşadı ve devletin desteğiyle yaygınlaştı. Pingcheng’de çok sayıda tapınak ve manastır inşa edildi.

494 yılında, Kuzey Wei imparatoru Xiaowen, başkenti güneydeki Luoyang’a taşıdı. Bu taşınma, Tuobaların Çin kültürünü daha derinden benimsemesinin bir parçasıydı. İmparator Xiaowen, Tuoba soylularının Çin adları almalarını, Çin kıyafetleri giymelerini ve Çince konuşmalarını emretti. Bu “Çinlileşme” politikası, Tuoba kimliğinin zamanla Çin kimliği içinde erimesine yol açtı. Bu süreç, bir anlamda, Orhun Yazıtları’ndaki “Tabgaç”a karşı uyarıların da arka planını oluşturuyor: kendi kimliğini kaybetme korkusu.

Yungang Mağaraları

Kuzey Wei döneminin en görkemli mirası, Datong’un yaklaşık 16 kilometre batısında bulunan Yungang Mağaraları. Bu mağaralar, Wuzhou Dağı’nın güney yamacındaki kumtaşı kayalıklara oyulmuş, yüzlerce Budist tapınağı ve on binlerce heykelden oluşuyor. Kaynaklara göre, mağaraların oyulmasına 5. yüzyılın ortalarında, yaklaşık 460 yılında başlandı ve sonraki birkaç on yıl boyunca devam etti.

Yungang Mağaraları’nın en ünlü heykelleri, kayalara oyulmuş dev Buda heykelleri. Bunların en büyükleri, 15-17 metre yüksekliğe ulaşıyor. Kaynaklarda, ilk beş büyük mağaranın, keşiş Tanyao’nun önerisiyle, Kuzey Wei’nin ilk beş imparatorunu temsil edecek şekilde oyulduğu belirtiliyor. Bu, Budizm ile imparatorluk otoritesinin nasıl birleştirildiğini gösteren ilginç bir örnek.

Yungang Mağaraları’nın sanatsal üslubu, Orta Asya, Hindistan ve Çin etkilerinin bir sentezi. Heykellerin yüz hatlarında, giysilerinde ve süslemelerinde, Gandhara sanatının ve Orta Asya’nın izlerini görmek mümkün. Bu, Kuzey Wei’nin İpek Yolu aracılığıyla batıyla ne kadar yoğun ilişkiler içinde olduğunu gösteriyor. Yungang, 2001’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı ve Çin’in en önemli Budist sanat merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Yungang Mağaraları’nı ziyaret etmek için en az birkaç saat ayırmanızı öneririz. Mağaraların önünde yürürken, her mağaranın içindeki heykelleri ve kabartmaları dikkatlice inceleyin. Bazı mağaralarda, heykellerin üzerindeki renkli boyaların izleri hâlâ görülebiliyor. Mağaraların içindeki ışık ve gölge oyunları, özellikle sabah saatlerinde çok etkileyici.

Kitanlar ve Cürçenler Döneminde Batı Başkent

Kuzey Wei’den sonra, Datong’un önemi bir süre azaldı. Ama 10. yüzyılda, Kitanların kurduğu Liao hanedanı, Datong’u “Batı Başkent” yaptı. Kitanlar, Moğolistan ve Mançurya bozkırlarından gelen bir halktı ve Kuzey Çin’in bir bölümünü yöneten güçlü bir devlet kurmuşlardı. 12. yüzyılda Liao’yu yıkan Cürçenlerin Cin hanedanı da, Datong’u Batı Başkent olarak kullanmaya devam etti.

Kitan ve Cürçen dönemlerinde Datong’da, bugün de ayakta olan önemli Budist tapınakları inşa edildi. Huayan Tapınağı ve Shanhua Tapınağı, bu dönemin en önemli mimari mirasları. Bu tapınaklar, Çin’deki en eski ve en iyi korunmuş ahşap yapılar arasında yer alıyor.

Datong surlarının üzerinde
Datong surlarının üzerinde

Ming Döneminde Sınır Garnizonu

Ming hanedanı döneminde, Datong’un rolü tamamen değişti. Artık bir başkent değil, kuzey sınırının en önemli garnizon şehirlerinden biriydi. Ming hanedanı, Moğollara karşı kuzey sınırını korumak için, sınır boyunca “Dokuz Sınır Garnizonu” olarak bilinen dokuz büyük askerî bölge kurmuştu. Datong, bu dokuz garnizondan biriydi ve Pekin’e en yakın olanlarından biri olduğu için özellikle kritik bir öneme sahipti.

Datong garnizonu, Pekin’in batısından gelebilecek Moğol akınlarını durdurmakla görevliydi. Eğer Datong düşerse, Moğol orduları kolayca Pekin’e doğru ilerleyebilirdi. Bu yüzden Datong’da büyük bir ordu konuşlandırılmıştı ve şehir, son derece güçlü surlarla korunuyordu. Kaynaklarda, Ming döneminde Datong garnizonunda on binlerce askerin bulunduğu belirtiliyor.

Datong’un sınır şehri olarak önemi, Ming döneminin pek çok önemli olayına da yansıdı. Cüyongguan yazımızda anlattığımız 1449 Tumu Felaketi’nde, Ming imparatoru Zhengtong’un ordusu, Oyratlara karşı sefere çıkarken Datong’dan geçmişti. Esen Tayşi’nin orduları da Datong’u tehdit etmişti. 16. yüzyılda Altan Han’ın akınları sırasında da Datong, sık sık Moğol saldırılarına maruz kaldı.

Ancak Datong sadece bir savaş şehri değildi. 1571’de Ming ile Altan Han arasında yapılan barış anlaşmasından sonra, Datong yakınlarında sınır pazarları kuruldu. Bu pazarlarda, Moğollar atlarını, koyunlarını ve hayvan ürünlerini satıyor; karşılığında Çin’den ipek, çay, tahıl ve demir eşyalar alıyordu. Böylece Datong, savaş ile barış, çatışma ile ticaret arasında gidip gelen bir sınır şehri oldu.

Surlar ve Kapılar

Datong’un Ming dönemi surları, kaynaklara göre 1372 yılında, Ming hanedanının ünlü komutanı Xu Da tarafından inşa edildi. Xu Da, serimizin Şanhayguan ve Mutianyu yazılarında da karşımıza çıkan komutan. Surlar, eski Liao ve Cin dönemi surlarının temelleri üzerine inşa edilmiş ve genişletilmişti.

Datong surları, yaklaşık kare biçimli bir alanı çevreliyor. Kaynaklarda surların çevresinin yaklaşık 7 kilometre, yüksekliğinin ise 14 metre civarında olduğu belirtiliyor. Surların dört yönünde birer ana kapı bulunuyor ve her kapının önünde, serimizde sık sık bahsettiğimiz türden kapı avluları var.

Surlar boyunca, düzenli aralıklarla burçlar ve gözetleme kuleleri bulunuyor. Surların köşelerinde ise, büyük köşe kuleleri yer alıyor. Ming döneminin ilerleyen yıllarında barutlu silahların yaygınlaşmasıyla, sur savunmasında toplar ve tüfekler de giderek daha önemli bir rol oynamaya başladı.

Datong eski şehir surları
Datong eski şehir surları

Yeniden İnşa Tartışması

Datong surlarının hikâyesi, 21. yüzyılda ilginç ve tartışmalı bir sayfa açtı. 20. yüzyılın sonlarına gelindiğinde, Datong’un Ming dönemi surları büyük ölçüde harap olmuştu. Surların tuğla kaplamaları sökülmüş, bazı bölümleri tamamen yıkılmış, geriye çoğunlukla toprak dolgu kalmıştı. Eski şehrin içi de, plansız yapılaşma ve sanayileşme nedeniyle büyük ölçüde değişmişti.

2000’li yılların sonlarında, Datong yönetimi, şehrin tarihî mirasını canlandırmak ve turizmi geliştirmek amacıyla iddialı bir proje başlattı. Bu proje kapsamında, Ming dönemi surlarının tamamı yeniden inşa edildi. Surların tuğla kaplamaları yenilendi, kapılar ve kuleler yeniden yapıldı, surların çevresindeki hendek kazıldı. Ayrıca, eski şehrin içindeki pek çok modern bina yıkılarak, yerine geleneksel tarzda yeni yapılar inşa edildi.

Bu proje, Çin’de ve uluslararası alanda büyük tartışmalara yol açtı. Projeyi destekleyenler, Datong’un tarihî kimliğini yeniden kazandığını, turizmin geliştiğini ve şehrin ekonomik olarak canlandığını savundu. Eleştirenler ise, projenin orijinal tarihî dokuyu yok ettiğini, binlerce yerli halkın evlerinden çıkarıldığını ve ortaya çıkan yapıların gerçek tarih değil, bir tür tema parkı olduğunu ileri sürdü. Bu tartışma, Çin’de tarihî mirasın korunması ile yeniden inşası arasındaki gerilimin en çarpıcı örneklerinden biri hâline geldi. Hatta bu sürece dair bir belgesel film de çekildi.

Datong’u ziyaret ederken, bu tartışmayı akılda tutmak faydalı. Bugün gördüğünüz surlar, Ming dönemi surlarının yerinde ve büyük ölçüde onların planına uygun olarak inşa edilmiş; ama büyük kısmı yeni. Bu, surların değerini tamamen ortadan kaldırmıyor; ama gördüğünüz şeyin ne olduğunu bilmek, deneyiminizi daha anlamlı kılacak. Laolongtou yazımızda da benzer bir durumdan söz etmiştik: tarihî bir yerin, yeni yapılar aracılığıyla nasıl yeniden canlandırılabileceği.

Dokuz Ejderha Paravanı

Datong eski şehrinin içinde, Ming döneminden kalma en değerli yapılardan biri olan Dokuz Ejderha Paravanı bulunuyor. Bu, renkli sırlı seramik karolardan yapılmış, üzerinde dokuz ejderhanın kabartma olarak tasvir edildiği, büyük bir duvar. Kaynaklara göre, 1392 yılında, Zhu Yuanzhang’ın on üçüncü oğlu olan ve Datong’da prens olarak görev yapan Zhu Gui’nin sarayının önüne inşa edildi.

Dokuz Ejderha Paravanı, Çin’de bu türden ayakta kalan paravanlar arasında en büyüğü ve en eskilerinden biri olarak kabul ediliyor. Kaynaklarda paravanın uzunluğunun 45 metreyi aştığı belirtiliyor. Pekin’deki Yasak Şehir’de ve Beihai Parkı’nda da benzer dokuz ejderha paravanları bulunuyor; ama Datong’daki, bunların hepsinden daha büyük ve daha eski.

Paravanın üzerindeki dokuz ejderha, sarı, mavi, yeşil ve mor renklerde, bulutların ve dalgaların arasında kıvrılarak tasvir edilmiş. Her ejderhanın duruşu ve ifadesi farklı. Çin kültüründe dokuz, en büyük tek sayı olduğu için imparatorluk gücünün sembolü; ejderha ise imparatorun simgesi. Bu yüzden dokuz ejderhalı bir paravan, sadece imparatorluk ailesine ait yapılarda kullanılabiliyordu. Paravanın önünde, ejderhaların yansımasını görmek için küçük bir havuz bulunuyor.

Zhu Gui’nin sarayı, sonraki yüzyıllarda yangın nedeniyle yok oldu; ama Dokuz Ejderha Paravanı, altı yüz yılı aşkın bir süredir ayakta kalmayı başardı. Bugün, Datong’un en çok ziyaret edilen yerlerinden biri.

Surlar ve kuleler
Surlar ve kuleler

Huayan ve Shanhua Tapınakları

Datong eski şehrinin içinde, Kitan ve Cürçen dönemlerinden kalma iki önemli Budist tapınağı bulunuyor: Huayan Tapınağı ve Shanhua Tapınağı. Bu tapınaklar, Çin’deki en eski ahşap yapılar arasında yer alıyor ve Liao ile Cin dönemlerinin mimari ve sanatsal mirasının en değerli örnekleri.

Huayan Tapınağı, Kitanların Liao hanedanı döneminde, 11. yüzyılda inşa edildi. Tapınak, Liao imparatorluk ailesinin atalarına adanmış bir tapınak olarak da kullanılıyordu. Tapınağın en dikkat çekici özelliği, ana salonunun doğuya bakması. Çin tapınakları genellikle güneye bakar; ama Huayan Tapınağı, Kitanların güneşe ve doğuya saygı gösteren geleneklerine uygun olarak doğuya bakıyor. Bu, bozkır kültürünün Çin mimarisine yansımasının güzel bir örneği.

Huayan Tapınağı’nın alt tapınağındaki kütüphane salonunda, Liao dönemine ait boyalı kil heykeller bulunuyor. Bu heykellerin en ünlüsü, gülümseyen, zarif bir Bodhisattva heykeli; bu heykel, Çin heykel sanatının en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Üst tapınağın ana salonu ise, Çin’deki en büyük ahşap Budist salonlardan biri.

Shanhua Tapınağı ise, eski şehrin güneyinde yer alıyor. Kökeni Tang dönemine kadar uzanan bu tapınağın bugünkü yapıları, büyük ölçüde Liao ve Cin dönemlerine ait. Tapınağın salonlarında, Cin dönemine ait boyalı heykeller ve duvar resimleri bulunuyor. Shanhua Tapınağı, Huayan’a göre daha sakin ve daha az kalabalık; bu yüzden huzurlu bir ziyaret için güzel bir seçenek.

Asılı Tapınak ve Ying İlçesi Ahşap Pagodası

Datong’a gelmişken, şehrin çevresindeki iki olağanüstü yapıyı da görmeden dönmemelisiniz. Bunların ilki, Datong’un güneydoğusunda, Heng Dağı’nın eteğindeki bir kanyonda bulunan Asılı Tapınak. Bu tapınak, dik bir uçurumun yüzüne, yerden onlarca metre yükseklikte, adeta havada asılı gibi inşa edilmiş. Tapınağın binaları, kayaya çakılmış ahşap kirişlerle desteklenen platformların üzerinde duruyor.

Asılı Tapınak’ın kökeni, kaynaklara göre Kuzey Wei dönemine, yani 6. yüzyıla kadar uzanıyor; bugünkü yapılar ise sonraki dönemlerde onarılmış. Tapınağın ilginç bir özelliği, Budizm, Taoculuk ve Konfüçyüsçülük olmak üzere Çin’in üç büyük inanç geleneğine aynı anda adanmış olması. Bir salonda, Buda, Lao Zi ve Konfüçyüs’ün heykelleri yan yana duruyor.

İkinci olağanüstü yapı ise, Datong’un güneyindeki Ying ilçesinde bulunan ahşap pagoda. Kaynaklara göre 1056 yılında, Liao döneminde inşa edilen bu pagoda, dünyanın en eski ve en yüksek tamamen ahşap pagodası olarak kabul ediliyor. Pagodanın yüksekliği 60 metreyi aşıyor ve tek bir çivi kullanılmadan, ahşap parçaların birbirine geçmesiyle inşa edilmiş. Bu pagoda, dokuz yüz yılı aşkın bir süredir depremlere, savaşlara ve zamana direniyor.

Shanxi’nin Ahşap Mirası

Datong’u ziyaret ederken, Shanxi eyaletinin Çin mimarlık tarihindeki özel yerinden de söz etmek gerekiyor. Çin’de, Song döneminden ve daha önceki dönemlerden kalma ahşap yapıların büyük bir kısmı, Shanxi eyaletinde bulunuyor. Kaynaklarda, Çin’de ayakta kalan Yuan döneminden önceki ahşap yapıların önemli bir oranının bu eyalette olduğu belirtiliyor.

Bunun nedenlerinden biri, Shanxi’nin kuru iklimi. Ahşap yapılar, nemli iklimlerde çürümeye ve böcek saldırılarına karşı daha savunmasızken, Shanxi’nin kuru havası onları daha uzun süre korumuş. Ayrıca, Shanxi’nin dağlık ve görece izole coğrafyası, bu yapıların savaşlardan ve yıkımlardan daha az etkilenmesini sağlamış olabilir.

Datong’daki Huayan ve Shanhua Tapınakları, Ying İlçesi’ndeki Ahşap Pagoda ve Pingyao yakınındaki Zhenguo Tapınağı, bu ahşap mirasın en değerli örnekleri. Bu yapıları ziyaret etmek, Çin’in bin yıllık ahşap mimarlık geleneğine yakından bakmak için eşsiz bir fırsat. Tavanlardaki karmaşık destek sistemlerine, kirişlerin birbirine geçme biçimlerine ve süslemelere dikkat edin; tek bir çivi kullanılmadan inşa edilen bu yapılar, gerçek birer mühendislik harikası.

Datong’un Sokaklarında Hayat

Datong’un yeniden inşa edilmiş eski şehri, akşamları özellikle canlı. Surların içindeki sokaklar, ışıklandırılmış geleneksel binalar, lokantalar, çay evleri ve dükkânlarla dolu. Akşam yürüyüşü yaparken, yerel halkın da sokaklarda dolaştığını, parklarda dans ettiğini ve sohbet ettiğini görebilirsiniz.

Datong’un yerel mutfağı da keşfetmeye değer. Shanxi’nin ünlü eriştelerinin yanı sıra, Datong’a özgü bazı lezzetler de var. Bunların en ünlüsü, kızarmış hamur içinde servis edilen ince dilimlenmiş et ve sebzelerden oluşan bir yemek. Ayrıca, kuzu eti, yulaf unundan yapılan erişteler ve Shanxi sirkesiyle tatlandırılan çeşitli yemekler, Datong sofralarının vazgeçilmezleri.

Çocuklarla Datong

Datong, çocuklu aileler için de ilginç bir gezi noktası olabilir. Surların üzerinde bisiklet sürmek, Dokuz Ejderha Paravanı’ndaki renkli ejderhaları saymak ve Yungang Mağaraları’ndaki dev Budaların önünde durmak, çocukların ilgisini çekecek deneyimler. Asılı Tapınak ise, uçurumun yüzündeki konumuyla çocukları büyüleyecek bir yer; ama dar geçitler ve yükseklik nedeniyle küçük çocuklarla dikkatli olmak gerekiyor.

Datong’da Bir Gün

Datong’u gezmek için en az iki gün ayırmanızı öneririz. İlk gününüzü şehrin kendisine ayırabilirsiniz. Sabah erken saatlerde surların üzerine çıkarak, surların çevresinde bir yürüyüş ya da bisiklet turu yapabilirsiniz. Ardından, eski şehrin içindeki Dokuz Ejderha Paravanı’nı, Huayan Tapınağı’nı ve Shanhua Tapınağı’nı ziyaret edebilirsiniz. Akşam, eski şehrin ışıklandırılmış sokaklarında yürüyerek, yerel lokantalarda Shanxi mutfağının lezzetlerini tadabilirsiniz.

İkinci gününüzü, Yungang Mağaraları’na ayırabilirsiniz. Mağaralar, şehir merkezinden kısa bir yolculukla ulaşılabiliyor ve gezmek için birkaç saat gerekiyor. Eğer üçüncü bir gününüz varsa, Asılı Tapınak’a ve Ying İlçesi Ahşap Pagodası’na bir gezi yapabilirsiniz; bu iki yer, aynı gün içinde birleştirilebiliyor.

Fotoğraf İçin En Güzel Noktalar

Datong, fotoğraf meraklıları için pek çok güzel kare sunuyor. Surların üzerinden, özellikle gün batımında, eski şehrin geleneksel çatılarını ve ışıklandırılmış kuleleri fotoğraflamak çok etkileyici. Surların köşe kulelerinin yanından, surların uzun düz hatlarını gösteren geniş açılı kareler de çekebilirsiniz.

Yungang Mağaraları’nda, en güzel ışık genellikle sabah saatlerinde. Güneş, mağaraların önündeki kayalıklara yandan vurduğunda, dev Budaların yüz hatları ve kabartmaların ayrıntıları belirginleşiyor. Ancak bazı mağaraların içinde fotoğraf çekmek yasak olabiliyor; görevlilerin uyarılarına dikkat edin.

Asılı Tapınak’ı en iyi fotoğraflamak için, tapınağın karşısındaki kanyon yamacından ya da aşağıdaki vadi tabanından çekim yapabilirsiniz. Bu açıdan, tapınağın uçurumun yüzüne nasıl tutunduğunu açıkça gösteren dramatik kareler elde etmek mümkün. Dokuz Ejderha Paravanı’nda ise, paravanın önündeki küçük havuzdaki yansımaları da kareye katmayı deneyin.

Video

Datong’un surlarını gitmeden önce biraz görmek isterseniz, aşağıdaki video eski şehir surlarını ve çevresini gösteriyor.

Sınır Pazarları ve At Ticareti

Datong’un tarihinde, savaşların yanında ticaretin de büyük bir yeri var. Ming döneminde, Çin ile Moğollar arasındaki ilişkilerin en önemli unsurlarından biri, “at ticareti”ydi. Çin ordusunun, özellikle süvari birliklerinin, sürekli olarak ata ihtiyacı vardı; ama Çin’in tarım arazilerinde kaliteli at yetiştirmek zordu. Moğol bozkırları ise, dünyanın en iyi atlarını yetiştiren yerlerden biriydi.

Bu nedenle, Ming hanedanı, Moğollarla resmî sınır pazarları kurarak at ticareti yapıyordu. Bu pazarlarda, Moğollar atlarını Çin’in ipeği, çayı, tahılı ve demir eşyalarıyla değiş tokuş ediyordu. Datong, bu sınır pazarlarının en önemli merkezlerinden biriydi. Ancak bu ticaret her zaman sorunsuz değildi; Ming yönetimi zaman zaman pazarları kapatıyor, bu da Moğolların akınlarına yol açabiliyordu. 1571’deki barış anlaşmasından sonra ise, pazarlar düzenli olarak açıldı ve sınırda uzun bir barış dönemi başladı.

Bu at ticareti, bir anlamda, bozkır ile Çin arasındaki binlerce yıllık ilişkinin özeti. İki dünya, birbirine hem tehdit hem de ihtiyaç duyuyordu. Göktürk döneminde de, Uygur döneminde de, Moğol döneminde de, at ve ipek ticareti, bu ilişkinin temel taşlarından biriydi. Datong’un sınır pazarlarında, bu kadim ilişkinin son bölümlerinden biri yaşanıyordu.

Kömür Şehrinden Kültür Şehrine

20. yüzyılda Datong, Çin’in en önemli kömür üretim merkezlerinden biri hâline geldi. Şehrin çevresindeki zengin kömür yatakları, Datong’u bir sanayi şehrine dönüştürdü. Ancak bu sanayileşme, beraberinde hava kirliliği ve çevre sorunlarını da getirdi. Bir dönem Datong, Çin’in en kirli şehirlerinden biri olarak anılıyordu.

Son yıllarda, Datong bu imajını değiştirmek için büyük çaba gösterdi. Şehrin tarihî mirasının ön plana çıkarılması, surların yeniden inşası ve turizmin geliştirilmesi, bu çabanın bir parçası. Ayrıca, kömür madenciliğinin azaltılması ve temiz enerji yatırımları ile şehrin havası da önemli ölçüde iyileşti. Bugün Datong, kömür şehri imajından kurtularak, tarihî ve kültürel bir turizm merkezi olma yolunda ilerliyor.

Datong’dan Bozkıra

Datong’un kuzeyinde, birkaç saatlik bir yolculukla, İç Moğolistan’ın bozkırlarına ulaşabilirsiniz. Bu bozkırlar, yüzyıllar boyunca Hiung-nu’ların, Xianbeilerin, Göktürklerin, Uygurların, Kitanların ve Moğolların yurdu oldu. Bugün de, bu bozkırlarda geniş otlaklar, at sürüleri ve geleneksel keçe çadırlar görmek mümkün.

Datong’dan bozkıra yapılacak bir gezi, Çin ile bozkır arasındaki bu kadim sınırı yerinde hissetmek için harika bir fırsat. Bir yanda, tarım arazileri, köyler ve şehirlerle Çin’in yerleşik dünyası; öbür yanda, uçsuz bucaksız otlaklar ve göçebe hayatın izleriyle bozkır dünyası. Bu iki dünya arasındaki geçiş, Datong’un kuzeyinde, birkaç kilometre içinde gerçekleşiyor. Bu geçişi görmek, serimiz boyunca anlattığımız kalelerin, surların ve geçitlerin neden inşa edildiğini çok daha iyi anlamanızı sağlayacak.

Datong’dan ayrılırken, Yungang’ın dev Budalarını, Huayan Tapınağı’nın doğuya bakan salonunu ve Dokuz Ejderha Paravanı’nın renkli ejderhalarını bir kez daha düşünün. Bu şehir, bozkırdan gelen bir halkın, Çin’in kalbinde kurduğu bir başkentin hatırasını taşıyor. Ve o halkın adı, bizim atalarımızın dilinde, bütün bir medeniyetin adı hâline geldi. Belki de Datong’u ziyaret etmek, kendi tarihimizin unutulmuş bir sayfasını yeniden okumak demek.

Ulaşım ve Pratik Bilgiler

Datong’a Pekin’den ulaşmak oldukça kolay. Pekin ile Datong arasında hızlı tren hattı bulunuyor ve yolculuk birkaç saat sürüyor. Ayrıca, Datong’un bir havalimanı da var ve Çin’in bazı büyük şehirlerinden uçuşlar yapılıyor. Taiyuan ve Pingyao’dan da trenle Datong’a ulaşmak mümkün.

Şehir içinde, surlar ve eski şehrin içindeki tarihî yerler, yürüyerek ya da taksiyle kolayca gezilebiliyor. Yungang Mağaraları’na şehir merkezinden otobüsle ya da taksiyle gidebilirsiniz. Asılı Tapınak ve Ying İlçesi Ahşap Pagodası için ise, bir taksi ya da araç kiralamak en pratik seçenek. Giriş ücretleri ve açılış saatleri değişebildiği için, güncel bilgileri önceden kontrol etmenizi öneririz.

Hangi Mevsimde Gitmeli?

Datong, Çin’in kuzeyinde, yüksek bir platoda yer aldığı için, iklimi oldukça serin. Yazlar ılıman ve hoş; bu yüzden Datong, yaz aylarında Çin’in sıcak şehirlerinden kaçmak isteyenler için güzel bir seçenek. Kışlar ise çok soğuk, rüzgârlı ve kuru. En uygun ziyaret dönemi, mayıs ile ekim arası. Ekim ayında, sonbaharın renkleri ve berrak hava, fotoğraf için muhteşem bir ortam sunuyor.

Ziyaret İpuçları

  • Yungang için yeterli zaman ayırın: Yungang Mağaraları, Datong’un en önemli tarihî yeri. En az birkaç saat ayırın.
  • Surlarda bisiklet sürün: Datong surlarının üzerinde bisiklet kiralamak mümkün; surların çevresinde bir tur, şehri tanımanın güzel bir yolu.
  • Çevre gezisi planlayın: Asılı Tapınak ve Ying İlçesi Ahşap Pagodası, Datong’un çevresindeki en olağanüstü yapılar. Bunlar için ayrı bir gün ayırın.
  • Kışın sıkı giyinin: Datong’un kışları çok soğuk; kalın giysiler, bere ve eldiven şart.
  • Shanxi eriştelerini deneyin: Datong’da, Shanxi’nin ünlü eriştelerinin farklı çeşitlerini tadabilirsiniz.
  • Yeniden inşa ile orijinali ayırın: Surların ve eski şehrin büyük kısmının yeni olduğunu bilerek gezin; orijinal yapılar olan Dokuz Ejderha Paravanı, Huayan ve Shanhua Tapınakları’na özel ilgi gösterin.
Datong Dokuz Ejderha Paravanı
Datong Dokuz Ejderha Paravanı

Xianbeiler ve Bozkırın Mirası

Datong’un tarihini anlamak için, Kuzey Wei’yi kuran Tuobaların ait olduğu Xianbei halkından biraz daha söz etmek gerekiyor. Xianbeiler, milattan sonraki ilk yüzyıllarda, bugünkü Mançurya ve Moğolistan bozkırlarında yaşayan bir halktı. Hiung-nu’ların zayıflamasından sonra, bozkırın en güçlü halklarından biri hâline geldiler.

4. yüzyılda, Çin’in kuzeyi büyük bir kargaşa içindeydi. Bu dönemde, Xianbeiler, Hiung-nu’lar ve diğer bozkır halkları, Kuzey Çin’de kendi krallıklarını kurdu. Çin tarihinde bu dönem, “On Altı Krallık” dönemi olarak biliniyor. Tuobalar, bu krallıklar arasında en başarılı olanıydı ve sonunda Kuzey Çin’in tamamını birleştirdi.

Xianbeilerin dili hakkında kesin bilgi yok; çünkü kendi dillerinde yazılmış metinler çok az. Bazı araştırmacılar, Xianbei dilinin Moğolcaya, bazıları ise Türkçeye yakın olduğunu düşünüyor. Hatta bazıları, Xianbeilerin farklı boyların farklı diller konuştuğu karma bir topluluk olduğunu ileri sürüyor. Bu belirsizliğe rağmen, Xianbeilerin ve özellikle Tuobaların, bozkır kültürü ile Çin kültürü arasında önemli bir köprü olduğu kesin.

Göktürkler, 6. yüzyılın ortalarında yükselişe geçtiğinde, Tuobaların Kuzey Wei’si artık parçalanmış, yerini başka hanedanlara bırakmıştı. Ama Tuobaların adı, Orta Asya’da Çin’in adı olarak yaşamaya devam etti. Göktürkler, Çin’i “Tabgaç” olarak andı ve bu ad, yüzyıllar boyunca Türk dünyasında kullanıldı. Datong’u ziyaret ettiğinizde, Yungang Mağaraları’nın dev Budalarının önünde dururken, bu kadim bağı düşünmek, gezinize derin bir anlam katacak.

Datong’u gezerken, her köşede farklı bir dönemin izine rastlayacaksınız: bir yanda Kuzey Wei’nin Budist sanatı, öbür yanda Kitanların ahşap tapınakları, bir başka köşede Ming prenslerinin ejderhaları ve hepsini çevreleyen, yeni ama görkemli surlar. Bu katmanları birbirinden ayırmak ve her birinin hikâyesini dinlemek, Datong gezisinin en keyifli yanı. Acele etmeyin; bu şehir, sabırla keşfedilmeyi hak ediyor. Ve her katmanda, bozkır ile Çin arasındaki o kadim ilişkinin bir başka izini bulacaksınız.

Datong’a gelmeden önce, Kuzey Wei dönemi ve Tuobalar hakkında biraz okumanızı öneririz. Bu dönem, hem Çin hem de Türk tarihi açısından son derece ilginç ve az bilinen bir dönem. Bu bilgilerle Yungang Mağaraları’nın önünde durduğunuzda, gördüğünüz heykellerin ardındaki hikâyeyi çok daha iyi anlayacak, bozkırdan gelen bir halkın Budizmi nasıl benimseyip bu muhteşem eserleri ortaya çıkardığını hayranlıkla izleyeceksiniz.

Bu hayranlık, Datong’dan ayrıldıktan sonra da uzun süre sizinle kalacak; çünkü burada gördükleriniz, iki büyük dünyanın birbirine dokunduğu nadir anların taşa yazılmış hâli.

Sık Sorulan Sorular

Datong surları orijinal mi? Bugün gördüğünüz surların büyük kısmı, 2000’li yılların sonları ve 2010’ların başında yeniden inşa edildi. Surlar, Ming dönemi surlarının yerinde ve büyük ölçüde onların planına uygun olarak inşa edildi; ama büyük kısmı yeni.

“Tabgaç” adı gerçekten Datong’dan mı geliyor? Araştırmacıların önemli bir kısmına göre, Tabgaç adı, Datong’u başkent yapan Kuzey Wei hanedanını kuran Tuoba boyunun adından geliyor. Bu görüş yaygın olarak kabul ediliyor, ama bazı ayrıntılar tartışmalı.

Yungang Mağaraları ne zaman oyuldu? Kaynaklara göre, 5. yüzyılın ortalarında, Kuzey Wei döneminde oyulmaya başlandı ve birkaç on yıl boyunca devam etti.

Ne kadar zaman ayırmalıyım? Şehir ve Yungang için en az iki gün, Asılı Tapınak ve Ahşap Pagoda için bir gün daha ayırmanızı öneririz.

UNESCO listesinde mi? Yungang Mağaraları, 2001’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Datong surları ise listede değil.

Son Söz

Datong, Çin ile bozkır arasındaki uzun ve karmaşık ilişkinin en canlı tanıklarından biri. Tuobaların Pingcheng’i, Kitanların Batı Başkenti, Ming’in sınır garnizonu; her biri, bu şehrin farklı bir yüzünü anlatıyor. Yungang Mağaraları’nın dev Budaları, Huayan Tapınağı’nın doğuya bakan salonu, Dokuz Ejderha Paravanı’nın renkli ejderhaları ve yeniden inşa edilmiş surların görkemi, Datong’u eşsiz bir yer yapıyor. Ve bizim için, belki de en önemlisi, Orhun Yazıtları’ndaki “Tabgaç” adının bu şehirle olan bağı. Datong’u ziyaret ettiğinizde, Göktürklerin bu adla kimi kastettiğini, belki de daha iyi anlayacaksınız.

Datong eski şehrinde Taiping Kulesi
Datong eski şehrinde Taiping Kulesi

Aynı Yolda Görülecek Diğer Kaleler

Datong, Ming döneminin dokuz sınır garnizonundan biri. Serimizde anlattığımız ve bu sınır savunma sistemiyle bağlantılı diğer kaleler:

Pingyao: Datong’un güneyinde, aynı Shanxi eyaletinde, Ming döneminin en iyi korunmuş ilçe surları.

Cüyongguan ve Badaling: Datong’un doğusunda, Pekin’in kuzeybatısında, başkenti koruyan sed bölümleri. Datong’dan Pekin’e giden yol, bu geçitlerden geçiyordu.

Şanhayguan ve Ciayuguan: Ming Seddi’nin doğu ve batı uçlarındaki büyük geçitler.

Şian Sur Kalesi ve Nankin Sur Kalesi: Ming döneminin en büyük şehir surları.

Yungang Mağaraları'ndaki büyük Buda heykeli
Yungang Mağaraları’ndaki büyük Buda heykeli
Yungang Mağaraları
Yungang Mağaraları

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir