kar
Bölüm 1
Uykusuzluşun kısa hayal gösterileri meraktan doğan heyecanın ateğini daha da körüklüyor ve yavaş geçen zamana her dakika yeni istekler yeni dilekler ekleniyordu. Gene kaybolmuştum her yerin tamamında. Çıkmalıyım zamanın yanıltıc? görüntülerinden biran önce, dinlenmeli gözlerim, bu gün güneşin Doğumu ile uyanmalıyım.
Yedinci işaret doğarken yenilgimi kabullenip sarıldığım geceden kalma düİlere gülümsedikten sonra susmalı aklım, dinginlişe yaklaşmalı. Hazırlık biçimsellişi ile devam etmeli, tıpkı dansa hazırlanan bir kızılderili büyücü gibi zaman kaygıs? olmadan. Cümleler Şimdi kurulmalı zihinde, sonra unutulmalı sonsuza dek kaçınılmaz bir şekilde.
Bölüm 2
Dünümü kaybettim. Ve önceki günümü. Lanet geçmişim kayboldu elimdeki ilk kahvemi yudumlarken bu ölü ormanda. Gözlerimin hizasındaki cansız ağaç parçaları geleceğimi de kapattılar. Bu ana sıkıştım kaldım elimdeki anlamsız kitapla. Derken bir dost çekiverdi dişer masaya tıpkı a?daki balığı tekrar denize atan bir turist gibi. Dostluğumuzun anısına der gibi ama egoistçe olduğunu bildişim iki şarkı çalındı. Tamam, bu oyunu oynamaya hazırım dedim içimden. Eskiden kalma bir alışkanlıktır bendeki, yaratımlar en iyi armağandır anlamlı olana. Bu yüzden ifade dolu birkaç çizgiyi birleğtirdim bembeyaz kaşıda dökülen lekeler gibi. Sonra koparıp çantama koydum o aşır gerçeşi. A??r geliyor artık, beni anlayamayan bu kitabı iade etmeliyim bedelini ödemeye raz? bir şekilde.
Çanlar çaldı. Uzakta bir düşüne davetliydim. Beynim emretti, ayaklarım ise itaat etmekten başka çare bulamadı. Yürüdükçe yapan kar aslında geceden kalma düİlere yaşıyordu ve kahvemin içine damla damla. Çamlar sessizleğti, hava daha da soğudu ve kap? açıldı. İçeri girdim yere bakan gözlerim benden önce girdi. Üst kata çıkan vücudumu takip ediyordum. Bir zamanlar kaybettiğim umutları aramaya başladı gözlerim. Çabaların buradalığı beklenmedik bir şekilde kaçmaya çalışıyordu. Sakinlişi sundum ama ısrar etmedim ve umutları alıp ölü ormana doğru yola çıktım.
Bölüm 3
Kalabalıktı ama sanki gelinle yalnız kalmış gibi açık ifadeler kullanıyordum ben. Daha çok dinlemek için biçimsel bir boşluk gerekiyordu sanki ona. Ve boşluk yaratıldı yüce isteklere sunulan ?ükranlar gibi. Saatlerdir kalbimin atışın? duyamıyordum. Bekledişimden fazla anlaşılıyor olmam, dikilen vücudumu ayakta tutan tek şeydi belki de. Benlişin imzasının da içinde olduğu cümleleri seçme gayretindeydim, lakin kendi benlişimi de orada hatırlamaya başlamıştım. Ç?karamadığım maskelerin altında işte bu vardı, hatırlamıştım. Gene de temkinli davranıp kilitlenmiyordum güneşin çizgilerine, bir kaç istisna hariç. Beklentimin aksine ansızın geliyordu hayallerin yıkıldığı cümleler.
Sonra kafam karşıtı. Dayanamadım ve söylemek zorunda kaldım. Ölmeyi teklif ediyorduk biz aslında, onlar reddediyordu ama ben çoktan ölmüş olduğumu anlamıştım…
Bölüm 4
Aslında bu gün cömertce sunulan malzeme ile bir evren yaratabilirdim ama tanrı rolüne soyunmak istemedim. Bütünlüşümün içinde ufak tefek deneme yanılmaların haberleri bana yapılmış büyük bir haksızlık yanılgısına Doğursa da kaosun kaybolmuş çocukları ile birin muhteğem anlamını karşıtırmayacak kadar erdemliyim damarlarımdan aormuşcasına. Bir zen koanının anlatmak istedişi gibi “Şu an eksik olan ne varı”.
Uzun zamandır bu kadar güzel üşümemiştim. Karlar eridi suratımda, biriktiler sonra saçlarımda. Bembeyaz uzun bir yolda bu denli huzurlu yürümeyeli uzun zaman oldu çocuk. Belki de hayallerin gölgesinde gerçekler güneşinden korunmaktaydım ya da aslında tam o güneğ tarafından yakılmaktaydım belki de olabilecek en karanlık derinlişimde manzarayla başbaşaydım ve büyük ihtimalle bu manzarayı benzer şekilde görenler olmuştu önceden. Ve muhteğem onlara da gülümsemişti tıpkı bana gülümsedişi gibi, hatta belki de daha samimi bir şekilde…
Falcının dedişi gibi, benim iki annem var, bir ölümlü bir de ölümsüz iki dünyam var. Kendinizle karşıtırmayın beni, yazmadığım ve kendime sakladıklarım var. Beyaz kara damlayan kanda sadece kırmızı değil aynı zamanda koca bir can var.
