rol
Yeni koca bir yıl dile bana. Asırlar gibi içimde koca zaman fikrini Doğuran, sırtına çivilenmiş koca damgayla kalabalıkta yürüyen bir kölenin özgürlüğe açlığı kadar açım damlaların damarlarımı yaladığı kansız çabalarımdan geriye kalan hiçlişin sabırsız çocukluŞu kadar istekli ama en az katil bir balina kadar kirliyim görüntümün perdesinde. Biliyorum. şeytansının göğsüne açtığı derin yaradan aor olduğumu hissediyorum belirsiz bir rahatsızlık vererek ve çığlıkların sesi perdeleri parçalıyor oturduğum odada. Dışarıda çam ağaçları boşluklara parlıyor boşluklar sessizlikte çınlıyor insanın kulaklarına ve ordan bilincinin tam göbeğine doğru uzanıyor rahatca. Hep ?skalıyor, parmaklarımın arasından büyüyor dikenler başıramıyor rüyalarda uyandırmak isteyenler birden kesilen sesleriyle ben hala uyuyorum tıpkı koca nehri yaran taş çıkıntılar gibi direnircesine uyuyorum bir pasiflik içimde kabarıyor beyaz sedyeyenin üstünden dü?en çocukların anıları ile karşımda duran yabancı narkoz Şahıs, nerdeyim tanrım bu anılar bana ait olmamalı. Dedişim gibi, anılarda da ceset var, ellerimde hala temizleyemedişim kanlar var kara gözlerimin arkasında biçimden ziyade bilgiden ziyade kocaman anlamlar var. Söylemiştim, çabasız isteklerin öldüşü merdivenler görüyorum her yanda sabah sisleri içine sızıyor insanların ama yalıtıldım ben sağır çocuklara çalinan kornalar kadar geçirimsiz bir duvara anlatıyorum bunları, kör bir yaşlıyı karşıdan karşıya geçirmek gibi görünse de aslında yanımda bir kör olmadan karşıya geçemeyeceğimi sanarak.
Bazen yetersiz cümlelerle anlatmak yerine susayım diyorum, sonra toprakların artık eskisi kadar verimli olmadığını hatırlıyor ve vaz geçiyorum. Anlatım netleğtikçe ellerimi yiyor dişlerim heyecanlı bir senaryonun yaratımına tanık zihnin çivileri sökülüveriyor bedenimden. Sökülen çiviler ayaklarıma saldırıyor ama acıtmıyor eskisi gibi.
Derine indikçe daha da netleğiyor yüzey. Var oluşun zamanla ilişkisi çabalıyor ama rüyalarımda mahvoluyor gerçeklişi. Birdenlişini özledim. Tellerin titrerken ortasına açılan yaradan içeri girdim zehirli bir bitkinin insanın damarlarına yayılması gibi kuşatıldım ve ağlamak için artık çok yorgunum. Vurgulamaktan bıktım yitik anlamların değerli izlerinde dans eden perileri. Bende kurudu göz yaşların ama durduramıyor gibiyim seninkileri tıpkı dişerleri gibi. Tıpkı dişerleri gibi olmamalıydı belki de hiç olmadı veya olmadı gerçekten ama var oluşun zamanla ilişkisi çabaladı bir kere. Artık gerek yok rolleri paylaşmaya hepsini oynayabilirim tek başıma. Yardıma ihtiyacım yok korkun yersiz, ne bende koca karanlık ne de sende kör eden ???klar, açılan avuçlar çoktan kanamışlar, güneşin izlerini bile a?ındırmış yabancılar, aklın gözü kısmış kapaklarını geriye anlatmaktan kaçınılan derinlikler kalmış.
Bu şiddetle yok edici olamam. Sahip çıorum kimsesiz kalmışlarımıza. Sahip çıktıkça önüme sunulacak cevaplar acıtsa da işittiğim cevapların sahibi sen bile olsan nafile. Korku yetersiz bu sorumsuzlu?a savunma için. Söndüyse de var olduğuna inandığım güçler, bende yorgunum ağlamaya ama bir miktar harcarım sahip çıkmaya.
