Başkirler

Başkir Beziği

Çok yakın bir zaman öncesine kadar bezek, başkir halkı için tek sanat türü idi. Başkir halk sanatında realistik insan, hayvan ve peyzaj betimlemesinin olmayışı islam’ın canlı olanın resmini yapma yasağından kaynaklanmıştır. Din yine aynı şekilde bezeğin de mükemmel derece stilize olmasına neden olmuştur. Başkir bezek sanatı açısından geometrik ve bitkisel desenler ayırt edici unsurlardır.

Desenler genelde ağaca, deriye, metale ve tuvale işlenirdi. Bezek sanatının çok değişik yöntemleri kullanılmıştır: Ağaç oyma ve desen işleme, deri baskı, metal baskı, aplikasyon, halı örme, el örmesi, dantel işleme.

Başkir bezeği çok renklidir, genelde sıcak tonlar kullanılır: kırmızı, yeşil, sarı gibi. Mavi, lacivert, leylak rengi çok seyrek kullanılır. Başkirler kontrast renkler seçmeyi severlerdi: kırmızı fonda yeşil ya da sarı desen, siyah fonda kırmızı veya sarı gibi.

Başkir bezeği hemen hemen her zaman simetriktir. İslamiyet öncesi dönemdeki sanatsal eserlerde bezeğin merkezinde kadın figürü ya da ağaç figürü bulunurdu. Bunlar her şeyi yaratan tanrıçayı ve hayat ağacını sembolize ederdi. Müslüman sanatkarlar ise merkeze baklava figürü yerleştirirlerdi. Baklava figürü pagan dinlerde sürülen toprağı ifade ediyorsa da islamda yasaklanmamıştır. Diğer geometrik figürler de aynı şekilde kullanılabilmektedir.

İnsanlar tılsımlı işaretler yardımı ile kendilerini kötü güçlerden korumaya çalışırlardı. Bezeğin bir kıyafet veya evdeki yeri işte bu bakımdan önem taşırdı. Giyimde her şeyden önce yaka işlenirdi, yırtmaçlar, kolluklar ve etek uçları süslenirdi. Kıyafetin kendisi dışarıdan gelebilecek zararlı etkilere karşı yeterli bir korunak olarak kabul edilirdi. Ancak zayıf noktası açık olan yerleri idi. Bu açıklıklardan kötü ruhların bedene ulaşabileceğine inanılırdı. İnsanlar bu açık yerlerin kenarları işlenmiş ise kötü ruhların geçemeyeceğine inanırlardı.

Ev süslemesinde de yine aynı noktalardan hareket edilirdi: öncelikle kötü ruhların eve girebileceğine inanılan yerlere bezek yerleştirilirdi. Bu yerler, her şeyden önce kapılar, pencere kanatları ve denizlikler, çatı kenarları idi. Başkir bezeme sanatında en yaygın koruyucu figür üçgendir. Bu figür gözün sembolik anlatımıdır. Göz, Türkiye de dahil Türk halklarında nazara karşı en iyi koruma aracı olarak kabul edilir.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir