Hiking
Derelerden patikalardan geçmek, yamaçlara tırmanmak… Güneşi, yağmuru ve rüzgârı, kış boyunca örümcek ağı bağlamış teninde hissetmek… İlk aşamada alışılmış olunan konforun elden gitmesi kaygısıyla pek sıcak yaklaşılmamış, “aman ne işim var börtü böceğin arasında” nidalarıyla terslenmiş de olsa tadı bir kez alındı mı damakta kalan bir ilişki bu. Doğayla kurulan ve kuralları belirlemede iki tarafın da eşit hakka sahip olduğu bu özgürlük; trafik, hava kirliliği, iş, üniversite stresi, uzlaşmak nedir bilmeyen sevgili gibi kavramlardan havlu atanlara inanılmaz bir keyif vaat ediyor.
Doğa yürüyüşü deyince aklımıza hemen “trekking” sözcüğü geliyor ama bu kullanış biçimi bu tip geziler için pek de doğru değil. Trekking; yüksek irtifada, akla “buradan sonra yola katarlarla devam edeceğiz” sözünü getiren yük hayvanları eşliğinde, organize ve kamplı olarak yapılan yürüyüşlere verilen ad aslında. Sırtta taşınan yükler ve yükseklik nedeniyle günlük doğa yürüyüşlerine göre çok daha zor. Trekking, başlı başına bir spor dalı değil de dağcılığın ilk adımı olarak görülüyor. Doğru olan, günübirlik doğa yürüyüşlerini Hiking diye adlandırmak.
Trekking doğa sporlarının en hafif kollarından biridir. Uzun ve yorucu yürüyüş anlamına gelir. Hiking ise günübirlik doğa gezisi anlamına gelir. Dilimize İngilizce`den geçen “trekking” sözcüğü İngilizce`de “doğal engellerle dolu bir arazi parçasını herhangi bir ulaşım aracı kullanmaksızın yürüyerek aşmak” anlamına geliyor. Asıl anlamı ise” Güney Afrika`da kağnı ya da yaya olarak göç” demek.
Her yaştan insan Hiking yapabilir. Ülkemizde hiking`e uygun birçok bölge bulunmakta.
Hiking`de yürüyüş süresi parkurun zorluk derecesine göre değişiklik gösterir. Orta dereceli bir parkur yaklaşık olarak 5-6 saat sürer. Kalabalık ve gürültülü şehir hayatından bir an olsun uzaklaşmak, doğayla baş başa bir gün geçirmek ve doğadaki güzellikleri grup arkadaşlarıyla paylaşmak isteyenlerin uğraştıkları bir spor aktivitesidir. Amaç şehirde özlenen doğal yaşama bir gün olsun ayak uydurabilmektir.
Yürüyüş; özellikle sürekli oturarak çalışan insanlar için beden sağlığını geliştiren doğal bir egzersiz sayılır. Dağlarda ya tepelerde yürünmediği sürece özel bir donanım ve bedensel bir zorlama gerektirmez.
Kalabalık Avrupa kentlerinin çoğunda da kent dışında yürüyüş yollan vardır. Düzenli ve daha sık yürüyenler çoğu kez derneklerde örgütlenirler. Bu dernekler yürüyüşü özendirmenin yanı sıra patika, doğal park ve güzel manzaralı açık alanların bozulmaması için çalışır, yürüyüşçüler için konaklama tesisleri açar, bilgi ve hizmet alış verişi yoluyla yürüyüşçülerin başka ülkeler de etkinlik göstermelerini sağlarlar.
Yürüyüş başka sporlara temel oluşturması ve bir antrenman biçimi olması açısından da önem taşır. Örneğin dağ tırmanışlarının önemli bir bölümünü yürüyüş oluşturur. Sırt çantasıyla yürüyüş ve kamp kurma, kayak krosu ve yön bulma sporları yürüyüşün önemli olduğu öbür spor dallandır. Genel pratikle kazanılabilen, fazla yorulmadan mesafe alma yeteneği, kuş gözlemciliği, doğa yürüyüşü, her türden arazi gezisi gibi etkinliklerden alınan zevki de artırır.
Yürüyüş sporu 1980`lerden sonra Türkiye` de de gelişme göstermiştir. Özellikle büyük kentlerde yaşayan genç ve orta yaşlı birçok kişi kent çevrelerinde ya da yakın yörelerdeki kırsal alanlarda, kendiliğinden oluşan gruplar halinde yürüyüşler yapmaktadır. Daha örgütlü biçimde yürüyüş yapanlar ise Türkiye`nin doğal güzellikleriyle tanınmış dağlık ve ormanlık yörelerini seçmektedir.
Yürüyüş sporu kampçılıkla birlikte yapıldığında, gerekli giyecek, yiyecek ve kamp malzemeleri de bir sırt çantasında taşınır.
20. yüzyıl başlarında arabayla ya da bir günlük yürüyüşle varılamayacak doğa alanlarına ulaşma yöntemi olarak gelişen bu tür yürüyüşler, bedensel kondisyon ve pratiği, doğada yaşamı sürdürme ve kampçılık tekniklerinin bilinmesini, güvenliği ve rahatı sağlayabilen, taşınmaya uygun ağırlıkta malzemenin seçimini gerektirir. Ayrıca yürüyüş planlanırken yiyecek, su, arazi, iklim ve hava koşullarının göz önüne alınması gerekir. Sırt çantaları omuza asılır ve bazen beli ya da kalçayı saran bir kemerle desteklenir. Genellikle yağmur ve soğuk geçirmeyen türden giysiler kullanılır. Sırt çantasında köpükten, dakrondan ya da kuştüyünden yapılmış uyku tulumları, özel olarak düzenlenmiş, hafif tencere, tava ve ocaklar ile kurutulmuş yiyecekler ve konserveler de taşınır.
