Fucien Tulou’ları: Hakka Halkının Toprak Kale Evleri

Bir kale düşünün ki, içinde bir köyün bütün halkı yaşıyor. Dışarıdan bakıldığında, kalın toprak duvarları, küçük pencereleri ve tek bir kapısıyla, düşmana karşı kapanmış bir savunma yapısı. Ama içine girdiğinizde, sizi ortası açık bir avlu, avlunun etrafında kat kat yükselen ahşap balkonlar, yüzlerce oda, mutfaklar, kuyular ve atalara adanmış küçük bir tapınak karşılıyor. Çocuklar avluda koşuyor, kadınlar balkonlarda çamaşır asıyor, yaşlılar kapı önünde çay içiyor. İşte bu, Fucien tulou’su. Toprak kale evleri.

Çin kaleleri serimizin yirminci durağında, şimdiye kadar anlattığımız surlardan ve geçitlerden çok farklı bir kaleye gidiyoruz. Bu kez bir imparatorluğun sınırlarını değil, bir ailenin, bir köyün hayatını koruyan kaleler. Güneydoğu Çin’in dağlarında, Hakka halkının yüzyıllardır yaşadığı bu eşsiz yapıları birlikte, sohbet havasında keşfedelim. Her zamanki gibi, kesin bilinenlerle efsaneleri ayırmaya özen gösterdik.

Tianluokeng tulou grubu
Tianluokeng tulou grubu

Tulou’lar Nerede?

Fucien tulou’ları, Çin’in güneydoğusundaki Fucien eyaletinin güneybatısında, dağlık ve ormanlık bir bölgede yer alıyor. Tulou’ların en yoğun olduğu bölgeler, Longyan şehrine bağlı Yongding ilçesi ile Zhangzhou şehrine bağlı Nanjing ve Hua’an ilçeleri. Bu bölge, Fucien’in kıyı şehri Xiamen’in yaklaşık 150-200 kilometre batısında bulunuyor.

Chengqi Lou koordinatları: yaklaşık 24°40′ K, 117°04′ D. Google Haritalar’da Chengqi Lou’yu açın.

Bu bölge, yeşil tepeleri, teraslı çay bahçeleri, bambu ormanları ve dağ derelerinden oluşan son derece güzel bir manzaraya sahip. Tulou’lar, bu manzaranın içinde, vadilerin tabanlarında ve tepelerin yamaçlarında, tek başlarına ya da gruplar hâlinde duruyor. Kaynaklara göre, bölgede binlerce tulou bulunuyor; bunların bir kısmı yüzyıllar öncesine ait, bir kısmı ise 20. yüzyılda inşa edilmiş.

Tulou Nedir?

“Tulou” kelimesi, Çincede “toprak bina” anlamına geliyor. Tulou’lar, büyük ölçüde sıkıştırılmış topraktan yapılmış, genellikle yuvarlak ya da kare planlı, çok katlı, kale benzeri toplu konutlar. Bir tulou’da, genellikle aynı soydan gelen birkaç düzine aile, bazen yüzlerce kişi birlikte yaşıyor. Yani tulou, hem bir ev, hem bir köy, hem de bir kale.

Tulou’ların dış duvarları, son derece kalın ve sağlam. Kaynaklarda, bazı tulou’ların duvarlarının tabanda iki metreye yakın kalınlıkta olduğu belirtiliyor. Dış duvarlarda, alt katlarda pencere bulunmuyor; pencereler, sadece üst katlarda ve küçük boyutlarda. Tulou’nun genellikle tek bir ana kapısı var ve bu kapı, kalın ahşaptan yapılmış, demirle kaplanmış. Bütün bu özellikler, tulou’yu dışarıdan gelecek saldırılara karşı son derece güvenli bir yapı yapıyor.

Tianluokeng'de Hakka toprak yapıları
Tianluokeng’de Hakka toprak yapıları

Hakka: Misafir Halk

Tulou’ları inşa eden halkın büyük kısmı, Hakka olarak bilinen bir Han Çinlisi topluluğu. “Hakka” adı, kabaca “misafir halk” ya da “konuk aileler” anlamına geliyor. Bu ad, Hakkaların kuzey Çin’den güneye göç etmiş bir topluluk olmasından kaynaklanıyor.

Hakkaların tarihine dair yaygın anlatıya göre, ataları, kuzey Çin’deki savaşlar, istilalar ve kargaşalar nedeniyle, yüzyıllar boyunca birkaç büyük dalga hâlinde güneye göç etti. Bu göçlerin bir kısmının, 4. yüzyılda, Datong yazımızda anlattığımız bozkır halklarının kuzey Çin’i istila ettiği dönemde başladığı, sonraki dalgaların ise Tang’ın çöküşü, Song’un Moğollara yenilmesi gibi dönemlerde gerçekleştiği anlatılıyor. Ancak bu göç anlatısının ayrıntıları, tarihçiler arasında tartışmalı.

Güneye ulaşan Hakkalar, verimli ovalarda zaten yerleşik olan topluluklarla karşılaştı. Bu yüzden, genellikle dağlık ve daha az verimli bölgelere yerleşmek zorunda kaldılar. Yerel halkla toprak, su ve kaynaklar için zaman zaman çatışmalar yaşandı. Bu “misafir” konumu, Hakkaların kendi kimliklerini, dillerini ve geleneklerini güçlü bir şekilde korumasına yol açtı. Hakkalar, bugün de kendine özgü bir Çince lehçesi konuşuyor ve güçlü bir topluluk bilincine sahip.

Hakkalar, Çin’in modern tarihinde de önemli roller oynadı. Nankin yazımızda anlattığımız Taiping Ayaklanması’nın lideri Hong Xiuquan, bir Hakkaydı. Ayrıca, Güneydoğu Asya’daki Çin diasporasının önemli bir kısmı da Hakka kökenli. Pek çok Hakka, 19. ve 20. yüzyıllarda Malezya, Endonezya, Singapur ve Tayvan gibi ülkelere göç etti.

Neden Kale Gibi Evler?

Tulou’ların neden bu kadar kale benzeri bir yapıya sahip olduğunu anlamak için, bölgenin tarihine bakmak gerekiyor. Fucien’in dağlık iç bölgeleri, yüzyıllar boyunca güvensiz bir yerdi. Eşkıyalar, korsanlar, yerel çatışmalar ve aileler arası kan davaları, bölge halkının hayatını sürekli tehdit ediyordu. Merkezi hükümetin bu uzak bölgelerdeki otoritesi zayıftı; bu yüzden halk, kendi güvenliğini kendisi sağlamak zorundaydı.

Tulou’lar, bu ihtiyaca verilmiş zekice bir cevaptı. Bütün bir soy, tek bir yapıda bir arada yaşayarak, saldırılara karşı birlikte savunma yapabiliyordu. Kalın toprak duvarlar, oklara, kurşunlara ve hatta bazı top atışlarına karşı dayanıklıydı. Tek bir kapı, kolayca savunulabiliyordu. Tulou’nun içindeki kuyular ve erzak depoları sayesinde, sakinler uzun süreli bir kuşatmaya bile dayanabiliyordu. Bazı tulou’ların kapılarının üzerinde, saldırganların kapıyı yakmaya çalışması durumunda yangını söndürmek için su dökülebilecek delikler bile bulunuyor.

Ancak tulou’ları sadece savunma yapıları olarak görmek, onların hikâyesinin yarısını kaçırmak olur. Tulou’lar, aynı zamanda Hakka toplumunun soy bağlarını, dayanışmasını ve ortak yaşam anlayışını yansıtan yapılar. Bir tulou’da yaşayan aileler, aynı atalardan geliyor, aynı tapınakta dua ediyor, aynı avluda bayramları kutluyor ve birbirlerinin sevincini ve acısını paylaşıyordu.

Chengqi Lou
Chengqi Lou

Topraktan Bir Kale Nasıl Yapılır?

Tulou’ların en şaşırtıcı yanı, yapım malzemesi. Bu dev yapıların duvarları, büyük ölçüde sıkıştırılmış topraktan yapılmış. Serimizin önceki yazılarında, Ciayuguan’dan Koşoy Korgon’a kadar pek çok kalede bu tekniğe rastlamıştık. Ama tulou’larda, bu teknik çok daha incelikli bir şekilde uygulanmış.

Tulou duvarları için kullanılan toprak, sıradan bir toprak değil. Kaynaklara göre, ustalar toprağı kum, kireç ve çakılla karıştırıyor, bazen bu karışıma şeker kamışı suyu, yapışkan pirinç lapası ya da yumurta akı gibi organik maddeler de ekliyordu. Bu karışım, uzun süre bekletilerek olgunlaştırılıyor ve ardından duvar kalıplarının içine dökülerek, ağır tokmaklarla katman katman sıkıştırılıyordu. Duvarların içine, dayanıklılığı artırmak için bambu şeritleri ve ahşap kirişler de yerleştiriliyordu.

Bu teknikle inşa edilen duvarlar, son derece dayanıklı. Kaynaklarda, bazı tulou’ların yüzyıllar boyunca depremlere, sellere ve tayfunlara dayandığı anlatılıyor. Toprak duvarlar, ayrıca mükemmel bir ısı yalıtımı sağlıyor: yazın içerisi serin, kışın ise sıcak kalıyor. Bu da Fucien’in sıcak ve nemli ikliminde, tulou’ları son derece konforlu yaşam alanları yapıyor.

Tulou’ların iç kısmı ise, büyük ölçüde ahşaptan yapılmış. Dış duvarın iç yüzüne dayanan ahşap kirişler, katları, odaları, balkonları ve merdivenleri taşıyor. Bu ahşap yapı, tulou’ya sıcak ve canlı bir iç atmosfer kazandırıyor. Bir tulou’nun inşası, kaynaklara göre bazen birkaç yıl, büyük tulou’larda ise on yıllar sürebiliyordu. Bütün soy, inşaata emek ve kaynak sağlayarak katkıda bulunuyordu.

Bir Tulou’nun İnşası: Bütün Bir Soyun Projesi

Bir tulou’nun inşası, sadece bir mimari proje değil, bütün bir soyun ortak çabasıydı. İnşaata karar verildiğinde, soyun yaşlıları bir araya gelerek planı belirler, feng shui uzmanı yeri ve kapının yönünü seçer, ustalar ise malzemeyi hazırlamaya başlardı. Soyun her ailesi, inşaata emek, para ya da malzeme ile katkıda bulunurdu. Katkının büyüklüğüne göre, aileler tulou’da belirli odalara sahip olurdu.

İnşaatın en önemli aşaması, dış duvarların yükseltilmesiydi. Bu iş, kuru mevsimde yapılırdı; çünkü yağmur, sıkıştırılmış toprağı bozabilirdi. Duvarlar katman katman yükselirken, her katmanın kurumasını beklemek gerekiyordu. Bu yüzden büyük bir tulou’nun duvarlarının tamamlanması, birkaç yıl sürebiliyordu. İnşaatın önemli anlarında, örneğin ana kirişin yerleştirilmesinde, törenler düzenlenir, ziyafetler verilir ve iyi talih için dualar edilirdi.

Tulou tamamlandığında, ailelerin yeni evlerine taşınması da büyük bir törenle kutlanırdı. Bu tören, bütün soyun birliğini ve dayanışmasını simgeliyordu. Bugün bir tulou’nun avlusunda durduğunuzda, bu dev yapının, yüzlerce insanın yıllar süren ortak emeğinin ürünü olduğunu hatırlamak, onu daha da etkileyici kılıyor.

Yuvarlak ve Kare Tulou’lar

Tulou’lar, farklı biçimlerde inşa edilmiş. En ünlüleri, yuvarlak tulou’lar. Bu yapılar, dev birer halka gibi, ortasında açık bir avlu bulunan, dairesel planlı yapılar. Yuvarlak tulou’ların avantajı, her odanın eşit büyüklükte olması ve bu sayede ailelerin eşitliğinin sağlanması. Ayrıca yuvarlak biçim, köşesi olmadığı için savunma açısından da avantajlı ve rüzgâra karşı daha dayanıklı.

Kare ve dikdörtgen tulou’lar da yaygın. Bu yapılar, daha eski bir geleneği temsil ediyor ve Çin’in geleneksel avlulu ev mimarisine daha yakın. Bunların yanı sıra, beşgen, sekizgen ve hatta oval biçimli tulou’lar da bulunuyor. Bazı tulou’lar, iç içe geçmiş birkaç halkadan oluşuyor; dış halka en yüksek, iç halkalar ise daha alçak.

Bir tulou’nun tipik iç düzeni şöyle: zemin katta mutfaklar ve yemek odaları, birinci katta erzak depoları, üst katlarda ise yatak odaları bulunuyor. Avlunun ortasında ise, genellikle atalara adanmış bir tapınak ya da salon yer alıyor. Bu salon, soyun ortak törenlerinin, düğünlerin, cenazelerin ve bayram kutlamalarının yapıldığı yer.

Chengqi Lou'nun iç kısmı
Chengqi Lou’nun iç kısmı

Bir Tulou’nun İçinde Hayat

Bir tulou’nun içindeki hayatı hayal etmek, aslında bir köyün hayatını hayal etmek demek. Sabahın erken saatlerinde, zemin kattaki mutfaklardan duman yükselmeye başlıyor. Kadınlar kahvaltı hazırlıyor, erkekler tarlaya ya da çay bahçelerine gitmek için hazırlanıyor. Çocuklar, avluda koşuşturuyor; yaşlılar, kapı önlerinde oturup sohbet ediyor. Avlunun ortasındaki kuyudan su çekiliyor, çamaşırlar yıkanıyor.

Bir tulou’da yaşamak, son derece yakın bir topluluk hayatı demek. Her ailenin kendi odaları olsa da, avlu, merdivenler, balkonlar ve ata salonu ortak alanlar. Bu yüzden komşular, birbirlerinin hayatına her zaman yakın. Bir ailede düğün olduğunda, bütün tulou kutlamaya katılıyor; bir cenaze olduğunda, bütün tulou yas tutuyor. Bayramlarda, özellikle Çin Yeni Yılı’nda, avlu fenerlerle süsleniyor ve bütün soy, ata salonunda bir araya gelerek atalarına saygılarını sunuyor.

Bu yakın yaşam, beraberinde bazı kuralları da getiriyordu. Tulou’nun yönetimi, genellikle soyun yaşlılarının elindeydi. Ortak alanların temizliği, kapının açılıp kapanması, güvenlik ve tören düzenlemeleri gibi konularda, belirli kurallar ve görev paylaşımları vardı. Bu kurallar, bazı tulou’larda, ata salonunun duvarlarına asılı levhalarda yazılı olarak bulunuyor.

Bugün pek çok tulou’da hâlâ insanlar yaşıyor; ama sayıları eskisinden çok daha az. Genç nesillerin büyük kısmı, iş ve eğitim için şehirlere göç etmiş. Tulou’larda kalanlar ise genellikle yaşlılar. Bazı tulou’lar, turizmle birlikte yeniden canlanmış; sakinler, ziyaretçilere çay, el sanatları ve yerel ürünler satıyor, bazıları ise evlerini misafirhaneye dönüştürmüş.

Chengqi Lou: Tulou’ların Kralı

Fucien’deki binlerce tulou arasında en ünlüsü, Yongding ilçesindeki Gaobei köyünde bulunan Chengqi Lou. Bu tulou, büyüklüğü ve karmaşıklığı nedeniyle “Tulou’ların Kralı” olarak anılıyor. Kaynaklara göre, Chengqi Lou’nun inşası 17. yüzyılın ortalarında başladı ve 18. yüzyılın başında, yaklaşık 1709 yılında tamamlandı. Yani inşaat, yarım yüzyılı aşkın bir süre sürdü.

Chengqi Lou, iç içe geçmiş dört halkadan oluşuyor. En dıştaki halka dört katlı ve en yüksek; içteki halkalar giderek alçalıyor. En ortada ise, ata salonu bulunuyor. Kaynaklarda, Chengqi Lou’da toplam 400’e yakın oda olduğu belirtiliyor. Bu tulou’da, en kalabalık döneminde, aynı soydan gelen yüzlerce kişinin yaşadığı anlatılıyor.

Chengqi Lou’yu ziyaret ettiğinizde, ilk şaşıracağınız şey, dış duvarın büyüklüğü olacak. Kalın toprak duvarlar, adeta bir kale gibi yükseliyor. Ama ana kapıdan içeri girdiğinizde, iç içe halkaların, balkonların, merdivenlerin ve avluların oluşturduğu labirent gibi bir dünyayla karşılaşıyorsunuz. Üst kattaki balkonlardan aşağıya baktığınızda, halkaların düzenli geometrisi ve ortadaki ata salonu, gerçekten büyüleyici bir manzara oluşturuyor.

Tianluokeng: Dört Tabak ve Bir Çorba

Tulou’ların en fotoğrafik grubu, Nanjing ilçesindeki Tianluokeng köyünde bulunuyor. Burada, bir dağ yamacında, birbirine yakın beş tulou bir arada duruyor: ortada kare bir tulou, etrafında ise üç yuvarlak ve bir oval tulou. Bu beş tulou, yukarıdan bakıldığında, bir sofrada dizilmiş tabakları andırıyor. Bu yüzden yerel halk, bu gruba “dört tabak ve bir çorba” adını vermiş.

Tianluokeng tulou grubunun en güzel manzarası, köyün yukarısındaki bir seyir noktasından görülüyor. Bu noktadan, beş tulou’nun yeşil tepelerin ve çay bahçelerinin arasında birbirine sokulmuş görüntüsü, Fucien tulou’larının en ünlü fotoğrafı hâline gelmiş. Kaynaklara göre, bu tulou’ların en eskisi, ortadaki kare tulou; diğerleri ise sonraki yüzyıllarda, hatta bazıları 20. yüzyılda inşa edilmiş.

Not: Buradaki “Nanjing ilçesi,” serimizde anlattığımız Nankin şehriyle karıştırılmamalı. Fucien’deki bu ilçenin adı, Çincede farklı bir anlam taşıyan ve Türkçede benzer şekilde yazılan bir isim.

Zhencheng Lou: Tulou’ların Prensi

Yongding ilçesindeki Hongkeng köyünde bulunan Zhencheng Lou, “Tulou’ların Prensi” olarak anılıyor. Kaynaklara göre, 1912 civarında inşa edilen bu tulou, geleneksel tulou mimarisini Batı etkileriyle birleştiriyor. İç halkasında, Batı tarzı sütunlar ve süslemeler bulunuyor; bu da 20. yüzyılın başında, yurt dışına göç etmiş Hakkaların memleketlerine getirdiği etkilerin bir yansıması.

Zhencheng Lou, iki halkadan oluşuyor ve iç yapısı, Çin’in geleneksel “Sekiz Trigram” sembolizmine göre düzenlenmiş. Bu sembolizm, tulou’nun iç bölümlerinin düzeninde ve yangın duvarlarının yerleşiminde kendini gösteriyor. Zhencheng Lou, mimari inceliği ve iyi korunmuş hâliyle, tulou ziyaretinin kaçırılmaması gereken duraklarından biri.

Chengqi Lou'nun içinde merdivenler
Chengqi Lou’nun içinde merdivenler

Diğer Önemli Tulou Grupları

Chengqi Lou, Tianluokeng ve Zhencheng Lou dışında da, Fucien’de görülmeye değer pek çok tulou bulunuyor. Yongding ilçesindeki Hongkeng köyü, farklı biçim ve büyüklükteki tulou’larıyla, adeta bir tulou müzesi gibi. Köyün ortasından geçen derenin iki yanında sıralanan bu tulou’lar arasında, kare, yuvarlak ve beşgen yapılar bulunuyor. Köyde yürüyerek, farklı tulou türlerini bir arada görme fırsatı bulabilirsiniz.

Yongding’deki Chuxi tulou grubu ise, dağların arasında, teraslı tarlaların ortasında duran, daha sakin ve daha az turistik bir grup. Burada, farklı dönemlerde inşa edilmiş, birbirine yakın yuvarlak ve kare tulou’lar bulunuyor. Kalabalıktan uzak, daha otantik bir tulou deneyimi arıyorsanız, Chuxi güzel bir seçenek.

Hua’an ilçesindeki Eryi Lou ise, Hakkalar değil, bölgenin bir başka topluluğu olan Minnan halkı tarafından inşa edilmiş bir tulou. Kaynaklara göre 18. yüzyılın sonlarında inşa edilen bu tulou, son derece kalın duvarları ve iç mekânlarında bulunan duvar resimleri, oymalar ve yazıtlarıyla biliniyor. Eryi Lou, tulou’ların sadece Hakkalara özgü olmadığını, bölgenin farklı toplulukları tarafından da benimsendiğini gösteriyor.

Tulou’larda Savunma Ayrıntıları

Bir tulou’yu ziyaret ettiğinizde, savunma için tasarlanmış ayrıntılara dikkat edin. Dış duvarlardaki küçük pencereler, aslında içeriden dışarıya bakan, dışarıdan ise zor görülen mazgallar gibi işlev görüyor. Bazı tulou’ların üst katlarında, dış duvardan dışarıya doğru çıkıntı yapan gözetleme noktaları bulunuyor; buradan, kapının önüne yaklaşan düşmanlar izlenebiliyordu.

Ana kapı, tulou’nun en zayıf noktası olduğu için özellikle güçlendirilmişti. Kalın ahşap kapılar, demir levhalarla kaplanmış ve arkasından ağır sürgülerle kilitleniyordu. Bazı tulou’larda, kapının üzerinde, saldırganların kapıyı yakmaya çalışması durumunda, yukarıdan su dökülebilecek kanallar bulunuyor. Tulou’nun içindeki kuyular ise, kuşatma sırasında su sıkıntısı çekilmemesini sağlıyordu. Ayrıca, tulou’ların erzak depoları, sakinlerin aylarca dışarı çıkmadan yaşayabilmesine yetecek kadar yiyecek barındırabiliyordu.

Tulou’dan İlham Alan Modern Mimari

Tulou’lar, sadece tarihî yapılar olarak değil, modern mimarlar için de bir ilham kaynağı. Toplu yaşam, enerji verimliliği ve topluluk bağları gibi konularda, tulou’ların sunduğu çözümler, günümüz mimarlarının da ilgisini çekiyor. Örneğin, 2000’li yıllarda Güney Çin’de, düşük gelirli aileler için tasarlanan ve tulou’nun yuvarlak, ortası avlulu biçiminden ilham alan modern bir konut projesi hayata geçirildi. Bu proje, geleneksel mimarinin modern sorunlara nasıl çözüm sunabileceğinin ilginç bir örneği olarak mimarlık çevrelerinde dikkat çekti.

Çocuklarla Tulou’lar

Tulou’lar, çocukların hayal gücünü harekete geçirecek yerler. Dev yuvarlak yapıların içinde, merdivenlerden çıkıp balkonlarda dolaşmak, kuyuları ve mutfakları görmek, çocuklar için adeta bir masal şatosunu keşfetmek gibi. Ancak ahşap balkonlar ve merdivenler, küçük çocuklar için dikkat gerektiriyor. Ayrıca, tulou’ların hâlâ insanların yaşadığı evler olduğunu çocuklara anlatarak, sakinlere saygılı davranmalarını sağlamak önemli.

Feng Shui ve Tulou’ların Yerleşimi

Tulou’ların yerinin seçimi, rastgele değildi. Hakkalar, bir tulou inşa etmeden önce, geleneksel Çin yerleşim bilgisi olan feng shui uzmanlarına danışırdı. Feng shui’ye göre, bir yapının yeri, çevresindeki dağlarla, sularla ve rüzgârlarla uyum içinde olmalıydı. İdeal bir yer, arkasında koruyucu bir dağ, önünde ise açık bir alan ve akan bir su bulunan yerdi.

Bu nedenle, pek çok tulou’nun arkasında bir tepe, önünde ise bir dere ya da ırmak bulunuyor. Tulou’nun ana kapısının yönü de, feng shui ilkelerine göre belirleniyordu. Bu ilkeler, sadece mistik inançlara değil, pratik gözlemlere de dayanıyordu: arkadaki dağ, kış rüzgârlarından koruyor; önündeki su ise, hem içme suyu hem de tarım için gerekli kaynağı sağlıyordu. Böylece, feng shui, yüzyıllar boyunca biriken çevre bilgisini kültürel bir dille ifade ediyordu.

Tulou’lardan Dünyaya

19. ve 20. yüzyıllarda, tulou’larda doğup büyüyen pek çok Hakka, daha iyi bir hayat aramak için yurt dışına göç etti. Bu göçmenler, Güneydoğu Asya’da, Malezya’da, Endonezya’da, Singapur’da, Tayland’da ve hatta Amerika’da yeni hayatlar kurdu. Pek çoğu, ticaret, madencilik ve tarım gibi alanlarda başarılı oldu.

Bu göçmenlerin önemli bir kısmı, memleketleriyle bağlarını koparmadı. Kazandıkları parayla, köylerine okullar, köprüler ve yeni tulou’lar inşa ettirdiler. Zhencheng Lou’daki Batı tarzı süslemeler, bu bağların bir yansıması. Bugün de, dünyanın dört bir yanındaki Hakka toplulukları, atalarının tulou’larını ziyaret etmek için Fucien’e geliyor. Bazı tulou’larda, bu ziyaretçiler için soy kütükleri ve aile tarihlerini anlatan sergiler düzenleniyor.

Bu hikâye, tulou’ların sadece birer bina değil, dünyaya yayılmış bir topluluğun ortak hafızasının mekânları olduğunu gösteriyor. Bir tulou’nun ata salonunda, Malezya’dan ya da Amerika’dan gelmiş bir Hakka ailesinin, atalarına saygılarını sunduğunu görmek, bu hafızanın hâlâ ne kadar canlı olduğunu hatırlatıyor.

Füze Silosu Efsanesi

Tulou’larla ilgili en eğlenceli hikâyelerden biri, 20. yüzyılın ortalarında, Soğuk Savaş döneminde ortaya çıktığı anlatılan bir efsane. Bu efsaneye göre, ABD istihbarat analistleri, uydu fotoğraflarında Fucien’in dağlarında beliren devasa yuvarlak yapıları görünce, bunların gizli nükleer füze siloları olabileceğinden şüphelenmiş. Bu yapıların aslında yüzyıllardır insanların yaşadığı toprak evler olduğunun anlaşılması ise, ancak daha sonra mümkün olmuş.

Bu hikâye, tulou’lar hakkında yazılan pek çok kaynakta ve turist rehberinde anlatılıyor. Ancak bu hikâyenin belgelenmiş bir gerçeğe dayanıp dayanmadığı belirsiz; büyük ihtimalle, zamanla süslenmiş ya da tamamen uydurulmuş bir anlatı. Yine de bu efsane, tulou’ların ne kadar sıra dışı ve şaşırtıcı yapılar olduğunu güzel bir şekilde anlatıyor. Gerçekten de, yukarıdan bakıldığında, bu dev yuvarlak yapılar, insanın aklına hemen bir ev getirmiyor.

UNESCO ve Koruma

2008 yılında, Fucien tulou’ları UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Bu listede, Yongding, Nanjing ve Hua’an ilçelerindeki 46 tulou, birkaç grup hâlinde yer alıyor. Chengqi Lou, Zhencheng Lou ve Tianluokeng grubu, bu listenin en ünlü üyeleri arasında. UNESCO, tulou’ları, toplu yaşam ve savunma için inşa edilmiş, çevreleriyle uyum içinde olan eşsiz yapılar olarak tanımlıyor.

UNESCO listesine alınmasıyla birlikte, tulou’lar hızla ünlü bir turizm merkezi hâline geldi. Bu turizm, bölgeye ekonomik canlılık getirdi ve pek çok tulou’nun onarılmasını sağladı. Ancak aynı zamanda, bazı sorunlar da beraberinde getirdi. Kalabalık ziyaretçi grupları, tulou’larda yaşayan sakinlerin günlük hayatını etkiliyor. Bazı tulou’lar, neredeyse tamamen ticarileşmiş; avlular hediyelik eşya tezgâhlarıyla dolmuş durumda. Ayrıca, sakinlerin şehirlere göç etmesiyle boşalan bazı tulou’lar, bakımsız kalarak harabeye dönüşüyor.

Bu dengeyi korumak, tulou’ların geleceği için önemli bir mesele. Ziyaretçiler olarak, tulou’larda yaşayan insanların özel alanlarına saygı göstermek, onların evlerine izinsiz girmemek ve yerel ekonomiye destek olmak için yerel ürünler satın almak, bu dengeye katkıda bulunmanın yolları.

Tulou’larda Bir Gün

Tulou’ları gezmek için en az iki gün ayırmanızı öneririz. Tulou’lar geniş bir alana yayılmış ve farklı gruplar arasında ulaşım zaman alıyor. İlk gününüzü, Yongding ilçesindeki tulou’lara ayırabilirsiniz. Sabah erken saatlerde Chengqi Lou’ya gidin, ardından Hongkeng köyündeki Zhencheng Lou’yu ve çevresindeki diğer tulou’ları gezin. Hongkeng köyü, ırmak kenarında sıralanmış farklı biçimlerdeki tulou’larıyla, yürüyerek gezilebilecek güzel bir köy.

İkinci gününüzü, Nanjing ilçesindeki tulou’lara ayırabilirsiniz. Sabahın erken saatlerinde Tianluokeng’in seyir noktasına giderek, beş tulou’nun sabah sisi içindeki görüntüsünü izleyin. Ardından, tulou’ların içine girerek gezin. Nanjing ilçesindeki Yunshuiyao köyü de, ırmak kenarındaki tulou’ları, yaşlı banyan ağaçları ve taş köprüleriyle, son derece huzurlu bir yer.

Eğer mümkünse, bir geceyi bir tulou’da geçirin. Pek çok tulou’da, sakinlerin işlettiği basit misafirhaneler bulunuyor. Bir tulou’da gece kalmak, gündüz kalabalık gittikten sonra, tulou’nun gerçek atmosferini hissetmek için eşsiz bir fırsat. Akşam, avluda oturup yıldızları izlerken ve sabah, mutfaklardan yükselen dumanlarla uyanırken, yüzyıllardır burada yaşayan insanların hayatını biraz da olsa paylaşmış olacaksınız.

Video

Tulou’ları gitmeden önce biraz görmek isterseniz, aşağıdaki video yuvarlak tulou’ların içini ve içindeki hayatı gösteriyor.

Hakka Kültürü ve Mutfağı

Tulou’ları ziyaret ederken, Hakka kültürünü ve mutfağını da tanıma fırsatı bulacaksınız. Hakka mutfağı, sade, doyurucu ve tuzlu tatlarıyla biliniyor. Bu mutfak, Hakkaların zor koşullarda, dağlık bölgelerde yaşamasının bir yansıması; yiyecekleri uzun süre saklayabilmek için tuzlama, kurutma ve turşu yapma teknikleri yaygın olarak kullanılıyor.

Hakka mutfağının en ünlü yemeklerinden biri, tuzda pişirilmiş tavuk. Bu yemekte, bütün bir tavuk, tuz içinde pişirilerek son derece yumuşak ve lezzetli hâle getiriliyor. Bir diğer ünlü yemek, içi et doldurulmuş tofu. Ayrıca, kurutulmuş ve tuzlanmış hardal yeşilliğiyle pişirilen domuz eti ve çeşitli pirinç keki türleri de, Hakka sofralarının vazgeçilmezleri. Tulou’ların bulunduğu bölgede, yerel olarak yetiştirilen çaylar da ünlü; özellikle oolong çayı türleri.

Hakka kültürünün bir diğer önemli unsuru, halk şarkıları. Hakka dağ şarkıları, çalışırken, sevgiliye seslenirken ya da bayramlarda söylenen, son derece içten ve doğaçlama şarkılar. Bazı tulou’larda, ziyaretçiler için bu şarkıların gösterileri düzenleniyor.

Ulaşım ve Pratik Bilgiler

Tulou’lara ulaşmanın en yaygın yolu, Fucien’in kıyı şehri Xiamen’den. Xiamen’den Yongding ve Nanjing ilçelerine otobüslerle ya da özel araçla birkaç saatte ulaşabilirsiniz. Ayrıca, Longyan şehrinin hızlı tren istasyonu da tulou bölgesine yakın; buradan taksi ya da otobüsle tulou’lara gidebilirsiniz. Pek çok tur şirketi, Xiamen’den tulou’lara günübirlik ya da iki günlük turlar düzenliyor.

Tulou’lar geniş bir alana yayıldığı için, bölgede dolaşmak için bir araç ve şoför kiralamak en pratik seçenek. Önemli tulou grupları için genellikle giriş bileti alınıyor; bazı biletler, birden fazla tulou’yu kapsıyor. Giriş ücretleri ve ulaşım seçenekleri değişebildiği için, güncel bilgileri önceden kontrol etmenizi öneririz.

Hangi Mevsimde Gitmeli?

Fucien, subtropikal bir iklime sahip. Yazlar sıcak, nemli ve yağışlı; tayfun mevsimi de genellikle yaz sonu ve sonbahar başına denk geliyor. Kışlar ise ılıman. En rahat ziyaret dönemleri, ilkbahar (mart-mayıs) ve sonbahar (ekim-kasım). İlkbaharda, çay bahçeleri yeşilleniyor ve dağlar çiçeklerle süsleniyor. Sonbaharda ise hava serin ve kuru, gökyüzü berrak. Sabahları vadilerde oluşan sis, Tianluokeng gibi yerlerde muhteşem fotoğraf fırsatları sunuyor.

Ziyaret İpuçları

  • Bir gece tulou’da kalın: Bu, tulou’nun gerçek atmosferini hissetmenin en iyi yolu.
  • Sakinlere saygı gösterin: Tulou’lar hâlâ insanların yaşadığı evler; özel odalara izinsiz girmeyin, fotoğraf çekmeden önce izin isteyin.
  • Erken kalkın: Tianluokeng’in sabah sisi içindeki görüntüsü, tulou gezisinin en unutulmaz anlarından biri.
  • Yerel ürünleri deneyin: Hakka mutfağını, yerel çayları ve el sanatlarını tadın ve satın alın; bu, yerel ekonomiye destek olur.
  • Rahat ayakkabı giyin: Tulou’ların içindeki ahşap merdivenler dik ve dar olabiliyor.
  • Yeterli zaman ayırın: Tulou’lar geniş bir alana yayılmış; en az iki gün ayırmanızı öneririz.
Zhencheng Lou
Zhencheng Lou

Bir Tulou’da Gündelik Hayat Nasıldı?

Bu yapıları sadece taş ve topraktan ibaret görmek büyük haksızlık olur. Bir tulou, aslında tek çatı altında yaşayan koca bir köydü. Aynı soyadını taşıyan onlarca aile, bazen yüzlerce kişi, halka şeklindeki odalara yerleşir; her aile dikey bir dilim alırdı. Yani zemin kattaki mutfak, birinci kattaki ambar ve üst katlardaki yatak odaları çoğu zaman aynı aileye aitti. Bu düzen kimsenin diğerinden daha iyi bir konumda olmadığı, oldukça eşitlikçi bir yaşam anlamına geliyordu.

Sabahları avlu hareketlenirdi. Kadınlar ortak kuyudan su çeker, çocuklar avlunun ortasında koşturur, yaşlılar gölgede oturup sohbet ederdi. Avlunun merkezinde çoğunlukla bir ata salonu bulunurdu; düğünler, cenazeler ve bayram törenleri burada yapılırdı. Bir ailenin sevinci de acısı da bütün yapının ortak meselesi olurdu. Düşünsenize, komşunuzla aynı duvarı değil, aynı hayatı paylaşıyorsunuz.

Akşam olunca tek giriş kapısı kapanır, kalın sürgüler yerine oturtulurdu. Dışarıda haydutlar ya da bölgedeki çatışmalar olsa bile içerisi küçük ve güvenli bir dünyaya dönüşürdü. Ambarlarda aylarca yetecek tahıl, avluda kuyu suyu olduğu için kuşatmalara uzun süre dayanabildikleri anlatılır. Kale ile ev arasındaki o ince çizgi tam da burada belirginleşir.

Bugün pek çok tulouda hâlâ insanlar yaşıyor, ancak gençlerin büyük kısmı şehirlere taşınmış durumda. Ziyaret ettiğinizde avluda çay satan, el yapımı ürünlerini sergileyen yaşlı sakinlerle karşılaşmanız muhtemel. Onlarla birkaç kelime de olsa sohbet etmek, bu yapıları anlamanın belki de en güzel yolu. Fotoğraf çekmeden önce izin istemek ve özel alanlara girmemek, misafirliğin olmazsa olmazı.

Bir de şunu eklemek lazım: tulouların toprak duvarları yazın içeriyi serin, kışın ise ılık tutar. Bu yüzden gezerken duvarlara dokunup o kalınlığı hissetmeyi unutmayın; yüzyıllardır süren bir mühendislik aklının izlerini parmak uçlarınızda duyacaksınız.

Son olarak, tulou ziyaretinizi aceleye getirmemenizi öneririm. Bir yapıdan diğerine koşturmak yerine birkaçını seçip her birinde biraz oturmak, avlunun sesini dinlemek ve ışığın gün içinde nasıl değiştiğini izlemek çok daha kalıcı bir anı bırakır. Özellikle öğleden sonra geç saatlerde güneş toprak duvarlara vurduğunda ortaya çıkan sıcak renkler, fotoğraf meraklıları için de ayrı bir şölen sunuyor.

Sık Sorulan Sorular

Tulou ne demek? Çincede “toprak bina” anlamına geliyor. Büyük ölçüde sıkıştırılmış topraktan yapılmış, kale benzeri toplu konutlar.

Tulou’larda hâlâ insanlar yaşıyor mu? Evet, pek çok tulou’da hâlâ insanlar yaşıyor; ama sayıları eskisinden çok daha az.

En ünlü tulou hangisi? Yongding ilçesindeki Chengqi Lou, “Tulou’ların Kralı” olarak anılıyor. Nanjing ilçesindeki Tianluokeng grubu ise en fotoğrafik tulou grubu.

Füze silosu hikâyesi gerçek mi? Bu hikâye çok anlatılıyor, ama belgelenmiş bir gerçeğe dayanıp dayanmadığı belirsiz. Büyük ihtimalle süslenmiş bir efsane.

UNESCO listesinde mi? Evet, 2008’de 46 tulou, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı.

Son Söz

Fucien tulou’ları, serimizdeki en sıra dışı kaleler. Bunlar, imparatorlukların sınırlarını korumak için değil, ailelerin hayatlarını, soyların birliğini ve toplulukların geleceğini korumak için inşa edilmiş kaleler. Kalın toprak duvarların içinde, yüzyıllar boyunca doğumlar, düğünler, bayramlar ve vedalar yaşandı. Bir tulou’nun avlusunda durup yukarıya, kat kat yükselen balkonlara baktığınızda, burada yaşayan nesillerin seslerini duyar gibi olacaksınız. Ve belki de, bir kalenin en büyük gücünün, duvarlarının kalınlığından değil, içinde yaşayan insanların birbirine olan bağlılığından geldiğini fark edeceksiniz.

Zhencheng Lou'nun içi
Zhencheng Lou’nun içi

Aynı Yolda Görülecek Diğer Kaleler

Nankin Sur Kalesi: Güneydoğu Çin’de, Ming hanedanının ilk başkentinin dev surları.

Pingyao: Kuzey Çin’de, avlulu evleriyle tulou’lardaki toplu yaşamı farklı bir biçimde yansıtan yaşayan eski şehir.

Cingcou ve Siangyang: Hakkaların atalarının göç yolları üzerindeki, Yangtze ve Han ırmaklarının kıyısındaki kale şehirler.

Serimizin bir sonraki yazısında, Güney Çin’in bir başka ilginç savunma yapısı olan Kaiping diaolou’larına gideceğiz.

Tulou duvarlarının yapım tekniği
Tulou duvarlarının yapım tekniği

Aynı güney rotasında Kaiping Diaolou kulelerini de görebilirsiniz.

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir