Başkirler
Başkurdistan’ın Rusya’nın içine girmesi tarihi
Ural Dağları bölgesinde yaşayan Başkurt halkının tarihidir.
XVI.yüzyılda Rusya devletinin sınırlarını göçebe saldırılarından koruması ve Asya ile ticaret ilişkilerinin geliştirmesi için güneydoğuya yayılması gerekiyordu. Bu planlarını gerçekleştirmesine engel olan Kazan Hanlığı’ydı. Rusya’nın Hanlığın düzenlediği saldırılardan dolayı gördüğü zararlar çok büyüktü: göçmenler doğu ve güneyden saldırarak köyleri yakıp çok sakini esir alırlardı. Ayrıca Kazan Hanlığı Rus ordusunun Volga Nehri kıyılarına doğru ilerlemesini engelliyordu. Askeri çatışma artık kaçınılmaz oldu, ve Rus Çarı IV. Korkunç İvan diplomatik ve silahlı savaş yoluna girdi. Bu savaş 1552 yılında Kazan şehrinin düşmesi ve Kazan Hanlığı’nın Rusya devletinin içine girmesiyle sona erdi.
1552 yılına kadar Başkurtlar Kazan Hanlığı’nın himayesinde bulunuyorlardı. Kazan Rus ordusu tarafından fethedildikten sonra Başkurtlar onları dört yanından yabancıların saldırılarından koruyabilecek yeni gücü aramak zorunda kaldılar. Korkunç İvan için ise Başkurt toprakları Kazak stepleri ve Sibirya’ya girmesi için stratejik bir öneme sahipti.
Korkunç İvan Başkurtlar’ı Rus devletinin içine gönüllü olarak girmeye çağırdı. 1555-1556 yıllarında Başkurt boylarının elçileri Rusya topraklarının içine girme koşullarını öngören belgeleri almak için Moskova’ya geldiler. Başkurtlar çok sayıda ayrıcalığa sahip oldular: Rus Çarı yerli sakinlerin iç hayatına karışmayacağı ve iktidarı Başkurt beyler ve knezlerinin elinden almıyacağını vaat etti. Ayrıca Başkurtlar’a topraklarının korunması garantisi verildi. Başkurtlar ise Rus Çarı’nın uyrukluğuna geçmekle genellikle bal ve kürk vergisini ödemeyi ve ülkenin güneydoğu sınırlarını kendi masraflarıyla korumayı taahhüt etmiş oldular.
Ayrıca Başkurt atlıları Rus ordusu içinde Rus devletinin yaptığı savaşlara katılmalıydı.
O durumda Başkurt topraklarının Rusya’nın içine girmesi mantıklı ve karşılıklı yararlıydı.
Ama sonraki iki yüzyıl içinde Rusya ile Başkurdistan arasındaki ilişkiler zorlaştı. Çar hükümeti Rus köylüler, Tatar, Udmurt, Çuvaşların Başkurt topraklarını ele geçirmesini teşvik ediyordu. Başkurdistan’ın kuzeybatı toprakları çok verimli olduğu için onu ele geçirmek isteyenlerin sayısı çoktu. Başkurtların bundan memnuniyetsizliği 1662-1740 yıllarında Rusya’ya karşı yapılan dört savaşa neden oldu.
Böylece Başkurt topraklarının Rus devleti içine girmesi pek kolay olmadı. Ama yine de Başkurt beylerinin bu adımı her iki tarafın çıkarlarına uyan çok doğru bir karardı.
Aradan 455’den fazla yıl geçti; Başkurtlar, Ruslar, Başkurt topraklarında yaşayan diğer halklar barış ve huzur içinde yaşamaktadırlar. Başkurdistan’ın başkenti Ufa’ya gelenleri ‘Ebediyen Rusya ile beraber!’ yazısı karşılıyor.
