Laolongtou: Çin Seddi’nin Denize Uzanan Ejderha Başı

Bir duvar düşünün ki, binlerce kilometre boyunca çölleri, dağları, ırmakları ve ovaları aştıktan sonra, sonunda denize ulaşıyor ve orada durmak yerine, başını suya uzatıyor. Sanki bir ejderha, uzun yolculuğunun sonunda denizden su içmek için eğilmiş gibi. Çinliler bu yere “Laolongtou” diyor; yani “Yaşlı Ejderhanın Başı.” Burası, Çin Seddi’nin Bohay Denizi’ne kavuştuğu yer.

Bir önceki yazımızda Şanhayguan’ı, yani “göğün altındaki birinci geçidi” anlatmıştık. Şimdi o geçidin birkaç kilometre güneyine, seddin dalgalarla buluştuğu noktaya iniyoruz. Çin kaleleri serimizin sekizinci durağında, deniz kokusu, martı sesleri ve dalgaların surlara çarpışı eşliğinde, sohbet havasında bir gezinti yapacağız. Burada gördüklerinizin önemli bir kısmının yakın dönemde yeniden inşa edildiğini baştan söyleyelim; tarihî olanla yeni olanı ayırmaya özen göstereceğiz.

Laolongtou: Seddin denize uzanan ucu
Laolongtou: Seddin denize uzanan ucu

Laolongtou Nerede?

Laolongtou, Hebei eyaletinin Çinhuangdao şehrine bağlı Şanhayguan ilçesinde, Şanhayguan kalesinin yaklaşık 4-5 kilometre güneyinde yer alıyor. Burası, Bohay Denizi’nin kuzeybatı kıyısı. Bohay Denizi, Sarı Deniz’in kuzeybatı ucunda, Liaodong ve Şandong yarımadaları arasında kalan, neredeyse kapalı bir iç deniz.

Koordinatlar: yaklaşık 39°58′ K, 119°47′ D. Google Haritalar’da konumu açın.

Laolongtou’nun bulunduğu yer, kıyı şeridinin denize doğru hafifçe çıkıntı yaptığı bir nokta. Bu çıkıntı, seddin denize uzanması için doğal bir zemin oluşturuyor. Kıyının hemen yakınında kumsallar, biraz daha ötede ise Çinhuangdao’nun limanı ve şehir merkezi bulunuyor. Batıda ise ünlü tatil beldesi Beidaihe yer alıyor.

Şanhayguan kalesinden Laolongtou’ya giden yol, aslında seddin kendisini takip ediyor. Ming döneminde, kaleden denize kadar uzanan bir sed duvarı vardı. Bu duvarın bir kısmı bugün kalıntı hâlinde, bir kısmı ise yeniden inşa edilmiş durumda. Kaleden Laolongtou’ya giderken, bu duvarın izlerini görmek mümkün.

Laolongtou adı, Çincede “yaşlı ejderhanın başı” anlamına geliyor. Bu ad, Çin Seddi’nin bir ejderhaya benzetilmesinden geliyor. Çin kültüründe sed, sık sık dağların sırtlarında kıvrılarak uzanan dev bir ejderha olarak tasvir edilir. Bu benzetme, seddin dağların üzerinde yükselip alçalan, kıvrılan ve dönen görünümünden kaynaklanıyor.

Eğer sed bir ejderhaysa, onun bir başı ve bir kuyruğu olmalı. Çin geleneğinde, ejderhanın başı doğuda, denizde; kuyruğu ise batıda, çölde kabul edilir. Yani Laolongtou ejderhanın başı, Ciayuguan ise kuyruğu. Bu güzel benzetme, seddin iki ucunu birbirine bağlayan şiirsel bir bakış açısı sunuyor. Ejderhanın başını denize uzatması, Çin kültüründe ejderhaların suyla olan güçlü ilişkisini de yansıtıyor.

Yaşlı Ejderha Başı ve deniz
Yaşlı Ejderha Başı ve deniz

Çin Kültüründe Ejderha

Laolongtou’yu anlamak için, Çin kültüründe ejderhanın ne anlama geldiğini bilmek faydalı. Batı kültüründe ejderha genellikle ateş püsküren, korkunç ve yok edilmesi gereken bir canavar olarak tasvir edilir. Çin kültüründe ise durum çok farklı. Çin ejderhası, güç, bilgelik, bereket ve iyi talihin sembolü. Yılan gibi uzun bir gövdesi, geyik boynuzları, aslan yelesi, kartal pençeleri ve balık pulları olan, bulutların arasında uçan ve yağmuru getiren kutsal bir varlık.

Çin ejderhaları, özellikle suyla ilişkilendirilir. Irmakların, göllerin ve denizlerin ejderha krallar tarafından yönetildiğine inanılırdı. Kuraklık dönemlerinde insanlar, yağmur yağdırması için ejderhalara dua ederdi. Bu nedenle, seddin “ejderha başının” denize uzanması, Çin kültürel hayal gücünde son derece anlamlı bir imge. Ejderha, uzun yolculuğunun sonunda, kendi doğal yurdu olan suya kavuşuyor.

Ejderha, aynı zamanda imparatorluk gücünün de sembolüydü. Çin imparatorları kendilerini ejderhanın soyundan gelen ya da ejderhanın gücünü taşıyan kişiler olarak görürdü. İmparatorun tahtına “ejderha tahtı”, giysisine “ejderha cübbesi” denirdi. Bu açıdan bakıldığında, imparatorluğun sınırlarını koruyan seddin bir ejderhaya benzetilmesi, imparatorluk gücünün sınırları boyunca uzandığını sembolize ediyor.

Türk kültüründe de ejderha figürü önemli bir yere sahip. On iki hayvanlı Türk takviminde ejderha (lu) yer alır. Anadolu’daki Selçuklu ve Artuklu dönemi yapılarında, kapı ve kemer süslemelerinde ejderha motiflerine rastlanır. Bu motiflerin bir kısmı, Orta Asya üzerinden gelen kültürel etkileşimlerin izlerini taşır. Laolongtou’da ejderha imgesini düşünürken, bu ortak kültürel mirası da hatırlamak ilginç.

Seddin Denize Uzanması

Laolongtou’nun tarihi, Şanhayguan’ın tarihiyle iç içe. Bir önceki yazımızda anlattığımız gibi, Şanhayguan 1381’de Ming komutanı Xu Da tarafından kuruldu. Bu dönemde kaleden denize doğru bir sed duvarı da inşa edildi. Ancak bu ilk duvar, denizin içine uzanmıyordu; kıyıda sona eriyordu.

Ming yöneticileri zamanla şunu fark etti: Eğer sed kıyıda biterse, düşman süvarileri gelgit sırasında ya da sığ sularda denizin içinden geçerek seddin ucunu dolaşabilir. Bu zayıf noktayı kapatmak için, seddin denizin içine doğru uzatılması gerekiyordu. Kaynaklara göre, 16. yüzyılın sonlarında, Ming komutanı Qi Jiguang’ın önderliğinde, seddin denize uzanan kısmı inşa edildi. Bu yapı, Çincede “Denize Giren Taş Şehir” anlamına gelen bir adla anılıyor.

Denize uzanan bu taş yapı, devasa granit bloklardan inşa edildi. Taş bloklar, birbirine kenetlenecek şekilde yontuldu ve aralarına demir kenetler yerleştirildi. Bu teknik, yapının dalgaların gücüne karşı dayanıklı olmasını sağlıyordu. Kaynaklarda ayrıca, taşların arasındaki boşlukların doldurulması için özel harçlar kullanıldığından söz ediliyor; bu harçların içinde pirinç unu gibi organik malzemelerin bulunduğuna dair anlatılar Çin’in eski yapılarında yaygın, ama Laolongtou’da tam olarak hangi karışımın kullanıldığı konusunda kesin bilgiye ulaşamadık.

Denize uzanan yapının yanı sıra, kıyıda da bir kale inşa edildi. Bu kale, Ninghai Kalesi olarak biliniyor ve denize uzanan seddin arkasında, onu korumak ve garnizona ev sahipliği yapmak amacıyla kurulmuştu.

Laolongtou'da denize giren sed
Laolongtou’da denize giren sed

Qi Jiguang: Korsanlarla ve Moğollarla Savaşan Komutan

Laolongtou’nun hikâyesinde önemli bir yer tutan Qi Jiguang, Ming döneminin en ünlü ve en saygı duyulan komutanlarından biri. 1528’de doğan Qi Jiguang, kariyerine Çin’in güneydoğu kıyılarında başladı. Bu dönemde Çin kıyıları, “wokou” adı verilen korsanların sürekli saldırılarına maruz kalıyordu. Bu korsanlar, kaynaklarda genellikle “Japon korsanlar” olarak anılsa da, aslında aralarında çok sayıda Çinli ve başka uluslardan insanlar da bulunuyordu.

Qi Jiguang, bu korsanlarla mücadele etmek için yeni bir ordu oluşturdu. Askerlerini sıkı bir disiplinle eğitti ve onlara yeni savaş taktikleri öğretti. “Mandalina ördeği düzeni” olarak bilinen, farklı silahlara sahip askerlerin birlikte hareket ettiği küçük birlik düzenleri geliştirdi. Bu yenilikler sayesinde Qi Jiguang’ın ordusu, korsanlara karşı bir dizi büyük zafer kazandı. Qi Jiguang’ın askerleri, halk arasında “Qi Ordusu” olarak ün kazandı.

Güneydeki başarılarından sonra Qi Jiguang, 1568’de kuzeye, Pekin’in kuzeyindeki sed bölgesine atandı. Burada, Moğol akınlarına karşı savunmayı güçlendirmekle görevlendirildi. Qi Jiguang, kuzey sınırında yaklaşık on altı yıl görev yaptı ve bu süre içinde sed boyunca yüzlerce gözetleme kulesi inşa ettirdi, sed duvarlarını güçlendirdi ve garnizonların düzenini yeniden organize etti. Pekin çevresinde bugün ziyaret edilen pek çok sed bölümünün, Qi Jiguang döneminde güçlendirildiği kabul ediliyor.

Qi Jiguang, aynı zamanda askerî konularda kitaplar da yazdı. Bu kitaplar, askerlerin eğitimi, savaş taktikleri ve savunma yapılarının inşası hakkında ayrıntılı bilgiler içeriyor ve Çin askerî düşüncesinin önemli eserleri arasında sayılıyor. Qi Jiguang, bugün Çin’de bir ulusal kahraman olarak anılıyor; doğduğu yer olan Şandong’daki Penglai’de onun anısına bir tapınak bulunuyor.

Ninghai Kalesi

Laolongtou’yu ziyaret ettiğinizde, denize uzanan seddin arkasında, kıyıda yükselen bir kale göreceksiniz. Bu, Ninghai Kalesi. Adı Çincede “denizi sakinleştiren” ya da “denizin huzuru” gibi bir anlam taşıyor. Kale, Ming döneminde Laolongtou’nun savunması için kurulmuş ve bir garnizona ev sahipliği yapmıştı.

Ninghai Kalesi’nin bugünkü yapıları büyük ölçüde yeniden inşa edilmiş. Kalenin içinde, Ming dönemi garnizon hayatını canlandırmaya çalışan yapılar bulunuyor: komutanlık binası, askerlerin yatakhaneleri, silah deposu ve küçük bir tapınak. Bu yapılar, ziyaretçilere bir sınır kalesindeki günlük hayat hakkında fikir veriyor. Ancak burada gördüklerinizin tarihî yapıların aslı değil, onların modern canlandırmaları olduğunu unutmamak gerekiyor.

Kalenin surlarına çıkarak, bir yanda denizi, öbür yanda Şanhayguan yönüne uzanan sed duvarını görebilirsiniz. Surların üzerinden, Laolongtou’nun denize uzanan kısmının genel planını da izlemek mümkün.

Chenghai Köşkü ve İmparatorların Şiirleri

Laolongtou’nun en dikkat çekici yapılarından biri, denize uzanan seddin üzerinde yükselen iki katlı Chenghai Köşkü. Adı “Berrak Deniz Köşkü” ya da “Durgun Deniz Köşkü” gibi anlamlara geliyor. Köşk, kırmızı sütunları, kıvrık saçaklı çatısı ve geniş balkonlarıyla, denizi seyretmek için ideal bir yer.

Chenghai Köşkü, Çing döneminde imparatorların ziyaret ettiği bir yer olarak ün kazandı. Çing imparatorları, atalarının mezarlarını ziyaret etmek için Mançurya’ya yaptıkları yolculuklarda Şanhayguan’dan geçiyor ve zaman zaman Laolongtou’ya uğruyordu. Kaynaklarda, özellikle Kangxi ve Qianlong imparatorlarının Laolongtou’yu ziyaret ettiği ve burada denizi seyrederek şiirler yazdığı anlatılıyor. Bu şiirlerin bazıları, köşkün içinde ve çevresindeki taş kitabelerde yer alıyor.

Qianlong İmparatoru, özellikle şiire düşkünlüğüyle biliniyordu. Hayatı boyunca on binlerce şiir yazdığı söylenir; bu sayı abartılı olabilir, ama Qianlong’un şiire olan tutkusunu gösteriyor. Laolongtou’da yazdığı şiirler, denizin genişliğini, seddin görkemini ve imparatorluğun gücünü övüyor.

Bugün Chenghai Köşkü’nün içinde, Laolongtou’nun tarihini anlatan küçük bir sergi ve imparatorların şiirlerinin kopyaları bulunuyor. Köşkün üst katından, denize doğru açılan manzara gerçekten etkileyici. Özellikle sabahın erken saatlerinde, güneş denizden doğarken burada olmak, unutulmaz bir deneyim.

Laolongtou'dan denize bakış
Laolongtou’dan denize bakış

Denize Giren Taş Sur

Laolongtou’nun en ünlü kısmı, seddin denizin içine doğru uzanan bölümü. Kaynaklarda bu bölümün denize yaklaşık 20-25 metre kadar uzandığı belirtiliyor. Bu yapı, dev granit bloklardan oluşan, üzeri mazgallı korkuluklarla çevrili bir platform. Platformun ucunda durup aşağıya baktığınızda, dalgaların taşlara çarptığını görebilir ve sesini duyabilirsiniz.

Denize uzanan bu yapının ucunda, Jinglu Platformu olarak bilinen bir gözetleme platformu bulunuyor. Bu platform, denizden gelebilecek tehditleri gözetlemek için kullanılıyordu. Platformdan, Bohay Denizi’nin geniş ufku ve kıyı boyunca uzanan sahil şeridi görülebiliyor.

Denize uzanan taş surun ucunda durduğunuzda, ilginç bir duygu yaşıyorsunuz. Arkanızda, binlerce kilometre boyunca uzanan Çin Seddi; önünüzde ise uçsuz bucaksız deniz. Seddin bittiği, ama ejderhanın başının denize uzandığı nokta. Bu, Çin Seddi’nin hikâyesinin bir anlamda son cümlesi.

Gelgit saatlerine dikkat etmek de ilginç olabilir. Yüksek gelgitte, dalgalar taş surun temellerine çarparak köpüklenir; alçak gelgitte ise surun temelleri ve çevresindeki kayalar ortaya çıkar. Her iki durumda da manzara farklı bir güzelliğe sahip.

1900: Yıkım

Laolongtou’nun tarihindeki en karanlık sayfalardan biri, 1900 yılında yaşandı. Bu yıl, Çin’de Boksör Ayaklanması olarak bilinen, yabancılara karşı büyük bir ayaklanma patlak verdi. Ayaklanmayı bastırmak için sekiz yabancı ülkenin askerî birliklerinden oluşan bir ittifak Çin’e müdahale etti. Bu müdahale sırasında, yabancı birlikler Şanhayguan ve çevresini de işgal etti.

Kaynaklara göre, bu işgal sırasında Laolongtou’daki yapılar büyük ölçüde tahrip edildi. Chenghai Köşkü yakıldı, denize uzanan taş sur yıkıldı ve Ninghai Kalesi ağır hasar gördü. Yüzyıllar boyunca dalgalara meydan okuyan Laolongtou, birkaç ay içinde harabeye dönüştü. Bu yıkımın tam olarak nasıl ve hangi birlikler tarafından gerçekleştirildiği konusunda kaynaklar farklı ayrıntılar veriyor.

Sonraki on yıllarda Laolongtou, harabe hâlinde kaldı. Çin’in 20. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı iç savaşlar, Japon işgali ve diğer çalkantılar, bu tarihî yerin onarılmasına fırsat vermedi.

Laolongtou surları
Laolongtou surları

Yeniden İnşa

20. yüzyılın son çeyreğinde, Çin’de tarihî mirasın korunmasına ve turizmin geliştirilmesine yönelik çalışmalar hız kazandı. Bu çalışmalar kapsamında Laolongtou da yeniden inşa edildi. 1980’lerin sonunda başlayan çalışmalarla, denize uzanan taş sur, Chenghai Köşkü, Ninghai Kalesi ve diğer yapılar, eski belgeler, resimler ve kalıntılar temel alınarak yeniden yapıldı.

Yeniden inşa sırasında, denizin altında kalan eski taş blokların bir kısmı çıkarıldı ve yeni yapıda kullanıldı. Bu bloklar, Ming dönemine ait orijinal yapının parçaları olarak kabul ediliyor. Bugün denize uzanan surun bazı noktalarında, bu eski blokların üzerindeki demir kenet izlerini görmek mümkün. Bu izler, yeniden inşa edilmiş bir yapının içinde, gerçek tarihe dokunabileceğiniz nadir noktalar.

Laolongtou’nun yeniden inşası, tarihî mirasın korunması konusundaki farklı yaklaşımları da gündeme getiriyor. Bazı uzmanlar, tamamen yıkılmış bir yapının yeniden inşa edilmesinin, onun tarihî özgünlüğünü kaybetmesine yol açtığını düşünüyor. Bazıları ise bu tür yeniden inşaların, ziyaretçilerin tarihi daha iyi anlamasına ve hissetmesine yardımcı olduğunu savunuyor. Bu tartışmanın kesin bir cevabı yok. Ama Laolongtou’yu ziyaret ederken, gördüğünüz yapıların büyük ölçüde yeni olduğunu, ama tarihî bir yerin ve tarihî bir fikrin üzerinde durduğunu bilmek, deneyiminizi daha anlamlı kılacak.

İlk İmparator ve Ölümsüzlük Arayışı

Laolongtou’nun bulunduğu Çinhuangdao şehrinin adı, ilginç bir efsaneye dayanıyor. Çinhuangdao, Çincede “Qin İmparatoru’nun Adası” anlamına geliyor. Bu ad, Çin’i ilk kez birleştiren Qin hanedanının kurucusu Qin Shi Huang’dan geliyor.

Qin Shi Huang, MÖ 221’de Çin’i birleştirerek ilk imparator olmuştu. Ama dünyevi gücü ona yetmiyordu; o, ölümsüz olmak istiyordu. Çin efsanelerine göre, doğudaki denizde ölümsüzlerin yaşadığı büyülü adalar vardı. Bu adalarda, ölümsüzlük iksiri bulunabilirdi. Qin Shi Huang, bu iksiri bulmak için defalarca doğu kıyılarına yolculuk yaptı ve denize keşif heyetleri gönderdi.

Kaynaklara göre, Qin Shi Huang MÖ 215 yılında bu bölgeye geldi ve buradan denize ölümsüzlük iksirini aramak için heyetler gönderdi. Şehrin adının bu ziyaretten geldiği kabul ediliyor. Elbette Qin Shi Huang iksiri bulamadı ve MÖ 210’da, bir başka yolculuk sırasında öldü. Bazı anlatılara göre, ölümünün nedeni, ölümsüzlük için içtiği cıva içeren karışımlardı.

Qin Shi Huang, aynı zamanda Çin Seddi’nin tarihinde de önemli bir figür. Onun döneminde, daha önce farklı krallıklar tarafından inşa edilmiş sed duvarları birleştirildi ve kuzeyde uzun bir savunma hattı oluşturuldu. Bu nedenle Qin Shi Huang, sık sık “Çin Seddi’ni yaptıran imparator” olarak anılır. Ancak bugün gördüğümüz sed bölümlerinin büyük kısmı, Qin döneminden çok sonra, Ming döneminde inşa edildi. Qin döneminin seddi ise büyük ölçüde topraktan yapılmıştı ve bugün çoğu kaybolmuş durumda. Laolongtou’da, Çin’in ilk imparatorunun ölümsüzlük arayışıyla, onun adıyla anılan seddin denizdeki ucu bir araya geliyor. Bu da bu yere ayrı bir şiirsellik katıyor.

Laolongtou'da kule ve surlar
Laolongtou’da kule ve surlar

Laolongtou’da Bir Gün

Laolongtou’yu gezmeye, girişten sonra Ninghai Kalesi’nden başlayabilirsiniz. Kalenin içindeki yapıları gezdikten sonra, surların üzerine çıkarak denize ve seddin denize uzanan kısmına bakabilirsiniz. Ardından, Chenghai Köşkü’ne doğru ilerleyin. Köşkün içindeki sergiyi gezip, üst kattan denizi seyredin.

Köşkten sonra, denize uzanan taş surun üzerinde yürüyerek ucundaki Jinglu Platformu’na gidin. Burada biraz zaman geçirin: dalgaları dinleyin, martıları izleyin ve seddin denize kavuştuğu bu noktanın anlamını düşünün. Fotoğraf çekmek için de en güzel nokta burası.

Laolongtou alanının içinde, deniz tanrısına adanmış bir tapınak da bulunuyor. Bu tapınak, kıyıda yaşayan balıkçıların ve denizcilerin, güvenli bir yolculuk ve bol av için dua ettikleri bir yerdi. Tapınağın yanında, denize uzanan bir iskele ve küçük bir kumsal var. Yaz aylarında burada denize girmek ya da kumsalda yürümek mümkün.

Laolongtou’yu gezmek için iki-üç saat yeterli. Şanhayguan kalesi, Meng Ciangnü Tapınağı ve Ciaoşan Seddi ile birlikte bir günlük bir program yapabilirsiniz. Eğer zamanınız varsa, akşamüstü Beidaihe’ye giderek sahilde gün batımını izleyebilirsiniz.

Fotoğraf Meraklıları İçin

Laolongtou, fotoğraf meraklıları için pek çok güzel kare sunuyor. En bilinen kare, denize uzanan taş surun ucundan, arkadaki Chenghai Köşkü’nü ve dalgaları birlikte gösteren açı. Bu kareyi yakalamak için, surun yan tarafındaki kumsaldan ya da kayalıklardan çekim yapabilirsiniz. Alçak gelgitte, surun temellerine daha yakın açılardan çekim yapmak mümkün oluyor.

Gün doğumu, Laolongtou’da fotoğraf için en büyülü zaman. Güneş denizin üzerinden yükselirken, taş surun ve köşkün siluetleri altın rengi bir gökyüzünün önünde belirginleşiyor. Akşamüstü ise ışık arkadan geldiği için yapılar daha sıcak tonlarda görünüyor. Bulutlu ve fırtınalı günlerde ise, dalgaların taşlara çarpışı dramatik kareler için ideal.

Ninghai Kalesi’nin surlarından, denize uzanan seddin genel planını gösteren geniş açılı kareler çekebilirsiniz. Ayrıca, kalabalıktan kaçmak ve daha sakin kareler yakalamak için, sabahın açılış saatlerinde gitmenizi öneririz. Drone kullanımı ise bölgede kısıtlı olabilir; kullanmadan önce yerel kuralları mutlaka öğrenin.

Fotoğraf çekerken, yeniden inşa edilmiş yapıların yanında, orijinal taş blokların üzerindeki demir kenet izleri gibi küçük ayrıntılara da odaklanmayı unutmayın. Bu ayrıntılar, yerin gerçek tarihini anlatan en samimi kareler olabilir.

Çocuklarla Laolongtou

Laolongtou, çocuklu aileler için de keyifli bir gezi noktası. Denize uzanan taş sur, kale surları, kumsal ve deniz, çocukların ilgisini çeken pek çok şey sunuyor. Ejderha efsanesi ve Qin Shi Huang’ın ölümsüzlük arayışı gibi hikâyeler, çocuklara tarihi sevdirmek için harika fırsatlar. Gezi öncesinde onlara seddin bir ejderhaya benzetildiğini anlatırsanız, ejderhanın başını görmek için çok daha heyecanlı olacaklardır.

Ancak bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Taş surun kenarlarında ve kayalıklarda, özellikle dalgalı havalarda, çocukların yakından takip edilmesi önemli. Surların üzerindeki merdivenler ve basamaklar da küçük çocuklar için zorlayıcı olabilir. Yaz aylarında güneş ve sıcaklık nedeniyle, çocukların bol su içmesine ve gölgede dinlenmesine dikkat edin. Kumsalda biraz zaman geçirmek, uzun bir gezi gününde çocuklar için güzel bir mola olabilir.

Kısacası Laolongtou, büyük küçük herkesin kendi hikâyesini bulabileceği bir yer: kimi için bir tarih dersi, kimi için bir deniz kenarı gezintisi, kimi için de bir ejderhanın masalı.

Hangi hikâyeyi seçerseniz seçin, denizin sesi size eşlik edecek.

Video

Laolongtou’yu gitmeden önce biraz görmek isterseniz, aşağıdaki video seddin denize uzandığı bu noktayı güzel bir şekilde gösteriyor.

Bohay Denizi ve Kıyı Hayatı

Laolongtou’yu çevreleyen Bohay Denizi, Çin’in kuzeyindeki en önemli denizlerden biri. Neredeyse kapalı bir iç deniz olan Bohay, Sarı Irmak gibi büyük ırmakların taşıdığı alüvyonlar nedeniyle genellikle sığ ve bulanık. Ama Laolongtou’nun bulunduğu kuzeybatı kıyısında, sular görece berrak ve kumsallar temiz.

Bohay kıyıları, yüzyıllardır balıkçılığın ve deniz ticaretinin önemli merkezlerinden biri. Laolongtou’nun çevresindeki köylerde, nesiller boyu balıkçılıkla geçinen aileler yaşıyor. Sabahın erken saatlerinde, balıkçı teknelerinin denize açıldığını ve akşamüstü taze balık, karides ve deniz kabuklularıyla geri döndüğünü görebilirsiniz.

Kıyı bölgesinin mutfağı da deniz ürünleriyle zengin. Çinhuangdao ve Şanhayguan’daki lokantalarda, buharda pişirilmiş balıklar, ızgara karidesler, deniz tarağı ve yengeç gibi taze deniz ürünleri bulabilirsiniz. Yerel lezzetler arasında, deniz ürünleriyle yapılan mantılar ve erişteler de var. Laolongtou gezinizden sonra, kıyıdaki bir lokantada taze deniz ürünleriyle bir yemek, günü tamamlamanın en güzel yolu olabilir.

Beidaihe: Kıyının Tatil Beldesi

Laolongtou’nun batısında, yaklaşık bir saatlik mesafede, Çin’in en ünlü sahil tatil beldelerinden biri olan Beidaihe bulunuyor. Beidaihe, 19. yüzyılın sonlarında, Çin’de yaşayan yabancı diplomatlar, misyonerler ve tüccarlar tarafından bir yazlık olarak keşfedildi. Kısa sürede, sahil boyunca Avrupa tarzı villalar inşa edildi.

20. yüzyılda Beidaihe, Çin’in siyasi liderlerinin yaz aylarında toplandığı bir yer olarak da ün kazandı. Bugün Beidaihe, yaz aylarında Pekin’den ve diğer şehirlerden gelen binlerce tatilcinin uğrak yeri. Uzun kumsalları, deniz kenarındaki gezinti yolları ve kuş gözlemi için uygun sulak alanlarıyla, Laolongtou gezisine güzel bir ek olabilir.

Ulaşım ve Pratik Bilgiler

Laolongtou’ya ulaşmak için önce Şanhayguan ya da Çinhuangdao’ya gitmeniz gerekiyor. Pekin’den Şanhayguan’a ya da Çinhuangdao’ya hızlı trenle birkaç saatte ulaşabilirsiniz. Şanhayguan kalesinden Laolongtou’ya taksiyle kısa bir yolculuk yeterli. Ayrıca, Çinhuangdao şehir merkezinden ve Şanhayguan’dan Laolongtou’ya giden yerel otobüs hatları da bulunuyor.

Laolongtou’nun giriş ücreti ve açılış saatleri, mevsime göre değişebiliyor. Şanhayguan bölgesindeki farklı noktalar için birleşik biletler satılıyor olabilir. Güncel bilgileri, resmî kaynaklardan ya da konakladığınız otelden öğrenmenizi öneririz.

Hangi Mevsimde Gitmeli?

Laolongtou’yu ziyaret etmek için en güzel dönemler, ilkbahar sonu ve sonbahar başı. Mayıs-haziran ve eylül-ekim aylarında hava ılıman, deniz sakin ve kalabalık yaz aylarına göre daha az. Yaz aylarında, özellikle temmuz ve ağustosta, bölge plaj tatilcileriyle çok kalabalık olabiliyor; ama aynı zamanda denize girme fırsatı da sunuyor. Kış aylarında ise deniz kıyısında esen soğuk rüzgârlar gezmeyi zorlaştırabilir; ama zaman zaman kıyıda oluşan buzlar, Laolongtou’ya bambaşka bir görünüm kazandırıyor.

Gün içinde ise, sabahın erken saatleri özellikle güzel. Laolongtou doğuya baktığı için, denizden doğan güneşi izlemek için harika bir yer. Ancak giriş saatlerinin gün doğumunu izlemeye uygun olup olmadığını önceden kontrol etmeniz gerekiyor.

Ziyaret İpuçları

  • Şanhayguan ile birleştirin: Laolongtou, Şanhayguan kalesi ile birlikte görülmesi gereken bir yer. İkisini aynı gün içinde gezebilirsiniz.
  • Rüzgârlık alın: Deniz kıyısında rüzgâr sık sık esiyor; yaz aylarında bile hafif bir rüzgârlık işinize yarayabilir.
  • Güneşten korunun: Denizin yansıttığı güneş ışığı güçlü olabiliyor. Şapka ve güneş kremi yanınızda olsun.
  • Gerçeği ve canlandırmayı ayırın: Yapıların büyük kısmının yeniden inşa edildiğini bilerek gezin; demir kenet izleri gibi orijinal ayrıntıları arayın.
  • Kalabalık dönemlerden kaçının: Yaz tatili ve Çin’in resmî tatil dönemlerinde Laolongtou çok kalabalık oluyor.
  • Deniz ürünlerini deneyin: Kıyıdaki lokantalarda taze deniz ürünlerinin tadına bakmayı unutmayın.
Laolongtou çevresinden görünüm
Laolongtou çevresinden görünüm

Ming Döneminde Kıyı Savunması

Laolongtou’nun denize uzanması, Ming hanedanının sadece karadan değil, denizden gelebilecek tehditlere karşı da önlem aldığını gösteriyor. Ming döneminde Çin’in kıyıları, korsan saldırılarına sürekli açıktı. Bu saldırılar özellikle 16. yüzyılda yoğunlaştı ve Çin’in güneydoğu kıyılarında büyük yıkımlara yol açtı.

Ming yönetimi, bu tehdide karşı kıyılar boyunca bir dizi savunma önlemi aldı. Kıyı boyunca kaleler, gözetleme kuleleri ve garnizonlar kuruldu. Bazı dönemlerde, deniz ticareti kısıtlandı ya da tamamen yasaklandı; bu politika “deniz yasağı” olarak biliniyor. Bu yasak, korsanlığı engellemeyi amaçlıyordu, ama aynı zamanda yasal ticareti de zorlaştırarak kaçakçılığın ve korsanlığın artmasına da katkıda bulundu.

Laolongtou, bu kıyı savunma sisteminin kuzeydeki önemli bir halkasıydı. Bohay Denizi, Pekin’e en yakın deniz olduğu için, buradan gelebilecek bir saldırı başkenti doğrudan tehdit edebilirdi. Laolongtou ve Ninghai Kalesi, bu tehdide karşı bir gözetleme ve savunma noktası işlevi görüyordu. Ayrıca, kara ile deniz arasındaki bağlantı noktasında, hem kara savunmasını hem de deniz savunmasını birleştiren bir konumdaydı.

Qi Jiguang’ın kariyeri, bu iki savunma alanını, yani kıyı ve kara savunmasını birleştiren bir örnek. Güneyde korsanlarla savaşırken edindiği deneyimi, kuzeyde Moğollara karşı sed savunmasında kullandı. Laolongtou’nun denize uzanan taş suru da, belki bu iki deneyimin birleştiği bir yapı olarak görülebilir.

Ejderhanın Kuyruğundan Başına

Serimizin ilk yazısı Ciayuguan’dı; seddin batı ucu, ejderhanın kuyruğu. Şimdi Laolongtou’dayız; seddin doğu ucu, ejderhanın başı. Bu iki nokta arasında, binlerce kilometre boyunca uzanan bir yolculuk var. Bu yolculuk, Gobi Çölü’nün kenarından başlıyor, Hexi Koridoru’ndan geçiyor, Sarı Irmak’ı aşıyor, Moğol bozkırlarının kenarında ilerliyor, Pekin’in kuzeyindeki dağlara tırmanıyor ve sonunda Bohay Denizi’ne ulaşıyor.

Bu yolculuk boyunca, sed farklı biçimlere bürünüyor. Batıda, çölün ortasında, toprak ve sazdan yapılmış basit duvarlar. Ortada, yükselen dağların sırtlarında, taştan yapılmış kıvrımlı duvarlar. Doğuda, Pekin’in kuzeyinde, tuğladan yapılmış, gözetleme kuleleriyle donatılmış görkemli duvarlar. Ve sonunda, denizin içine uzanan granit bloklar.

Bu yolculuğu tek seferde yapmak elbette çok zor. Ama seddin farklı noktalarını ziyaret ederek, bu büyük yapının çeşitliliğini ve görkemini parça parça keşfedebilirsiniz. Serimizin sonraki yazılarında, Pekin çevresindeki sed bölümlerini, yani Badaling, Mutianyu, Cinşanling, Simatai ve Cüyongguan’ı anlatacağız. Bu bölümler, seddin en çok ziyaret edilen ve en iyi korunmuş kısımları.

Jinglu Platformu
Jinglu Platformu

Deniz Kıyısında Halk İnançları

Laolongtou’nun çevresi, yüzyıllar boyunca denizle iç içe yaşayan insanların inançlarıyla şekillenmiş. Kıyıda yaşayan balıkçılar ve denizciler için deniz, hem hayat kaynağı hem de büyük bir tehlikeydi. Fırtınalar, dev dalgalar ve bilinmeyen akıntılar, pek çok canı almıştı. Bu yüzden kıyı halkı, denizin tanrılarına ve koruyucu ruhlarına büyük saygı gösterirdi.

Çin’in kuzey kıyılarında, deniz ejderha kralına ve deniz tanrıçası Mazu’ya adanmış tapınaklar yaygındı. Mazu, özellikle güney kıyılarında çok sevilen, denizcileri koruyan bir tanrıça. Rivayete göre, Song döneminde Fucien’de yaşamış Lin Mo adlı bir genç kadın, denizde tehlikeye düşen balıkçıları kurtarmasıyla ün kazanmış ve ölümünden sonra tanrıça olarak tapınılmaya başlanmış. Mazu inancı, zamanla Çin’in bütün kıyılarına yayıldı.

Laolongtou alanındaki deniz tanrısı tapınağı da, bu inançların bir yansıması. Balıkçılar, denize açılmadan önce burada dua eder, tütsü yakar ve güvenli bir dönüş dilerdi. Bugün tapınak, ziyaretçilere bu kıyı kültürünün izlerini gösteren bir yer olarak hizmet veriyor.

Seddi Yapanları Hatırlamak

Laolongtou’nun granit bloklarına bakarken, onları yerine koyan insanları da düşünmek gerekiyor. Ming döneminde sed inşaatlarında çalışanlar arasında askerler, zorunlu çalışmaya tabi tutulan köylüler ve hükümlüler bulunuyordu. Bu insanlar, ağır taşları taşımak, kesmek ve yerleştirmek için zor koşullarda çalıştı. Denizin içine taş bloklar yerleştirmek ise, karadaki inşaatlardan çok daha tehlikeli ve zorlu bir işti. Dalgalar, gelgit ve soğuk su, işçilerin hayatını tehlikeye atıyordu.

Bir önceki yazımızda anlattığımız Meng Ciangnü efsanesi, bu insanların yaşadığı acıların halk hafızasındaki yansıması. Seddin görkemi, bu görkemi mümkün kılan sıradan insanların emeği ve fedakârlığı olmadan anlaşılamaz. Laolongtou’nun ucunda durup denize bakarken, bu insanları da hatırlamak, belki de bu yerin bize verebileceği en önemli derslerden biri.

Sık Sorulan Sorular

Laolongtou gerçekten Çin Seddi’nin bittiği yer mi? Laolongtou, Ming Seddi’nin denize ulaştığı nokta olarak kabul ediliyor ve genellikle seddin doğu ucu olarak gösteriliyor. Ancak Ming döneminde, Liaodong bölgesine doğru uzanan başka savunma hatları da bulunuyordu. Bu nedenle “seddin bittiği yer” ifadesi, sembolik bir anlam taşıyor.

Laolongtou’daki yapılar tarihî mi? Yapıların büyük kısmı, 1900’deki yıkımdan sonra, 20. yüzyılın sonlarında yeniden inşa edildi. Ancak bazı orijinal taş bloklar yeni yapıda kullanılmış.

“Yaşlı Ejderha Başı” ne anlama geliyor? Çin Seddi, Çin kültüründe dağların üzerinde kıvrılan dev bir ejderhaya benzetiliyor. Laolongtou, bu ejderhanın denize uzanan başı olarak kabul ediliyor.

Ne kadar zaman ayırmalıyım? Laolongtou için iki-üç saat yeterli. Şanhayguan ile birlikte bir tam gün ayırmanızı öneririz.

Denize girebilir miyim? Laolongtou alanının yakınındaki kumsallarda, yaz aylarında denize girmek mümkün. Ancak güvenlik kurallarına ve uyarılara dikkat etmeniz gerekiyor.

Son Söz

Laolongtou, Çin Seddi’nin hikâyesinin şiirsel bir sonu. Binlerce kilometre boyunca çölleri, dağları ve ovaları aşan ejderha, sonunda başını denize uzatıyor. Burada gördüğünüz yapıların büyük kısmı yeni olsa da, bu yer, yüzyıllardır insanların hayal gücünü besleyen bir fikri temsil ediyor: bir imparatorluğun sınırlarının, dağlardan denize kadar kesintisiz bir şekilde korunması. Denize uzanan taş surun ucunda durup dalgaları dinlediğinizde, Qi Jiguang’ın askerlerini, Qianlong’un şiirlerini ve Qin Shi Huang’ın ölümsüzlük arayışını düşünebilirsiniz. Ve arkanıza dönüp, ufukta dağlara doğru tırmanan seddi gördüğünüzde, ejderhanın uzun yolculuğunun nerede başladığını hatırlayabilirsiniz.

Laolongtou yakınındaki plaj
Laolongtou yakınındaki plaj

Aynı Yolda Görülecek Diğer Kaleler

Laolongtou, Çin Seddi’nin doğu ucunda. Serimizde anlattığımız ve bu büyük yapının farklı noktalarında bulunan diğer kaleler:

Şanhayguan: Laolongtou’nun birkaç kilometre kuzeyinde, “göğün altındaki birinci geçit.” 1644’te kapıları Mançulara açılan ünlü kale.

Ciayuguan: Çin Seddi’nin batı ucunda, ejderhanın kuyruğunda, Gobi Çölü’nün kenarındaki kale.

Yumenguan ve Yangguan: Dunhuang’ın batısında, Han döneminde inşa edilmiş seddin en batıdaki kalıntıları ve geçitleri.

Serimizin bir sonraki yazısında, Pekin’in kuzeyindeki en ünlü sed bölümü olan Badaling’e gideceğiz.

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir