Başkirler

Başkirler-Dünya görüşü

Başkurtlarda görgü kuralları

Başkurt görgü kuralları özenle nesilden nesle aktarılır. Bu kuralların Türk ortamı ve genelde Müslüman kültürüne özgü olan özellikleri vardır.

Geleneksel edep kuralları Başkurtların aile dahilinde bütün yaşam alanlarını düzenlemektedir. Karı koca davranış kuralları genelde yasaklara dayanmaktadır. İnsanlar içinde birbirlerine karşı kayıtsızlıkla davranır, birbirlerini ismiyle çağırmaz, duygularını belli etmez, aralarında konuşmamayı bile tercih ederler.

Farklı nesilden inasanların konuşması, görüşmesi de özel görgü kurallarına dayanır. Sohbet ederken sorular sormak en yaşlısının hakkıdır. O da kendini, hayatını anlatabilir. Yetişkinin her çocuktan yardım ricasında bulunduğu zaman onun yardım etmeye razı olacağından hiç kuşkusu yok.

Geleneksel edep kuralları misafirperverliği de içermektedir. Misafir kim olursa olsun en büyük dikkat hep ona verilir. Onun için en güzel sofra kurulur, en lezzetli yemeklerden pişirilir. Genellikle ailenin erkekleri ya da yetişkin çocukları misafirleri ev kapıları önünde karşılarlar. Kadınlar ve erkeklerin sofraları ayrı. Erkeklere erkekler, kadınlara kadınlar hizmet ederler. Ev sahibi herkesten önce yemeğe başlar ve herkesten sonra bitirir.

Ev sahibi misafirperver ve içten olmalı. Aile üyeleri aralarında sakin sakin konuşmalı, yavaş yürümeli ve hiç memnuniyetsizlik göstermemeliler yoksa misafir gelmesinden memnun olmadıklarını düşünebilir.

Konuşma kurallarına gelince Başkurtlar sözün gerçekleşebildiğine inanırlar. Bu nedenle bir sürü yasaklar meydana geldi: önceden planlardan söz etmemeli, misafir kendini anlatmadan önce onu konuşturmamalı, namaz ya da yemek sırasında konuşmamalı v.s.

Sohbet hep selamlama ile başlar. Sonra hal hatır sorulur. Karşılaşanlar birinin evinin yanından geçerse ev sahibi mutlaka içeri davet eder. Bu davet genellikle reddedilir. Kabul edilmesi için yine davet ederler, muhatabı sofranın kurulduğuna inandırmaya çalışırlar, bu arada doğru olmıyabilir.

Vedalaşırken misafirler ev sahibine ziyaretin böldüğü işine devam etmeyi diler, karşılıklı davet eder ve teşekkür ederler.

Erkekler ile kadınların konuşması arasında belirli farklılık var. Mesela erkeklerin ünlemler kullanması edepsiz sayılır. Başkurt dilinde hemen hiç küfürlerin yer almadığı dikkat çekicidir. Bunun nedeni geçmişte sadece kadınlar, çocuklar ve yaşlılar yanındayken değil, hayvanlar ve arılar yanında bile küfretmenin yasaklanması. Bunun onlara zarar verebildiğine inanılırdı.

Başkurt halkının zihniyeti

Başkurtların etnogenetik süreci IX-XIII yüzyılları arasında Urallar-Volga bölgesinin topraklarında gelişiyordu. Başkurt halkının kültürü Orta Asya’nın eski Türkleri, Urallar Fin-Ugor ve Bulgar-Macar kabileleri kültürünün İran Sarmatya soyundan gelenlerin kültürü ile arasındaki etkileşim va karışımın sonucudur. XIII. yüzyılda bu toprakları ele geçiren Moğol fatihleri artık şekil almış Başkurt halkıyla karşı karşıya çıkmıştı. Başkurtlar Moğollara karşı koymuştu ve bunun sonucunda Altınordu Devleti’nin egemenliği döneminde kendi etnik özelliği ve kültürel geleneklerini koruyabilmişti.

Başkurt zihniyetinin oluşum sürecini etkilemiş olan iki ana faktör var: bu da Türk göçebelerinin yaşam tarzı ve Başkurtların manevi kültürünü belirleyen İslam ahlakıdır. Doğu’nun çok halkında olduğu gibi Başkurtlarda, akılcı bir yaklaşımla davranmayı tercih eden Avrupalılardan farklı olarak dünyanın duygusal ve duyusal algısı çok büyük önem taşıyor. Böyle dünya algısından felsefi dalgın düşünce tarzı, görsel düşünme, manevi arayış sürecinde sezginin çok büyük önemi kaynaklanıyor.

Başkurtların bazı zihniyet özellikleri onlara ataları eski Türklerden geçmişti. Söz konusu özellikler her şeyden önce –göçebelerin ‘bozkır felsefesi’nin etkisi olan özgürlüğe çok değer vermedir. Kamu bilincinde manevi ortaklaşacılık, başka sözlerle ‘Başkurt kardeşliği’ denilen soyun ayrı üyesinin kişisel özgürlüğünü sıkıştırmaksızın yine de soy çıkarları ve ihtiyaçlarının üstünlüğü önemli rol oynuyor.

Ayrıca günümüzde de atalara saygı, yaşamın temeli olan doğa sevgisi, çalışkanlık, sokulganluk ve misafirperverlik öneminden olmadı.

İlginç ki Başkurt dilinde şekillenmiş küfür sistemi yok. Bunun nedeni- tarih boyunca oluştuğu kadınlar, çocuklar, yaşlılar, evcil hayvanlar ve arılar yanındayken onlara zarar vermemek için küfretme yasağı olabilir. Çünkü Başkurtların ataları için söz her hangi başka bir şey gibi maddiymiş. ‘Sözleri dizmek’ anlamına gelen bir ifade bu yüzden Başkurt dilinde kalmış olabilir.

Başkurt görgü kurallarının temelinde milli gelenekler, adetler (yola) bulunuyor. Mesela selamlama sırasında Başkurtlar bazen muhatabının elini iki eliyle sıkabilirler. Bu hareket konukseverlik ve sempati alametidir. Yaşlı insanlarla selamlama halinde mutlaka bu şekilde el sıkışmalı, aksi halde insan için terbiyesiz düşünecekler.

Geleneksel Başkurt konuşması ya da iş görüşmesi çay içilirken yapılır ve mutlaka hoşbeşten yani haber, sağlık, aile durumu v.s. soruları sorulduktan sonra başlar.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir